KıbrısFm
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Beste SAKALLI

Beste SAKALLI

13.07.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Şehirler arası

Uğurlarken her zaman yaptığı gibi arkamdan

Seslendi.

Ben de her zaman olduğu gibi, gülümseyerek başımı

Salladım.

Direksiyonun başına geçip arabayı çalıştırdım.

Şehre doğru hareket ettim.

Havada, güneşin ışıklarına rağmen,

Aradan sızmayı başarabilen ince, hissedilir

Bir soğuk dolanmaktaydı. Yolda karşılaştığım herkes

Az sonra buluşacaktı; kimisi sıcak bir evle,

Kimisi onu bekleyen sessiz, yalnız ve soğuk bir evle.

*

Günün son saatleriydi.

Camı biraz açıp, içeriye giren havaya seslendim.

Şehir, kafelerin ve restoranların hafif hafif

Hareketlenmesiyle ışıklanmaya başlamıştı.

Bu hareket ve telaş beni heyecanlandırmış,

İçimde, kısa süreli de olsa tatlı bir sevinç dalgası yaratmıştı.

O sevincin esintisiyle, kafenin birinin önünde durup,

İçeriye girdim ve kendime sütlü çay söyledim.

İçeride oturan iki çift vardı.

Siparişi verdikten on dakika sonra yanıma uğrayan

Garson, özür dileyerek süt kalmadığını ve

Az önce siparişimi alan garsonun bu durumdan haberi

Olmadığını söyledi.

Peki, dedim. Yavaşça kalktım.

*

Hava ılıktı.

Eve dönmeyi geciktirerek, kaldırımda yürümeye

Karar verdim.

Az sonra, bir genç koşarak yanıma geldi, ateş sordu.

Çakmağım yanımda olmasına rağmen, vermedim.

Yok, dedim.

Yürümeye devam ettim.

 

Üç sokak köpeği, hızla önümden geçip gittiler.

O sırada market sahibi arkalarından bir şeyler

Söylenip duruyordu.

 

Yürüyordum.

Ve sanki berrak bir gölün kusursuz damarlarında

Akıyordum. Attığım her adım, yolda ince bir iz

Bırakıyor ve bu iz dünyaya varlığımı bir kez daha

Hatırlatıyordu.

 

Yürüyordum.

Tüm olana, olamayana, içim her an tetikte bekleyen

Kaosa, yaşadıklarıma, yaşayamadıklarıma rağmen

Yürüyordum, yürüyebiliyordum. Çok şey değil,

Bunları düşünüyordum.

Tam bu sırada, uzun bir korna sesiyle irkildim.

Demek ki fark etmeden, ayaklarım yola doğru uzanmıştı.

Arabadaki adam, hırçınca kelimeleri ağzından

Savuruyor, yaptığı el kol hareketleriyle,

Bütün bedenini yaşadığı kızgınlığa ortak ediyordu.

İyi ki camları kapalı, dedim.

Birkaç saniye söylendikten sonra, vitesi takıp,

Bütün sinirini gaza yüklercesine arabaya asıldı

Ve şehrin ışıklarının arasında kayboldu.

 

Biraz canım sıkılmıştı. Bana bağırdığını duymamıştım

Ama bana bağırdığını görmüştüm. Biraz kendime

Gelmek için, olduğum yere umutsuzca yığıldım.

İçimdeki sevinç dalgasından bir kırıntı bile yoktu

Artık.

Sanki az önce çalan korna, şehrin yarattığı

Sevinç dumanını dağıtıp gitmişti.

 

Başımı terletmeye başlayan şapkamı çıkarıp yanıma

Koydum. Şapkadan terleyen saçlarım,

Kendini rüzgara bırakmış çimenler gibi salınıp

Duruyordu. Başımda çimenler, çimenlerde ayak izleri,

İzlerde insanlar, izlerde evler…

O gece karşımda şehir, başımda ayrı şehir,

Orada sabahladım.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.