Cyprus Today sol
  • 17 Ağustos 2017, Perşembe 11:43
BesteSAKALLI

Beste SAKALLI

Evlerimiz ve sevdiklerimiz

Hepimiz yer ayırırız önce herkesler

için hayat evimizde, yer açar, zaman açar, ömür açarız.

Önce herkes için bir köşe açar, an açar,

bir kanat gibi çırpa çırpa kalp açarız.

Nasıl da heyecanlar yapar, nasıl da peşinen sofralar kurarız.

Güven duyar, sevgi saçarız. Ancak bu böyle gider mi?

Gitmez. Neden? Çünkü zamanla sınavlar başlar, hem bizim

hem de hayat evimizdekiler için. Ve önemlidir bu sınavlar

hayatın gerisi için. Çünkü bu sınavlar sırasında, belli eder

hayat evimizdekiler kendini. Bazen fark etmeden bazen

fark ederek, bu sınavlar esnasında parlar güne tutulan bir metal

gibi kişilikler ve ortaya çıkar gerçekler.

*

Bu ortaya çıkışlar neticesinde işte dolar evimize doğrular,

o sırada dolar düşünceler, değerler, vesaireler. Ve tüm bu

hareketlilik sonrası, yeniden belirlenir hayat evimizin gerçek

sakinleri; kimisi uzattığımız koltukta oturmaya devam ederken,

kimisiyse toparlanıp gider. Önce kalabalık başlayan hayat evimiz,

bir süre sonra kendine ait bir sessizlikle kaderine gülümser.

Artık, evimizde, bizi gerçekten sevenlerin nefesleri dolanır.

Bir süre sonra hayat, onlarla anlamlanır, onlarla çoğalır;

o gerçek insanlarla.

*

Peki kolay birikir mi o insanlar? Sevgilerini gün gibi

hissedebildiğimiz, gülüşlerinde samimiyetin her hecesini

görebildiğimiz, konuşmalarıyla içimize aydınlık dökenlerimiz?

Birikir mi kolay bizi gerçekten sevenlerimiz, bizim gerçekten

sevdiklerimiz? Birikmez.

*

Peki o insanların yalnızca hayat evlerimizde olduklarını bilmemiz

yeterli midir? Hayatın telaşı içerisinde onların nasılsa bizimle

olduğunu bilme rahatlığıyla sürüp giden bir karmaşadan yana

olmamız adaletli midir? İşe yetişirken insana geç kalmak, güce

yetişirken insana geç varmak olağan bir şey gibi kabul görmeli midir?

İşi kaparken, insanı kaçırmak iyi bir bahane midir? Değildir elbet.

Ama bunu ne zaman anlıyoruz? Cümle kısa; o kötü bir haber gelince.

*

Ya ne oluyor o kötü haberden sonra? O insan artık yok

diye duruyor mu hayat? Hayır? Ya dünya?

Güneş doğmuyor mu yine? Doğuyor. Kımıldatmıyor mu

yine balıkçı motorları sabahları? Kımıldatıyor.

Evler inşa etmiyor mu gene

kırlangıçlar dam diplerinin mağaralarına? Hayat duruyor mu?

Cevap az, cevap dar; hayır. Ama o insanlı hayat duruyor mu?

Cevap acı, cevap har; evet, duruyor ve bir daha öylesi

başlamıyor. O insanla güzelleşen hayat, o insanla

çoğalan hayat, o insanla bir gül gibi fışkıran hayat, duruyor.

Karşımızda bir koltuk çukuruyla oturuyor.

Başka birileri bir süre sonra doldurmaya kalkışsa da, olmuyor.

İnsan insana benzese de, insan insana benzemiyor.

Boşluk, koltuk ve o koltuktaki çukur bizimle kalıyor, bize kalıyor.

*

O yüzden yazdım bu yazıyı. Koltuk ve boşluk yüzünden. Yani, birisi

varsa görmeniz gereken, birisi varsa özleyip de ertelediğiniz,

gidin ve görün diye. O sebeple dedim bu sözleri de. Bir ses varsa bir sis

gibi içinizi sabahlatan, arayın ve duyun diye.

Çünkü hepimiz ancak an’a emanetiz, unutmayalım diye...


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 28 18 7 3 34 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 28 16 5 7 18 53
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 28 16 5 7 15 53
4 BİNATLI YSK 28 14 7 7 19 49
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 28 11 11 6 8 44
6 BAF ÜLKÜ YURDU 28 11 8 9 14 41
7 LEFKE TSK 28 12 5 11 11 41
8 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 28 13 2 13 2 41
9 CİHANGİR GSK 28 11 6 11 2 39
10 TÜRK OCAĞI LİMASOL 28 12 2 14 2 38
11 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 28 10 7 11 3 37
12 GENÇLİK GÜCÜ TSK 28 10 2 16 -25 32
13 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 28 8 7 13 -15 31
14 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 28 5 8 15 -32 23
15 YALOVA SK 28 5 7 16 -21 22
16 OZANKÖY SK 28 4 7 17 -35 19
yukarı çık