Güngut
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Beste SAKALLI

Beste SAKALLI

16.01.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Oda ve Manzara

Yazının buluşturduğu bir konferansta,

her ikimiz de konuşmayı dinler gibi yapmayı

bırakıp, etrafımıza bakmaya başladığımız sıradaydı.

-Bir yazı bir odaya ne kadar da benziyor, dedi.

Ardından devam etti,

-İnsan, o yazının içinden

geçtikten sonra, başka türlü bakabilmeye

başlıyor hayata.

Birkaç saniye içinde bile farklı bir düşünce

gözlüğüyle selamlayabiliyor hayatı,

belki de daha önce hiç haberdar olmadığı ya da

haberdar olup da üzerinde durmadığı bir

bakış açısıyla. Neyse, sen ne yazıyorsun?

Şu önündeki karalamalara bakılırsa uzun bir

hikayeye doğru yol almışsınbir okyanusun

ortasısın, dedi.

Belli ki benim de dinlemediğimi, hatta olduğumuz

yerin çok uzağında bir yerlerde gezip

durduğumu fark etmişti.

-Olmak istediğim yerin resmini yapıyorum, dedim.

-Yazarak mı, diye sordu.

Şaşırmaması gerektiğinin farkında olsa da,

elinde olmadan sorduğu soruya kendinin bile

şaşırmış olmasını, sakin bir gülümsemeyle karşıladı.

-Evet, dedim ve devam ettim,

-Bu kapalı salon, koyu renkli perdeler, zor okunan yazılar,

ışıklar çok yorucu. Sabahtan beri, içeriye

tek zerre gün ışığının girdiği yok.

Sanki dünyandan uzak bir yerdeyiz.

Kimbilir dışarıda ne güzel,

ne ılık bir hava vardır şimdi, dedim.

Son cümleyi söyler söylemez,

yanlış bir şey söylemişim gibi,

gözlerini ‘ne saçmalıyorsun’ dercesine bana dikip,

bir anda ciddileşti ve telaşla sözümü kesti,

-Aralığın ortası, farkında mısınız? Ve herhalde

siz de pencerenizden o keskin fırtınayı,

eriyen karların kayganlaştırdığı çamurlu yolları,

bahçedeki kırık dalları ve buz gibi soğuğu

görmüşsünüzdür!

-Gördüm. Haklısınız. Ama hayal etmek de güzel.

Hayal etmek anlamlı. İnsana, yaşadığı zamanlara

dikkat etmesi gerektiğini hatırlatıyor, dedim. Ve ekledim,

-Bu yaptığım, bir resme, en uzakken, onu tüm görkemi,

Tüm detaylarıyla çizmeye çalışmak.

İşte şimdi, tam da şimdi

Onu yazarak çizmeyi başarabilirsem,

doğadaki o baharlı manzarayla iyi zaman geçirmiş

sayacağım kendimi.

Güneşi içmiş, gökleri içime çekmiş sayacağım.

Ayrıca şu an, zihnimde onu algıladığım şekliyle,

yani benim gerçeğimle ve benim hayal gücümün

kattığı küçük detaylarıyla izleyebileceğim onu.

Ve bu onu benim manzaram yapacak.

Herkesin bakarken o bildikleri manzara sanacağı

ama aslında daha önce görmedikleri bir manzara

çizeceğim yazarak, dedim.

Gülümsedi. Beni anladığını ifade eden bir gülümseyişti

bu. Sonra elini yanağına dayayıp, önündeki kağıda,

bir oda ve tüm odayı dolduracak kadar büyük bir

pencere çizdi. Sonra o pencereyi küçük küçük pencerelere

böldü. Ve her pencereye ayrı bir manzara çizdi.

Konuşmacı konuştu, ben yazdım, o çizdi.

O gün, herkes, aynı odada, aklında başka manzaralar,

Sessizce dolanıp, geri geldi.

***

Güzel haftalara!

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.