HUNKAR SAG GIYDIRME
Beste SAKALLI

Beste SAKALLI

14.11.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Denizlere seslenmek

Oturmuş, denize bakıyordu.

Turuncu bir tokayla bağladığı sarı

saçlarından taşan kısacık saç telleri,

denizden esen hafif meltemle dalgalanıyor,

ardından kıyısına varmış bir sandal

gibi yeniden kulaklarının arkasına dökülüyordu.

Yıpranmış boynu, kırışık göz kenarları

ve sivri çenesinin yüzüne bıraktığı yorgun ifadeye

rağmen, yanakları pırıltılı ve aydınlıktı.

Kendinin farkında

Olmadığı çocukça gülümsemesi

Ve açık kahverengi gözlerinden yayılan

cesur bakışı, yüzüne gölgeli

bir olgunluk katıyordu.

O da tıpkı diğerleri gibi,

belli ki denizle konuşmaya gelmişti.

Elinde içeceği, avcunda sıkı sıkı tuttuğu

atıştırmalıklarıyla,

tanıdığı bir ev gibi yaslandığı bankta,

düşündükleriyle baş başa oturmaktaydı.

 

Zaman zaman daldığı boşluktan,

atladığı derinlerden çıkıyor,

mesajlaşıyor,

kumlarda koşup duran çocuklara bakıyor,

hararetle birbirlerine bir şeyler

anlatarak yanından geçen akşamüstü yürüyüşçülerini

süzüyor, bazen de bütün insanları atlayıp,

hemen arkasında duran iri yapraklı ağacın

yapraklarının gökyüzünün bulutsuz maviliğinde,

tülden bir elbise gibi süzülüşünü izliyordu.

 

Her zaman gelir misiniz buraya, diye sordum.

İrkildi. Belli ki konuşmamı beklemiyordu.

Yüzünde, onu hayalinin ortasından çağırmış

olmamın ince bir sitemi, bakışında,

kaldırdığı kaşlarıyla kendini

eleverdiği şaşkınlığı, bana baktı.

Sesinden daha fazla,

sakince salladığı başıyla cevapladı.

Evet, dedi, çoğu zaman gelirim.

Deniz güzeldir.

İçime konuştuklarımı, çoğu kez ona da anlatırım.

Burada olmak bana her zaman iyi gelmiştir,

diyede ekledi. Bu kadar çok şey söylemesine

hazırlıksız olan ben, sadece, haklısınız, diyebildim.

Her ikimiz de sessizce oturmaya devam ettik.

İkimiz de birbirimizden çok, denizle

sohbeti tercih ettik.

İkimizin de ortak tanıdığıydı deniz.

 

Güneşin batışıyla, hava daha da serinlemiş,

O sıcak serin yerini soğuk bir akşama

bırakmak üzereydi ki, aniden ayağa kalktı.

İyi akşamlar diledi, ellerini cebine koydu

Ve az ilerdeki beyaz arabaya doğru

yavaşça yürümeye koyuldu.

Yürüyüşünde, düşüncesini denize atmış olmanın,

o mutlu hafifliği vardı.

*

Denizlere sesleneceğiniz bir hafta olsun.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.