HUNKAR SAG GIYDIRME
8 MART ÖZEL
Burçin ALİUSTA

Burçin ALİUSTA

17.12.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Her kesimin otomobili: BABA RENO  (Renault 12)

Renault 12. Hemen hemen her Kıbrıslı Türk ailenin evinden gelip geçen bir otomobil. Özellikle benim jenerasyonum olan yaş gurubu insanların ilk tanışıklığı olduğu, ilk dümenle tanıştığı ve araba sürmeyi öğrendiği, bizi okullarımıza taşıyan, iş yerlerinin her türlü taşımacılığında kullanılan, gerek avda gerek yazda denize giderken tüm aileyi taşımasını sağlayan ‘’Taş’’ gibi bir otomobil Renault 12. Halk arasında, sağlam duruşu, basit sade ve güçlü kasası, kolay tamir edilebilen mekanik düzeni ve bu örnekler gibi birçok işe gelişen bir otomobil olduğundan dolayı “BABA RENO” lakabını hakkıyla aldı. Özellikle 70’lerin sonu ve 80’li yılların içinde oldukça revaçta olan Renault 12, Türk otomobil tarihine adını altın harflerle yazdırmayı başardı. Türk otomotiv sektöründe birçok ’ilklere’ sahip BABA RENO. Geçmiş tarihi hakkında o kadar bahsedecek konu var ki, iki sayıya sığdırabildiğim ilk yazı dizisi bugünkü konumuz.

1960’lı yıllar Türkiye’de binek otomobil talebinin hızla arttığı yıllardır. Oluşan bu talebin karşılanabilmesi için yurtdışındaki otomobil firmalarına milyonlarca liralık döviz ödenerek ülkemize otomobil ithal edilmekteydi. Bu durumun sonucundaysa ithal edilen otomobiller hem aşırı pahalı fiyatlarla satılmakta hem de bu otomobillerin yedek parça temini konusunda sıkıntılar yaşanmaktaydı. 1960’lı yılların ortalarına gelindiğinde Fransız Renault, Alman Opel, İtalyan Fiat ile İsveçli Volvo firmalarının da aralarında bulunduğu yedi yabancı otomobil üreticisi firma, Türkiye’de otomobil fabrikası kurmak için Sanayi Bakanlığı’na başvuruda bulunmuştur. Sanayi Bakanlığı başvuruda bulunan bu firmalardan Türkiye’de üretmek istedikleri modelleri bildirmelerini istemiştir. Bunun üzerine Renault firması Renault 16 modelini, Opel firması Opel Rekord modelini, Fiat firması Fiat 124 modelini, Volvo firması ise Volvo P144 modelini Türkiye’de üretmek istediğini Sanayi Bakanlığı’na bildirmiştir. Sanayi Bakanlığı üretilmesi düşünülen otomobil modellerinin Türkiye şartlarına uygun olup olmadığının tespiti için bir inceleme yapmış ve bu incelemenin sonuçlarını 1968 yılının Kasım ayında açıklamıştır. Yapılan inceleme sonucunda Opel ve Renault firmalarının teklifleri üretilmesi düşünülen modellerin Türkiye şartlarına uygun olmaması nedeniyle reddedilmiş, Fiat ve Volvo firmalarının teklifleri ise kabul edilmiştir.

Türk Volvo Otomobil Fabrikası’nın temelinin atılması

1968 yılının Nisan ayında dönemin Oyak Yönetim Kurulu Başkanı Fikret Elbizim İsveçli firma Volvo ile otomobil üretimi konusunda gerekli anlaşmayı yaptıklarını açıklamıştır. Aynı tarihlerde Volvo firması da Türkiye’de bir otomobil fabrikası kuracağını ve bu fabrikada Volvo’nun P144 ve P145 station wagon modellerinin üretileceğini resmen açıklamıştır. Bu gelişmelerin ardından Türkiye’de Volvo otomobillerini imal edecek olan fabrikanın Bursa sanayi bölgesinde kurulması kararlaştırılmış ve fabrikanın temeli 25 Ağustos 1968’de Bursa’da atılmıştır. Temel atma törenine dönemin Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay, bazı devlet bakanları ile Oyak yetkililerinin yanı sıra İsveç konsolosu ve Volvo otomobil firması yetkilileri de katılmışlardır. Kurulacak olan fabrikanın en geç 1970 yılında otomobil satışlarına başlaması planlanmış, üretilecek olan Volvo modellerinin fiyatlarının 34 ile 38 bin lira arasında olması ve üretimde kullanılacak parçaların U’inin yerli olması da kararlaştırılmıştır. Fakat 1969 yılına gelindiğinde İsveçli otomobil firması Volvo, yapılan ön anlaşmaya ve fabrika temelinin atılmasına rağmen Türkiye’de otomobil fabrikası kurma düşüncesinden vazgeçmiştir. Volvo firmasının otomobil fabrikası kurma kararından vazgeçme sebebi Türkiye’de üretilecek olan otomobillerdeki yerli parça oranının daha düşük tutulması istekleri ile üretilecek olan otomobillerin fiyatlarının daha yüksek olması isteklerinin kabul edilmemesidir.
Volvo firmasının otomobil üretiminden vazgeçmesinin ardından Oyak yetkilileri Türkiye’de otomobil fabrikası kurmak isteyen diğer firmalar ile görüşmeler yapmıştır. Yapılan görüşmeler sonucu çeşitli Japon, Fransız ve İngiliz otomobil üreticilerinin teklifleri değerlendirilmiş, Renault firmasının Türkiye’de otomobil fabrikası kurma isteği üretilmesi düşünülen Renault 12 modelinin Türkiye şartlarına uygun bir otomobil olmasından dolayı kabul edilmiştir.1969 yılının aralık ayına gelindiğinde Bakanlar Kurulu’nun 6/12347 sayılı kararnamesi ile Fransız Renault otomobillerini Türkiye’de imal edecek olan şirket Ordu Yarımlaşma Kurumu (Oyak), Regie Nationale des Usines Renault (R.N.U.R.) ve Yapı Kredi Bankası’nın katılımlarıyla ''Oyak-Renault Otomobil Fabrikaları A.Ş'' adıyla resmen kurulmuştur. Bursa’da kurulacak olan fabrikanın 1971 yılında faaliyete geçmesi planlanmış ve yılda 20.000 otomobil imal edilmesi öngörülmüştür. Bu gelişmelerin ardından Volvo otomobili için daha önceden alınan sıra listeleri iptal edilmiş, fabrikanın otomobil imali için hazır hale gelmesinin ardından Renault için tekrar sıra listesi alınacağı duyurulmuştur.1970 yılının ağustos ayında Türkiye’de imal edilecek olan Renault 12 otomobili ilk kez İzmir Fuarı’nda halka tanıtılmıştır. Fuarda sergilenen Renault 12’yi sanatçı Hümeyra da incelemiş, "İnşallah bu arabaların ilk müşterisi ben olurum." diyerek Renault 12 ile fotoğraf çektirmiştir.
(Devam edecek)

***

Bunları biliyor muydunuz:

İlk ihraç Türk otomobili

Türkiye’de üretilen otomobiller içerisinde yurtdışına ihraç edilen ilk otomobil Renault 12’dir.1973 yılında Lübnan’lı yetkililer ile yapılan görüşmeler sonucu Lübnan’da Türk üretimi Renault 12’lerin satışlarının yapılması kararlaştırılmış, Lübnan heyeti 1973 yılının Ekim ayında Türkiye’ye gelerek Renault Otomobil Fabrikası’nda incelemelerde bulunmuştur.1974 yılının Nisan ayına gelindiğinde ise Lübnan’a ihraç edilmek için üretilen 20 adet Renault 12 otomobili Mudanya Limanı’ndan gemilere yüklenerek Lübnan’a gönderilmiştir. İlerleyen yıllarda Renault 12 Toros SW otomobili ambulans olarak dizayn edilerek Nahçivan’a, taksi olarak kullanılmak üzere taksi sarısı renginde üretilerek de Azerbaycan’a ihraç edilmiştir. Ayrıca Türkiye’de üretilen Renault 12 otomobilleri Senegal, Moritanya, Kongo, Gabon, Fildişi Sahili, Nijer, Togo, Mali, Yukarı Volta gibi Afrika ülkelerine de ihraç edilmiştir.

***

Ara sokaktakiler:

 

 

Hasan Yorguner

Konumuz Reno olunca konuğum da bir Reno sever olmalı elbette. O kişi de Hasan Yorguner. Hasan birçok Kıbrıslı Türk ailede olduğu gibi kendi ailesinden de Renault 12 gelip geçmiş. Çocukluğu bu otomobilde başlamış ve ilk sürdüğü otomobil olmuş Renault 12 GTS. Otomobil tutkusu ve sevgisi bu marka ile başlamış. Daha sonra gençlik yıllarının başlarında otomobil sahibi olmaya isteğiyle bir Renault 12 almaya karar verir. Şimdiki otomobili olan 1974 model Renault 12 TL’yi ise tesadüf eseri görüp plakasını kaydetmiş ve araştırarak sahibini bulmuş. En nihayet 2011 yılında 3 ay kadar bir sürede sahibini satması için ikna çalışmaları yapmış ve başarmış.Eski sahibi Turunçlu köyünden Cevdet Güler’di. Hemen restorasyona başlayarak parlament mavisi rengine boyatarak orijinal aksamlarını kullanmış. Tabii ki bu arabayı yaparken aklında hayalinde olan Renault 12 Gordini rol model olmuş ve replikasını uygulamaya çalışmış. Şu an ikinci kez restorasyonda olan Renault 12 TL daha detaylı daha kapsamlı olarak yollara çıkmaya hazırlanıyor. Umarım her şey istediğin gibi gönlündeki gibi olur abim.
 

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.