Güngut
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Beste SAKALLI

Beste SAKALLI

20.04.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Hayata sorular

Birkaç arkadaş oturmaktayız.

Sofrada biraz ada çayı kokusu,

Biraz humus,

Birkaç dilim ekmek.

Sofrada biraz düşünce,

Biraz söz, biraz dert.

Kocaman çam gölgelerinde

Başka bir rüzgarın

Getirdiği bitkileri gibiyiz oraların, o gün.

Uzağıyız sanki o ana kadar olan

Ömrümüzün.

Evlerimiz, kaldırımlarına çöktüğümüz

Mahalleler bizim değil. Başka bir yerdeyiz.

Farklı bir sayfada.

Ve o saate dökülmüş varımız, yoğumuz.

Üzerimizde hatıralı kıyafetler. Ufalanmış

Özgürlüğüyüz hayallerimizin.

Herkes birbirinin yaşını unutmuş,

Yaşadıklarımızdan sormaktayız

Birbirimizi.

 

Güneşe karşı oturmuşuz.

Başımızda geniş dalların arasından

Parlayan gökyüzü. Gökyüzünde çamlar,

Bulutlar ve tavşankulağı kokuları.

Gökyüzünde esen yaprak,

Uçan umut ve biçilmiş ekin serinleri.

Yanımızda durgun, bulanık ve koyu yeşil bir su;

Göllere ve yorgun düşüncelere benzeyen.

 

Düşünüyorum… Bundan beş yıl önce hepimiz

Nerede ve kimlerleydik,

Nelerin kaygısı ve nelerin telaşıydı

Yaşadıklarımız.Oysa şimdi o insanlar

Hiç hayatımızda olmamış gibi.

O kaygılarla hiç karşılaşmamışız

Gibi. Bir başkasıyız sanki kendimizin,

Bir daha eski yaşadıklarımıza

Dönemeyecek olan.

 

Tam yanımızda açık bir defter.

Sayfası rüzgardan hareket edip duran.

Ve boş sayfaları yaşanmayı bekleyen

Zamanları gibi sonraların.

Bakışlar, boşluklar ve kımıldayıp duran

Masa örtüsü. Her şey yeniden başlayıp duruyor,

Ve kalkıp devam ediyoruz

Unuttuğumuz ya da unutulduğumuz

yerden sanki. Gerçekten uzaklaşabiliyor

muyuz yaşadıklarımızdan? Gerçekten

uzak mıyız dönemeyecek olduğumuz

anılara?

 

Hatıralar, bazen daha gerçek değil m

Şu an yaşanandan?

Bazen bir koku, bazen bir ses,

Bir manzara… Bazen her şey unutulmaya

Bırakıldığı halde, kendi varlığına direnmişçesine

Karşımıza çıkmakta, aklımıza gelmeyen

Bir anda, bir yerde…

 

Birkaç arkadaş oturmaktaydık…

Sofrada biraz ada çayı kokusu,

Biraz humus, birkaç dilim ekmek.

Sofrada biraz düşünce,

Az söz, biraz dert.

Kocaman çam gölgelerinde

Rüzgarların getirdiği bitkileri gibiydik

Oraların, o gün. Ve sorular soruyordum

Hayata, sorar gibi kendime…

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.