Akacan Holding
Beste SAKALLI

Beste SAKALLI

20.02.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

İnsanların arasında

Hava soğuk ama güneşliydi. Deniz kenarında

bir bankta oturmuş, sohbet ediyorlardı.

- Tatil nasıl geçti?

-İyiydi, burada kalmayı tercih ettik. Havalar da

fena değildi. Biraz arabayla gezdik. Çocuklar da

pek sevdi, bu gezintileri. Koşup oynadılar,

görmedikleri yerler görüp, gitmedikleri yolları

izlediler.

Diğeri bu konuşmanın üzerine heyecanla atıldı:

-Biliyor musun ne düşünüyorum, keşke burada da

trenler, vapurlar olsa… Ne güzel olurdu bu doğayı

her gün telaşsızca izleyebilmek, bir düşünsene!

Diğeri durdu. Yüzünü hafifçe havaya döndürüp,

havadan derin bir nefes çektikten sonra:

-Haklısın, dedi hafifçe tebessüm ederek.

Örneğin bana bak. Ben her gün sadece önümü

görebiliyorum. Araba bir yerden bir yere giderken,

sadece büyük bir dikkatle

gittiğim yollara konsantre olup eve dönüyorum.

Gece eve girdiğimde güne dair tek hatıramsa şu

sırt ağrılarım.  Bazen birisi bir yol tarifi sorduğunda

bile doğru dürüst tarif edemiyorum. Önünden geçtiğim

dükkanların isimlerini bile görmüyorum çoğu kez.

Diğeri nihayet onu anlayan birisiyle karşılaşmış olmanın

verdiği coşkulu sevinci nazikçe törpüleyip,

ellerini göğsünde birleştirip, devam etti konuşmasına:

-Ben, çizmek istiyorum... Tıpkı eski günlerdeki gibi,

çizmek; bir ağaç doğarken, bir çiçek kokusunu göklere

bırakırken çizmek onu… Kim bilir arabayla geçip

giderken neler neler kaçırıyorum.

Kaç tablo çağırıyor ardımdan, kaç resim

sesleniyor… Kim bilir ne çok çizilecek kalıyor geçen

manzaralardan.

Bir süre öylece oturdular. Çocuklar gelip, kayalara doğru

yürümek için izin istediler. Çocuklar gidince bu kez diğeri

aldı sözü:

-Üniversite yıllarımı özlüyorum. Yurt dışında kaldığım

zamanlarda haftada bir gün olsun, şehirlerarası

otobüslere biner, o otobüslerin geçip gittiği yolları,

yolun götürdüğü derme çatma evleri, bitimsiz manzaraları

izlerdim. Ha, bir de vapurlar var tabi...

Her gün bindiğim vapurda acaba dün gördüğüm

yüze rastlar mıyım diye bütün yüzlere sıkılmadan,

tek tek bakardım. O kadar büyük

bir şehirde miyim, diye kendime sorardım.

Ve biliyor musun, rastlamazdım.

Aynı yüzlere rastlamazdım ama farklı yüzlerde

aynı duygulara rastlardım. Aynı kaygılar,

hayat düşünceleri, umutlar, mutluluklar ve tabi kederler.

Herkes ne kadar da benim gibi derdim.

Yalnız hissetmezdim hayat içinde kendimi.

Buraya gelince hayat değişti tabi.

Belli yollarda, belli bir alanda geçmekte artık

hayatımız.

-Aynen, dedi diğeri.

-Bilmiyorum, bilmiyorum. Ama tek bildiğim daha çok insanla

bir araya gelmeli. Hayatlara şahit olmalıyız, hayatlara!

Dünyanın kendi etrafımızda dönmediğini görmek için,

insanların içindeki kaygılara, kavgalara rastlamak ve en çok da

birbirimizi hatırlamak için.

-Haklısın.

Sustular. Günü bu sohbetten kalanlarla o kıyıda uğurladılar.

*

Güzel haftalara…

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.