HUNKAR SAG GIYDIRME
8 MART ÖZEL
Burçin ALİUSTA

Burçin ALİUSTA

26.11.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

‘Ben Martin’ ‘Aston Martin’ (James Bond)

Eğer bugün otomobil sektöründe İngilizlerin de bir söz hakkı varsa, kuşku yok ki bu durumu sağlayan en büyük paylardan biri Aston Martin’e aittir. Kurulduğu tarihten bugüne kadar geleneklerinden ödün vermeyen firma, tamamen el işçiliğiyle üretilen lüks araçlarıyla dikkat çeker. Hatta öyle ki Aston Martin bu durumu belli etmek için, son olarak işlem yapan işçinin ismini, bir nişane olarak o araca kazır.

Bu sebeple, sağlamlığı ve kaliteli malzemesiyle dikkat çeken otomobillerin hepsi aslında birer sanat eseridir. Ayrıca firmanın geleneklerinden biri de araçlarda kullanılan plastik malzeme karşıtlığıdır. Aston Martin logosu taşıyan hiçbir aracın fabrika çıkışında plastik malzeme göremezsiniz! Günümüzde en lüks markalar arasında gösterilen Aston Martin, tabii ki birçok otomobil tutkununun hayallerini süslüyor. Belki sizin de! Tamam ama tutkunu olduğunuz bu marka hakkında ne kadar bilgiye sahipsiniz? Bence bu yazıyı inceledikten sonra eksik birçok şeyin olduğunu fark edeceksiniz.

James Bond filmleriyle gelen şöhret

Günümüzün lüks modellerinden biri olan Aston Martin DB9'UN kökeni, 1950 yılında üretilen DB2'ye kadar geri gitmektedir. Şöyle ki DB modellerinin ismi David Brown'un baş harflerini ifade etmektedir. Ki David Brown'un 1974 yılında Aston Martin'i satın olan kişi olduğunu söyleyebiliriz. James Bond'un Aston Martin marka otomobilini ilk olarak 1964 yapımı Goldfinger'de görmüştük. Tam 9 tane James Bond filminde Aston Martin modelleri kullanılmıştır. Bunların 5 tanesinde DB5 modeli, diğerlerinde ise DBS, VS Vantage Volante, V12 Vanguish ve DBS V12 görülüyor. Altın Parmak'taki silahlandırılmış DB5 modelinin şu an nerede olduğu bilinmiyor. Şöyle ki otomobil 1986 yılında yapılan açık artırmada 250.000 dolara satılmış; ancak 1997 yılında Boca Raton'dan çalınmıştır.

Böylesine bir gelenekçi yapıya sahip marka, elbette her başarı öyküsünde gözleneceği gibi oldukça değişik süreçlerden geçti. Ama ilginçtir ki markanın tarihi, bir sinema filmi olan James Bond ile değişti. Tabii ki firma bundan önce de tanınıyordu; ama filmle birlikte popülerliği zirveye ulaştı. James Bond filminde kullanılan araçlar, reklama ihtiyaç kalmadan binlerce kişi tarafından sipariş edildi. Hatta öyle ki firma, bu filme özel, James Bond’un En Yeni Lüks Aston Martin Modeli konseptiyle yeni DB10 modelini görücüye çıkardı.

Lionel Martin ve Robert Bamford, kendi arabalarını satmaya Singer ismini verdikleri şirketleri ile başlamışlar. Lionel Martin, Aston Clinton yakınlarında bulunan Aston Tepesi'nde yarışmaya başlamış. Çift en sonunda kendi otomobillerini üretmeye karar vererek, Aston Martin'i kurmuş. Diğer taraftan, Aston Tepesi artık otomobil yarışlarında kullanılmıyor olsa da bölge günümüzün en popüler dağ bisikleti pistlerinden biri olarak bilinmektedir. Aston Martin 1913 yılında kurulduktan sonra, pek çok farklı isim tarafından sahiplenilen bir şirket olmuştur. Lionel Martin ve Robert Bamford şirketin ilk kurucularıdır. Fakat bu iki girişimci şirketi 1926 yılında bir grup yatırımcıya sattıktan sonra, Aston Martin sayısız ismin boyunduruğu altına girmiştir. Bunlar; 1947 yılında David Brown, 1972 yılında Company Developments LTD, ardından Peter Sprague ve George Minden, 1981 yılında Victor Gauntlett, 1987 yılında Ford, 2006 yılında David Richards'ın yönettiği bir konsorsiyum.

Bunları biliyor muydunuz?

Aston Martin ve hamam böceği

1915 yılında üretilen ilk Aston Martin modelinin, Coal Scuttle olarak adlandırıldığını biliyor muydunuz?

Coal Scuttle, kömür kovası anlamına gelmektedir. Aslında otomobilin şekli bir kömür kovasına benzetildiği için bu şekilde adlandırılmıştır. Bununla birlikte, 4 silindirli 1.5 litre hacimli motora sahip olan 3 kişilik araba, 1. Dünya Savaşı'ndan önce üretilen tek Aston Martin modeli olarak da biliniyor. Aston Martin logosundaki kanatların bir kuşa ait olduğunu düşünüyorsanız, üzgünüm ama çok yanılıyorsunuz. Çünkü logodaki kanatlar bir ‘hamam’ böceğinden ilham alınarak tasarlanmış. Bunun hikâyesi ise şu şekilde:

S.C.H. Davis hem bir yarış sürücüsü hem de Eski Mısır bilimcisi olarak çalışmalarını sürdürmektedir. Aston Martin'in logosunu yeniden tasarlayan isim, eski Mısır'da güneş tanrısını simgelediği düşünülen HAMAM böceğini firmanın logosunda kullanmaya karar vermiş. Şimdiye kadar üretilen Aston Martin modellerinden % 90'ının hâlâ yollarda olduğunu biliyor muydunuz? 65.000 adetin üzerinde olduğu tahmin edilen üretim rakamlarına bakılırsa, bu oran oldukça başarılı görünüyor.

Ara Sokaktakiler: Ali Şah

Ülkemizde tek, dünya üzerinde imalat sayısından dolayı da ender olarak bulunan bir araba.

1964 Aston Martin DB5 ve sahibi Ali Şah bugünkü Ara Sokak konuğum. Girne’de Şah Market’e uğramışsanız eğer, marketin orta yerinde gelenleri adeta karşılarcasına asil duruşuyla yer alan bu güzide arabaya rastlarsınız. İşte bu arabanın hikâyesi çok ilginç. Efsanevi Aston Martin yıllarca Lefkoşa’da ağaç altında atıl durumda kalmış. Ali Şah, arabayı 1982 yılında Lefkoşa’dan uzun uğraşlar sonucu satın almış. Satın aldığı gün, uzun zaman oturan ve çalışmayan Aston Martin’i ancak satın aldığı gün çalıştırarak evinin garajına koymuş. Ve bir daha da çalışmamış. Bu arabanın kıymetini çok iyi bilen ve 1990’ların başında işi icabı Amerika’ya ve Kanada’ya yerleşen Ali Şah, arabayı da Kanada’ya bin bir zorluklarla aldırtarak belli bir yere kadar restorasyonunu yaptırmış. Kaporta ve iç aksamları Kanada’da tamamlanan Aston Martin, daha sonra İngiltere’ye götürülerek geriye kalan eksiklikleri yaptırılarak 2000’li yılların başında tekrar Kıbrıs’a getirilmiş. James Bond filmlerinde kullanılan ve büyük üne kavuşan Aston Martin’le aynı model olan, tümüyle orijinal aksam ve parçalardan adeta tekrar doğdu.

Aston Martin DB5, dünyada koleksiyonerlerin garajlarında ve klasik otomobil müzelerinde rastlayabilirsiniz. Ali Bey’e keyifli sürüşler dilerim.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.