HUNKAR SAG GIYDIRME
Burçin ALİUSTA

Burçin ALİUSTA

08.10.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Amerikan rüzgârı: Chevrolet Corvette

Marşa bastığınızda eşsiz bir homurtuyla çalışan, bir melodi gibi kulağa hoş gelen sesiyle efsaneleşen ve Amerikan V8’lerinin sembol modellerinden biri olan Corvette, performansıyla olduğu kadar görünümüyle de otomobil tarihinin ikonlarından biri.

Bu model, İngilizler ve Avrupalıların istila etmeye başladıkları Amerika otomobil pazarında, Amerikalıların Avrupalılara bir cevabı gibiydi. Amerikalılar 1940’larda Coupe otomobil üretiyorlardı ancak Jaguar veya Aston Martin’in “pire” gibi modelleri karşısında bunlar çok büyük ve hantal kalıyordu.

Daha sportif bir model geliştirmek isteyen GM’in tasarım şefi Harley Earl, üstü açık bir model geliştirme fikrini ortaya attıktan sonra çalışmalara hızlı başladı. General Motors’un zaten V16 motor ve otomatik şanzıman gibi yeniliklere cevap veren bir altyapısı vardı.

Yapılan çalışmaların ardından ilk Corvette, 1952’de üretim için hazırdı ve Ocak 1953’te Motorama’da tanıtıldı. Ardından Haziran 1953’te üretim bantlarından inmeye başladı. Bu 2 kişilik otomobil, küçük kuyruğuyla dönemin modasına uyarken ağırlığının ve üretim maliyetinin azaltılması için gövde ve alt taban malzemelerinde fiber kullanıldı.

Corvette üretim bantları, 1954’te Amerika’nın Saint Louis eyaletine taşındı ve serüven buradan devam etti. GM yöneticileri, zamanla Corvette’te görev yapan 6 silindirli 150 HP gücündeki motorun yetersiz olduğunu düşündüler ve 1955’te üretilmeye başlanan Ford Thunderbird’ün V8 motoru karşısında otomobil yeniden revize edildi.

Değişim süreci

Zaten 1955’te 700 adet Corvette satılırken bu rakam, Chevrolet’nin beklentilerinin oldukça altındaydı. Ayrıca Corvette’in başarısız olduğuna dair dedikodular da giderek artıyordu. Mühendis ve yarışçı Arkus Duntov, Corvette’in daha güçlü motora ve yol tutuş özelliklerine ihtiyacı olduğunu belirtti.

Duntov’un önerisi dikkate alındı ve 1955’in sonlarına doğru artık Corvette’te, 195 HP gücünde V8 motor görev yapıyordu. Mekanik püskürtmeli yakıt enjektör sistemli V8 motorun sunulduğu Corvette’in uzunluğu bir miktar artarken, 4 ileri manuele alternatif olarak 3 kademeli otomatik şanzıman seçeneği de vardı.

Ayrıca “hard top” yani sert tavanlı model de sunuluyordu. Arkus Duntov, 1955’te prototip bir Corvette V8 ile 150 MPH’ye (250 km/s’ye) ulaştı. 1957’de revize edilen Corvette SS’in motoru, silindir hacmi başına düşen güç oranıyla aslında bir rekordu. 1958’te Corvette sıkı bir makyaj görerek yenilendi.

Tekli farlar yerlerini ikililere bırakırken, klasikleşen çiftli stoplar da ilk kez kullanılmaya başlandı. Corvette’te başlangıçta 290 HP’lik motor görev yaparken bunun yerini alan 360 HP’lik V8, modelin adını zirveye taşıdı ve satış rakamlarının yükselmesinde öncülük etti.1963’te üretilmeye başlanan ikinci nesil yani C2 Corvette Sting Ray’de, dönemin GM Tasarım Şefi olan Bill Mitchell tarafından tasarlandı.

Model, önceki Corvette’lerden çok farklıydı. Köşeli hatlara ve ince çizgilere sahip bu modelde fiberglas yerini çeliğe bıraktı. Elektrikli açılan gizli farlar, sportif coupe tasarımı ve bölünmüş iki parçalı arka camıyla Sting Ray tamamen yeniydi.

Günümüze kadar gelecek olan çift kokpit tasarımı ilk olarak Sting Ray’de kullanılmaya başlandı. Bağımsız arka süspansiyon sistemiyle öne çıkan C2’de, klima ve deri koltuklar isteğe bağlıydı. Çift parçalı arka camlar ise geri görüş alanını daralttığı için 1964’de tek parçaya çevrildi.1965’te kullanılan 425 HP’lik V8 ve 4 tekerlekten diskli frenleriyle Corvette Sting Ray’i satın almak için artık sıra bekleniyordu. (İkinci nesil Corvette yani Sting Ray, mühendis ve yarışçı olan Arkus Duntov ile.)1967’de sınırlı sayıda (20 adet) üretilen L88’deyse 560 HP’lik motor görev yapıyordu.

Tarihler 1968’i gösterdiğinde üçüncü nesil Corvette üretim için hazırdı. İyice uzayan karoseri, geniş havalandırma ızgaraları ve şişkin çamurluklarıyla bu Corvette, otomobil fanatikleri için oldukça radikal olmuştu. Aslında Mark Shark II konseptinin seri üretime geçmiş hali olarak görülüyordu -Chevrolet Mako Shark II, 1968’de tanıtılırken Corvette’in değişmeyecek özellikleri için bir sembol sayılabilir. 1969 Chevrolet Corvette Stingray-.

Özellikle çıkartılabilir tavan kapaklarıyla dikkat çeken Sting Ray’in ismi de bitiştirilerek artık “Stingray” oldu. 1970’lerin başlarında yaşanan petrol krizi Corvette’i Small Block motor kullanmaya itti.
(devam edecek)

***

Bunları biliyor muydunuz?

1 milyonuncu Corvette’nin hazin sonu

1 milyonuncu Corvette, 1992 yılında fabrikadan çıktı ve ait olduğu yer olan Ulusal Corvette Müzesi'nde sergileniyordu.

Müzede muhteşem bir hayat süren Corvette başına geleceklerden habersiz kontak kapatmış ziyaretçilerini karşılıyordu. Ta ki tarih 12 Şubat 2014'ü gösterene kadar...

2014 yılının şubat ayında türüne çok az rastlanan bir olay gerçekleşmişti. Kentucky Eyalinde Corvette'in en özel modellerinin sergilendiği Corvette Müzesi'nin zemini komple aşağı çokmuş, müzenin zemininde göktaşı düşmüş gibi büyük bir krater açılmıştı. İşte bu krater dünyada bir eşi daha olmayan 8 nadide Corvette'i yutmuştu.
Enkaz altında kalan Corvette'ler arasında üretim bandından çıkan 1 milyonuncu Corvette'de yer alıyordu. Mesut hayatı sona ermiş, toz toprağa bulanmıştı. Belki de satılsa başına böyle bir şey gelmeyecekti. Chevrolet onu kendine sakladığında birilerinin gözü kalmış sanırım.

Felaket, müze kameralarına böyle yansımış ve ardından nadide Corvette bu hale gelmişti. Chevrolet mühendisleri, 1 milyonuncu Corvette'i bu halde kaderine terk edecek değillerdi. Kolları sıvayan mühendisler bu şanssız Corvette'i öyle bir restore ettiler ki bittiğinde kendileri bile şaşırmışlardır.

1992 yılında fabrikadan çıktığında belki de daha fazla kusuru vardı. Mühendisler, 4 ay boyunca 1200 saat mesai harcayarak 1 milyonuncu Corvette'i eski kondisyonuna getirdiler. Talihsiz kazanın ardından Corvette hemen GM'in Tasarım Merkezi'ne götürülmüştü. Restorasyon için 30 kişilik bir teknisyen takımı kurulmuştu ve Corvette tarihinde özel bir yeri olan bu otomobili sıfır kilometreden farksız hale getirdiler.

***

Ara Sokaktakiler: Metin Delideniz

Bugünkü ana konumuz Corvette olunca aklıma ilk gelen isimlerden biri değerli abim Metin Delideniz oldu. Sebebi ise, şu anda garajında çocukluk yıllarında hayranlık duyduğu Corvette’den üç adet bulunması.

Metin abimin aslında birçok önemli hikayesi var arabalarıyla ilgili. Mesela, babasının otomobillere tutkusu sayesinde birçok kıymetli arabalar gelip geçmiş evlerinden. Bir tanesi 1958 Chevrolet Biscayne. Bu araba bir müddet sonra Almanya’ya satılmış.

Mesela, yine 1956 model Chevrolet Cabriolet sonra Humber Hawk. Mesela şu an Muhyi ailesinde bulunan birçok klasik severin yakından bildiği Marcos. Bu liste uzar gider. Hepsinin yaşanmış unutulmaz maceraları olmuş. Belki bir gün daha uzun bir yazıyla hepsini aktarmam gerekebilir. Ama dinlediklerimin içinde bana en ilginç geleni ise, Türkiye’nin dönemin en ünlü aktörlerinden Yılmaz Köksal’ın Kıbrıs’a yerleşmeye karar verip beraberinde getirdiği 1975 model BMW 2002 Tİİ klasik.

Bu ender güzellikteki ve değerdeki otomobillerin hikâyelerini dinlemek, gerek sahip olurken gerekse elden çıkarılırken yaşanan süreçler dinlemeye, paylaşmaya değer.

Sevgili Metin Delideniz abim Mağusa’daki evinde üç Corvette yanı sıra 1971 Mercedes 280SE 3.5, 1979 Camarro, 1983 Mercedes 230E, 1965 Datsun Fairlady duruyor. Başka bir sayıda, evinden gelip geçen klasiklerinin daha detaylı hikâyelerini Metin abimden dinleyip paylaşmak üzere.
 

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.