HUNKAR SAG GIYDIRME
8 MART ÖZEL
Burçin ALİUSTA

Burçin ALİUSTA

14.01.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Bisiklet Atölyesinden Dünya Markasına: Morris

Bugünkü konumuz Kıbrıs tarihinde yer eden bir otomobil markası olan Morris. İngiliz yönetimi dönemlerinde ülkemizin tanıştığı ve en çok tercih edilen halk otomobili olan Morris’in geçmişi hayli parlak. Bisiklet tamirciğiyle başlayan tarihi, birçok yakından tanıdığımız markaları bünyesinde dünyaya tanıtmış ve otomobil dünyasının zirvesinde yer almıştır. Özellikle halk arabası oluşu,ekonomik satış ve parça tedariki, yakıt tasarrufu ve konforlu yol sürüşüyle Kıbrıs halkının tercihi olmuş ve halen daha da yollarımızda görünce dikkatleri üzerine toplamayı başarmış bir marka olan Morris’in tarihçesine gelin bir göz atalım.

William Morris, Morris marka otomobilleri üreten şirketin kurucusudur. Babasının hastalığı dolayısıyla yaşamını kazanmak zorunda kalınca, henüz 15 yaşındayken oturdukları evin arkasında bir bisiklet onarım dükkanı açar. Zamanla, bu dükkanda bisiklet yapmaya başlar. Sonraları, motosiklet yapmaya koyulur ve otomobil satımıyla ve bakımıyla uğraşmaya başlar. İflas eder. 1904 yılında kurduğu yeni işliğinden 1913 yılında 8,9 beygir gücünde iki kişilik bir otomobil çıkar. Bu, Morris’in tasarımlayıp ürettiği ilk Morris – Oxford’tur. Daha sonra ABD’ye yaptığı gezide satın aldığı 11,9 beygir gücündeki motoru, İngiliz şasilerine uygulayarak, Morris – Cowley’i üretir. İki kişilik küçük ve ucuz otomobiller üreterek İngiliz otomotiv sanayisinde yeni bir çığır açar

1919 yılında Morris Motors LTD’i , daha sonra Morris Garage (MG) LTD’i ve Morris Commercial Cars LTD’i kurar. 1927 yılında Wolseley Motors’u ,1938 Riley LTD’i satın alır. 1952 de Şirketlerini Austin Motor Company ile birleştirince,ortaya British Motor Company (BMC) çıkar. Bir süre sonra otomotiv alanında dünyanın üçüncü büyük sanayi kuruluşu kimliğini alır.

İngiltere’nin en popüler iki markası olan Austin ve Morris 1952′de birleşerek BMC’yi kurdular. Bu büyük kuruluşa bağlanarak yaşamlarını sürdürmek isteyen küçük markalar bir araya geldiler. Kısa sürede BMC’nin yelpazesi altında Healey spor otomobilleri yapımcısı ve Austin-Healey’lerin yaratıcısı Donald Healey’in şirketi ile MG Riley, Wolseley ve Vanden Plas modelleri de katıldılar.

BMC, tıpkı Amerika’daki General Motors gibi çok markayı birden pazarlamanın avantajlarını yakalamak istemişti. Ancak planlar pek tutmadı. Kendi ana pazarında bile, sadece panjurları değişik birbirine benzer modeller çıkarmaya başlayan kuruluşun en başarılı tasarımı, 1960′lı yılların başında minik otomobiller devrimini yaratan önden transversal motorlu Mini serisi oldu. Mini’ler, Kraliçe’den Beatles üyelerine kadar herkesin tercih ettiği bir fenomen olurken Cooper S modeliyle rallilerde de hayli başarılı oldu. Ne var ki şirket büyük modellerinden sürekli zarar ediyordu. Daha sonraları Standart-Triumph ve Rover şirketlerini devralan Leyland grubuyla birleşerek British-Leyland grubu haline gelen BMC, 1980′li yıllarda Honda ile tesis paylaşımına giderek hem Japon üreticinin modellerini hem de Austin ve Rover modellerini üretti. Görünen o ki, sadece BMC’nin değil, otomobil tarihinin en başarılı ürünlerinden biri olarak sadece Mini, BMW’nin sahiplenmesinden sonra MINI, ülkenin sıkıntılı döneminden sıyrılıp ayakta kalan en önemli marka oldu.

William Morris’e, 1929 baronet, 1934 yılında baron, 1938 yılında Vikont unvanı verilir ve Nord Nuffield diye anılır.

Bunları biliyor muydunuz?:

MG Logosu (Morris Garage)

Kimileri, MG Başkanı Cecil Kimber'ın marka logosundaki sekizgen için bir yemek masasından esinlendiğini iddia ediyor. Diğer bir iddia ise, Morris Garages'ın ilk üretime geçtiği Abingdon'daki eski hapishane binasının sekizgen şeklinde elması. İngiliz mizah anlayışının bir ürünü olup olmadığı bilinmese de, MG'nin ilk zamanlar sadece Londra'da faaliyet gösteren küçük bir otomobil firması olduğu kesin. MG adını taşıyan ilk seri üretim Morris, 1923 yılında bantlardan çıktı.

Ara sokaktakiler:

Hasan Tosun

Bu haftaki Ara Sokak konuğum, aileden klasikçi olan sevgili Hasan Tosun. Daha evvelki sayılarımda Austin Mini arabasıyla konuk ettiğim kadın klasikçilerimizden Ziba Tosun’un da abisi olan Hasan, klasik merakına babasının otomobil garajında (Emek Garaj) başlamış. Dedesinden ve babasından dolayı Morris Otomobillere de küçük yaşlarda tutkun olan Hasan, yedi yıl evvel 1965 model Morris Minor arabasını ithal etmiş. İlk arabası da 1963 model Austin mini’yi ise garajında restore etmiş. Baba mesleği oto tamircilik işini meslek edinmiş ve şirketini büyütmüş. Morris Otomobilleri ailesinin geleneklerinden sayarak iş yerinin en özel yerinde muhafaza eder durumda. Bir sonraki hedefi yine bir Morris Minor almak ve klasiklerine katmak. BMW 2002 otomobillere de ayrıca sempatisi var. Sanal paylaşım sitelerinde özellikle mini severlere yaptığı paylaşımlarla da bilinen Hasan, huzur ve mutluluk bulduğu, sevgi ve tutkuyla bağlı olduğu klasik severliğinin her daim artarak devam etmesini, klasiklerine de gönlündeki klasikleri katman dileklerimle uzun yollar dilerim.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.