Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Burçin ALİUSTA

Burçin ALİUSTA

01.10.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Ferrari’nin baş belası: Ford GT40

1963 yılında, Henry Ford II şirketi satın almak için Ferrari ile müzakerelere başlamıştı. Uzun zaman geçtikten ve fazlaca paralar harcadıktan sonra şirketi satın almaya hazırlanan Ford, Ferrari’nin şirketi kimseye satmak istemediği haberiyle karşılaştı.

Bu durum Ford’u çileden çıkardı ve mühendislerine Ferrari araçlarını geride bırakacak bir otomobil tasarlamaları emri gönderdi. Sonuç olarak öfke ve sinirlerin içerisinde Amerikan yarışlarının simgesi haline gelen ve dünyaca ünlü yıldızların en çılgın koleksiyonları arasında yerini alan GT40 modeli doğmuş oldu.

1964 ve 69 yılları arasında üretilen Ford GT 40, gelmiş geçmiş en başarılı ve kişiye göre değişebilmesine rağmen çoğunluğa göre en güzel yarış otomobillerinden biridir.

İsmini yerden sadece 40 inç yani 101 cm. yüksek olmasından almıştır. Çok başarılı bir yarış tarihçesi olan GT40 bugün inanılmaz rakamlardan başlayan fiyatlara el değiştirmektedir. Bu başarıların tabi en önemlisi 1966-1969 yıllarında dört kez üst üste kazanılan Le Mans 24 saat yarışları olmuştur. Asıl ilginç olan özelliği ise neden ve nasıl üretildiğidir.

1963 yılında çok ciddi bir mali krize düşen Ferrari iflastan kurtulmak için çıkış yolları ararken Ford ile satış görüşmelerine başlar, Henry Ford 2 ve Enzo Ferrari son aşamaya kadar anlaşırlar ve imzalar atılır artık Ferrari Ford’un olmuştur. Son anda Enzo bu anlaşmanın Scuderia’yı yani yarış takımının yönetimini kapsamadığını anlayıp anlamadıklarını sorar. Ford’un cevabı ise tüm birimlerin onların eline geçtiğini dolayısıyla yarış takımının da onların yönetiminde olduğudur. Örneğin Amerika’daki Indiana polis 500 yarışına giremeyecektir. Bunun üzerine Ferrari sözleşmeleri yırtar ve Ford ekibine kapıyı gösterir.

İşte bu çıkış sırasında Ford’un yanındaki heyete “Para pul sormayın, bana en kısa zamanda bu kendini beğenmiş otomobillerini rezil edecek bir yarış otomobili yapın” dediği söylenir. Gerçekten de bir yıl sonra son beş yılın galibi Ferrari karşısında çok dişli bir rakip bulacaktır.

Lola Şasi, Ford Motor, Colloti diferansiyelli bir canavar. Bu otomobilin LeMans’a katılışının ilk yılında süspansiyon ve vites aralıkları problemleri kesin bir başarıyı engeller ve Ferrari altıncı üst üste zaferine ulaşır ama 1966 yılında modifiye edilmiş 4.7 (289cu.) Mustang Hi.Po motorlu Ford GT değil GT’ler 1-2-3 yaparak dünyanın bu en prestijli yarışını hem kazanan hem de bunu dört kez üst üste tekrarlayan ilk ve son Amerikan otomobili olmayı başarır.

Ferrari’nin bu dört yılında en büyük kabusu Ford GT40 olmuştur. Ford o kadar kuvvetlidir ki, son saat içinde yarışı nasıl bir resimle bitireceklerinin planını yapmaya daha çok vakit ayırırlar. Bu efsanevi otomobil pistlerde fırtına gibi eserken biraz da merakla üretilen yol otomobilleri showroomlarda müşteri beklemekte ve satılamamaktaydı. Sayısı 29 adet olarak belirtilen bu yol versiyonlarının çoğunu Ford’un üst düzey yöneticileri zorla almıştı. Fiyatlar ise 5000 dolar civarında idi.

Normal kullanımda hararet yapan, inmesi binmesi zor olan, hiçbir lüksü olmayan bu otomobiller o zaman bir ceza gibi algılanmasına rağmen bazı yöneticiler kendilerine zorla satılan bu otomobilleri birkaç yıl saklayarak müthiş paralar kazanmışlardı. Bazılarının ise hâlâ kafalarını duvarlara vurdukları söylenir. Gücü yaklaşık 800 beygire yükseltilen, 908 kilo ağırlığındaki GT40, beş gelişim modeli olarak üretildi ama 1 ve 2 jenerasyonun başarısı asla tekrarlanamadı.

Buna karşılık ticari başarısı felaket olan otomobil 3. jenerasyon da yapılan başarılı ama kısıtlı sayıda üretilen yol versiyonu serisiyle çok sükse yaptı ama sadece özel siparişler aldı. Ünlü orkestra şefi Herbert Von Karajan, İran Şahı Rıza Pehlevi, Wilson Fittipaldi, Claude Nahum GT40 yol versiyonlarına sahip olan çok mutlu azınlıktan birkaç isimdir. Daha sonra bu otomobilin birçok firma tarafından devam replikaları yapılmış ve AC Cobra’dan sonra en çok taklit edilen otomobil olmuştur ki, bu Cobra’nın da yaşadığı bir ticari çelişkidir.

Ölümünden sonra değeri anlaşılan sanatçılar gibi bir duygu olsa gerek. Ford ise bu olayı dikkatle izledikten sonra GT40’ın 45. Yılında Ford GT olarak bir anı serisi üretti ama bu kez anı serisi sadece yol versiyonu olarak üretildi ve çok lüks denilebilirdi. Ayrıca ana modelden belki 30 kat fazla üretilip çok başarılı bir grafik yakaladı. İlk günden beri başarılı olan GT 40’a yapılan bu bir tür saygı gösterisi bir anda zamanında yapılan tüm motor sporları masraflarını da geri ödeyen bir olay oldu. 4500 adet üretilen yeni GT’den Türkiye’de sadece birkaç adet var.
Bunları biliyor muydunuz?

Le Mans zaferleri

Ford’u önceden beri Le Mans da görmek isteyen Henry Ford 2'nin kararıyla önce İngiltere'de Ford Advanced Vehicles adında bir kardeş şirket oluşturulmuş.

Bu şirketin Ford motorlarıyla çok başarılı yarış otomobilleri üreten Lola firmasıyla ortak çalışması sonucu bu muhteşem araç ortaya çıkmıştır. Ford GT40 bir Carroll Shelby tasarımıydı. Ford, Ferrari'nin Le Mans'daki üstünlüğüne son vermek için tasarladığı bir çok araba nal toplayınca, eski dostları Carroll Shelby'nin kapısını çalarlar, Shelby'de GT40'i tasarlar. GT40'daki 40 aracın yüksekliğinden Gelir ama bazıların bu yüksekliğin 40,5 inç olduğu söyler ve Şaka olsun diye GT40,5 derler. Onlar desin dursun GT40 Le Mans'da 1966 ve 1969 yılları arasında yapılan bütün yarışları kazanır. İlk otomobil nisan 1964'de çıkarılmış, 66-69 arası arka arkaya Le Mans şampiyonu olmuştur.

Lemans 24 saat zaferleri
Yıl    Tip    Pilotlar    Toplam  Mesafe,  Ort.  Hız  (Km)

1966  Mk  II  Chris  Amon,  Bruce  McLaren  4843.09  -  201.80
1967  Mk  II  Dan  Gurney,  A.  J.  Foyt  5232.90  -  218.03
1968  Mk  I  Pedro  Rodríguez,  Lucien  Bianchi  4452.88  -  185.54
1969  Mk  I  Jacky  Ickx,  Jackie  Oliver  4997.88  -  208.25

Aslında  yarışın  lideri  Ken  Miles  iken,  Ford  yetkilileri  üç  arabanın  da  bitiş  çizgisinden  aynı  anda  geçmesinin  pek  güzel  olacağına  karar  vermiş  ve  son  pit  stopta  yarışçılara  bu  şekilde  talimat  verilmiştir.  Bu  nedenle  Miles  yavaşlayarak  Bruce  MC  Laren'i  beklemiştir.  Ancak  Le  Mans  kuralları  gereği  berabere  finişlerde  yarışa  arkadan  başlayanın  aynı  sürede  daha  fazla  yol  kat  ettiği  mantığıyla  birinci  olacağını  herkes  atlamıştır.

Bu  nedenle  aslında  ikinci  olması  gereken  MC  Laren  yarışa  daha  geriden  başladığı  için  birinci  ilan  edilmiş,  Miles  ise  ikinci  olmuştur.  Miles,  bu  yarışı  kazanması  durumunda  tarihteki  en  önemli  Endurance  yarışları  olan  Le  Mans,  Daytona  ve  Sebring'i  kazanan  ilk  yarışçı  olacakken  bu  başarıdan  da  olmuştur.  Böylece  Ford'un  bu  büyük  başarısı  kendi  içinde  bir  fiyaskoya  dönüşmüştür.
Ara  Sokaktakiler:  Değer  Çokbilen

Bir  kadın  klasik  sever  daha  bu  haftaki  ‘Ara  Sokak’  konuğum.

Hızla  kadın  klasik  severlerimizin  artması  ne  kadar  mutluluk  verici.  Üç  yıl  evvel  satın  aldığı  1974  model  Austin  Mini  aracı  ile  başladığı  klasik  macerası,  her  gün  büyüyerek  devam  ediyor.  Küçük  yaşlardan  itibaren  hep  ilgisini  çeken  Mini  otomobiline  tutkuyla  bağlı.  Gündelik  hayatında  da  kullandığı  aracı  ilk  göz  ağrısı.  Çocuğu  gibi  şefkatle,  özenle  baktığı  aracı  en  büyük  mutluluk  nedeni.

Kendisine  ‘var  mı  herhangi  bir  maceran  bu  otomobille’  soruma,  ‘Yok  abi,  sadece  her  gün  gözümü  açtığımda  ilk  yaptığım  şey  yerinde  mi  diye  bakmak’  dedi.

Üstü  açık  bir  MG  ise  bir  sonraki  hedefleri,  hayalleri  arasında  Değer  Çokbilen’in.  İnşallah  en  kısa  zamanda  hayallerine  ulaşırsın  abim.
 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.