HUNKAR SAG GIYDIRME
Burçin ALİUSTA

Burçin ALİUSTA

24.09.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Bir Ford efsanesi: "Cossie"

1990’ların başında ülkemize, özellikle İngiltere’den birçok güzide güçlü arabalar gelmekteydi. Başlıcaları, Renault 5 GT Turbo, Ford Esort XR3İ, Peugeot 205 GTİ, Ford Escort RS Turbo.

Bu efsaneler bizlerin otomobillere bağlanmamıza sebep oldular. Gençlik yıllarımızın başrol kahramanları oldular. Günümüz imkânları o yıllarda mevcut olmadığından, parça ve aksesuar sıkıntısı had safhadaydı. Kim İngiltere’ye gidecekse, hemen eline parça ve aksesuar listesi tutuşturulur ve o yılların ünlü RİP SPEED mağazasına yönlendirilirdi. Şimdiki gibi dünya parmaklarımızın ucunda değildi. İşte bu zamanlarda tüm bu arabaların pabucunu dama atan bir araç çıkıverdi. Ford Sierra Sapphire Cosworth.

Hepimiz bu arabaya gıpta ile baktık. Halen kendi yaş grubundaki arkadaşlarla sohbetlerimizde bu arabalarımızı anıyoruz. O yıllar bizler için çok özeldi. Sapphire Cosworth’un Ford firması Amerikan kökenli olmasına rağmen, İngilizler ‘Escort’ efsanesini başlattılar. Hemen ardına da bugünkü konumuz olan Escort RS Cosworth çıktı. Bir neslin rüya otomobili Escort RS Cosworth yani kısaca ‘COSSIE’ geçmişini gelin inceleyelim.

Normal bir Escort’a göre farklılıklar içeriyordu

Ford Escort RS Cosworth, üretildiği dönemde kendi sınıfında neredeyse eşsiz bir otomobildi. 1992 ve 1996 yılları arasında sınırlı sayıda üretimi yapılan otomobilin en karakteristik parçası, arka bagaj üzerinde bulunan büyük “balina kuyruğu” olarak adlandırılan spoileriydi.

Cosworth tarafından geliştirilen YBT kodlu 2.0lt’lik motor 162Kw yani 217HP güç ve yaklaşık 300Nm tork üretebiliyordu. Normal bir Escort modeline göre daha geniş çamurluklara sahip olan Cosworth’ün jantları ve tamponları da kendine özgü bir tasarıma sahipti. Genişlemenin asıl sebebi; orijinal Escort karoserine uyum sağlayamayan Cosworth motorunun ve dört tekerlekten çekiş sağlayan aktarma organlarının uyum sağlayabilmesiydi, bu değişim Ghia firmasının çalışması sayesinde yapıldı. İşlemler bittiğinde aracın arka kısmı 1/4 oranında genişlemişti.
Aracın iç tasarımı normal bir Escort’a göre farklılıklar içeriyordu. Cosworth, iki döşeme seçeneği ile sunuluyordu; kumaş olan “Motorsport” ve “Lüx” olarak geçen deri döşeme ile satın almak mümkündü. Kullanılan Recaro marka spor koltuklar 90’lı yıllarda sportif bir otomobilin vazgeçilmez özelliklerinden biriydi.

Cosworth Jantları 16 inç ölçüsünde ve 245/45 ebatlarında lastik kullanıyordu, 5 kollu 8J genişliğindeki jantlar Escort RS Cosworth için özel olarak tasarlanmış ve araç ile oldukça uyumluydu.
Sürekli olarak dört tekerlekten çekiş sistemine sahip olan bu araç güç dağılımını 4 ön, f arka tekerleklere yapıyordu. Otomobilin gücünün aktarımında 5 ileri “Brog Warner” marka MT-75 şanzıman tercih edilmişti. Boş ağırlığı yaklaşık 1275 kg olan araç seleflerine göre biraz ağır sayılabilirdi. Yakıt deposu 65 lt olan Cosworth 6.3 sn’de 100km/s hıza ulaşabiliyordu ve fabrika verisi olarak 221km/s hıza sahipti.

19 Şubat 1992 tarihinde üretilmeye başlanan Escort Cosworth sadece 7145 adet üretildi ve 12 Ocak 1996 tarihinde son araç tamamlanarak üretim bitirildi. 1996 yılında sadece 68 adet üretilmişti. Üretim sayısının azlığı ve bir bölümünün motor sporlarında kullanılmasından ötürü, yollarda çok sık rastlana otomobillerden biri olmadı. Amerika kıtasına yasal olarak ithali asla yapılmamıştı ancak gayri resmi yollardan bazı araçlar Amerika kıtasına ulaşmıştır. Escort RS Cosworth, tüm zamanların en performanslı Ford’larından biri olarak kabul edilmiştir.
İlk üretilen 2500 adet otomobil, Escort RS Cosworth’ün homologasyonunu alıp A Grubunda WRC ye katılabilmesi için gerekliydi. Katıldığı 1993 yılındaki ilk WRC sezonunda 5 zafer birden kazanan araç başarısını ispatlamak için hiç zaman kaybetmemişti.

İlk versiyon Cosworth’ler T3/T04B turbocharger kullanıyor, ses yalıtımı ve sunroof gibi donanımlardan yoksunlardı. T3/T04B turbocharger ile Cosworth’ün şehir içinde kullanılması zor ve çoğu zaman yorucu oluyordu. İkinci nesil Cosworth’ler 1994 yılında üretilmeye başlandı, bu modellerde Günlük kullanım koşullarına daha uygun olan Garret T25 turbo kullanılarak Lag’ın azaltılması hedeflenmişti. İkinci nesil modellerde “balina kuyruğu” spoiler standart donanımdan çıkartılmış, opsiyonel donanım haline getirilmişti.
Orjinali 217HP güç üretebilen bu otomobil, modifiye tutkunları tarafından 1000HP civarındaki güçlere çıkarılmıştır. Özellikle İngiltere’de oldukça sevilen Escort RS Cosworth için tuning ekipmanı üreten birçok firma bulunmakta. Motor sporlarının legal ve illegal birçok alanında halen tercih edilen bu tür bir otomobil için “fenomen” yakıştırması hiç abartı olmaz.
“Monte Carlo” isimli sınırlı sayıda üretilen özel modelinde farklı renk seçenekleri ve WRC aracında kullanılana benzeyen jantlar kullanılmıştı. Kendi özgü birkaç özelliği daha olan Monte Carlo Edition sadece 200 adet ile sınırlıydı.

Bunları biliyor muydunuz?

“Cossie”

1992 yılında gelmiş geçmiş en performanslı Escort geldi: Escort RS Cosworth.

Diğer RS'lerin çoğu gibi Ford-Cosworth ortak çalışması olan modelin yol versiyonu 2.0L hacmindeki Garett T3/T04 turbo destekli Cosworth YBT motora sahipti, 227HP güç ve 298 NM tork üretiyordu. YBT motor ilk defa 1986 yılında Sierra RS Cosworth'te kullanıldığında fabrika üretimi otomobillerde kullanılmış dünyanın en gelişmiş teknolojiye sahip motoruydu.

BTCC şampiyonu olan pist versiyonu da aynı 2.0lt hacimli motordan 500 beygirin üzerinde güç üretebiliyordu. Ayrıca Escort RS Cosworth, 4x4 çekiş prensibine sahip ilk Escort'tu. 1995 yılında Volkan Işık, Escort RS Cosworth ile Türkiye Ralli şampiyonu oldu. 1991 yılında Sierra Cosworth ile Türkiye Ralli Grup A şampiyonu olan Serdar Bostancı, Escort RS Cosworth ile 1996 yılında Türkiye Ralli şampiyonu ve 1997 yılında Türkiye Asfalt Ralli şampiyonu oldu. Dünya klasmanında ise herhangi bir dünya şampiyonluğu kazanmamış olsa da ünlü Sierra RS Cosworth pilotları arasında Stig Blomqvist, Carlos Sainz ve Ari vatanen gibi isimler sayılabilir. Günlük kullanımda güçlü bir yol tutuş ve manevra kabiliyetine sahip olan Escort RS Cosworth için hayranları, “Cossie” kısaltmasını kullanıyor. RS kısaltması ise Rally Sport anlamına gelmektedir.

Ara Sokaktakiler: Birol Yelkanat

Giderek büyüyen klasik otomobil tutkusu biz klasik severleri hayli mutlu ediyor. Özellikle genç arkadaşlarımızın bu hobiye gönül vermeleri ve tutkuyla bağlanmaları anlatılmaz bir haz. Yok olmaya yüz tutmuş, bir köşede unutulan ve yok olmaya bırakılan araçları bu genç arkadaşlarımız her türlü zorluğa göğüs gererek klasik camiamıza kazandırmaları bizleri son dere sevindiriyor.

İşte bu gün arkadaşlarımızdan biri Birol Yelkanat. 2015 yılında aile geleneğini sürdürmek maksadıyla aldığı 1976 model VW Beetle otomobiliyle bu günkü Ara Sokak konuğum. Dedesinden kalan 1965 model VW daha sonra babası sahiplenmiş. Fakat daha sonra bu ilk VW satmak zorunda kalmışlar. Birol, yaşı büyüyüp araba sahibi olacak yaşa gelince aile yadigarı arabasının peşine düşmüş. Arabayı bulmuş fakat alamamış. Birol da eski rengi kırmızı olan şimdiki arabasını satın almış.

Üzerinde birçok emek sarf ederek arabasını bir güzel restore ederek yola koymuş. Boxer motor ve hava soğutmalı olması ilgisini daha da derinleştirerek arabasına turbo bile takmış. Arabasının her şeyini kendi elleriyle yapmış. Bu yüzden bu ilk göz ağrısı arabası onun için bir o kadar daha kıymetli hale geldi. Gelecek nesle bu arabayı bırakmayı hedefleyen genç dostum Birol, ikinci VW projesi daha gündeminde fakat vatani hizmeti tamamlandıktan sonra. Gök mavisi rengi geniş jantları ve alçaltılmış görüntüsüyle güzel bir duruma getirdiği otomobiliyle gururla gezmekte. Bu kadar güzel bir araç geçtiği yerde dikkatleri üzerine toplamayı ‘satılık mı?’ diye sorulması, birçok insanın fotoğraf çektirmesi ise bir başka sevinç ve gurur kaynağı olmuş. Ellerine, emeklerine sağlık Birol Yelkanat.

 

 

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.