Akacan Holding
Burçin ALİUSTA

Burçin ALİUSTA

01.04.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Karadaki köpekbalığı: Mustang

Arabalar ve hız birçoğumuzun vazgeçilmez tutkularından. Çoğu zaman ailelerimizle ilgilenmediğimiz kadar onlara vakit harcarız. Hayaller kurarız mesela. Özellikle tek başımıza çıktığımız yollarda aramızdaki bu bağ daha da kuvvetlenir.

Ama bu aşkın ömrü ondan daha makyajlısını, daha hızlısını ve daha güçlüsünü görene kadardır. Çünkü insanoğlunun yapısında her zaman daha iyisine sahip olma isteği vardır. Onun için hazır olun! Çünkü birazdan karşılaşacağınız Mustanglar şu an sahibi olduğunuz arabaya karşı soğuma, isteksizlik ve memnuniyetsizliğe sebep olabilir.

Mustang, tarzıyla ve etkileyici özellikleriyle yıllardır spor araba tutkunlarının bir numaralı favorisi olmuş bir model. Artık kültür haline gelmiş olan aracın sürücüleri de özellik olarak birbirine benzer. 1964/65 yılından bu yana üretimine aralıksız devam edilen model, 2017’de de yoluna tam gaz devam edeceğe benziyor. Mustang ile ilgili en ilginç özelliklerden biri de 1965’te tanıtımı yapılıp daha satışa çıkmadan tamamen tüketilmesi. Belki bu durum size şu an şaşırtıcı gelmeyebilir ama o tarihlerin şartları düşünüldüğünde sıra dışı bir durum olduğu aşikar.

Ford Mustang, otomobil sektörü açısından gerçekten oldukça önemli bir model. Özellikleri ve performansıyla kendi sınıfında yer alan otomobillere ilham kaynağı olan Mustang, sektördeki öncülerden biri olmayı başarmış bir otomobil. Ford Mustang, güçlü, sinirli, kaslı yapısıyla insanı heyecanlandırıyor, bir Amerikan spor otomobilinin nasıl olması gerektiğini tüm dünyaya gösteriyordu. Biraz gösterişli, biraz abartılı ve fazlasıyla güçlü… Bu modeli efsane kategorisine sokan iki önemli unsur ise tabii ki vahşi at sembolü ve modelin ismi “Mustang” oldu.

Spor otomobil yaratma projesi ortaya atıldığında Ford dört seçenek üzerinde durmuş: Mustang, Cougar, Torino ve Venice.

Son ikisi anlaşılacağı üzere spor otomobil kavramını İtalyanlaştırarak pazarlamayı amaçlamış. Cougar ise yine yırtıcı bir hayvanı ve gücü simgelediği için finale kalmış. Ancak tüm bu seçeneklere rağmen Ford ekibi sonunda Mustang’de karar kılmış. Bunun ana sebebi kazanılan 2. Dünya Savaşı’nda etkin rol oynayan ve kahraman statüsünde olan “P-51 Mustang” savaş uçakları. İkinci Dünya Savaşı’nın kazanılmasında büyük pay sahibi olan ve dünya havacılık tarihinde önemli bir yere sahip bu uçakların lakabı “Gökyüzünün vahşi atları”.

Ford, yeni üretmeye karar verdiği asi spor modeline de işte bu yüzden “Mustang” ismini vermiş ve vahşi at sembolünü 50 yıldır Mustanglerin önünde gururla kullanıyor.

1965 Ford Mustang

Birçok Mustang hayranının kalbinde ayrı bir yere sahip olan bu araç, ayrıca markanın açılış modeliydi. Uzun ön kaputu ve daha küçük bagajıyla zamanının eşsiz bir modeli olan bu araba, Ford’un Mustang’ın benzersiz tarzını dünyaya duyurmasına ön ayak oldu. Ayrıca, sürüş için mükemmel ancak eşya taşımak için yeterince iyi olmayan önceki modellerinin bazılarında daha geniş iç mekan için bagaj kapasitesi daha da küçültüldü. Köşeli ve keskin hatlarıyla bildiğimiz 65 Mustang, bugünün karizma araba standartlarını taşımayabilir; fakat bu modele bir efsanenin doğuşu olarak baktığımızda, önemi daha iyi anlaşılıyor.

Mustang March 1

Her Mustang hayranının aklında bir gün Klasik March 1 direksiyonuna oturabilmek vardır. March 1, Ford’un genç sürücüler için Mustang satışlarını artırmak amacıyla tasarladığı modellerden birisidir. Otomobilin ilk üretiminden sonra 10 yıl boyunca üretimine devam edildi. March 1, sürücünün ihtiyaçlarına göre 5.8 litrelik 8 silindirli motor, çeşitli transmisyon ve süspansiyon ekipmanları ile donatıldı. March 1’de eksik gösterilecek tek şey açılır tavanın olmamasıydı. March 1, 1971 James Bond serisinin Ölümsüz Elmaslar filminde de kullanıldı. Bu model, Bond hayranları veya Mustang meraklıları için oldukça mükemmel bir koleksiyon parçası.

Shelby GT350

Shelby GT350 olmadan en karizma Mustang listesi tabii ki söz konusu bile olamaz. Bugünlerde de oldukça popüler bu model, Ford’un şık astarları ile döşenmiş. March 1, performans paketleri ile diğer Mustanglardan daha başarılı olunca Ford, diğer araçlarında da bu özellikleri kullanmaya karar verdi. Eski ismi Cobra denilen Shelby GT350 gibi. Bu keskin hatlı güzelliğin sadece bir yıllık üretimi olmasına rağmen halen dünya çapında araba severlerin gönlündeki isim. Aynı zamanda üretilmelerine rağmen, GT350’nin ön ızgarası kopyalandığı March 1’e göre daha dar. Bu özellikte onun daha hızlı olmasını ve daha sert bir görünüm kazanmasını sağlıyor. Onlar asla GT350’nin 1970 modelini üretmediler. Eğer 1970 modeline sahipseniz, yeni şase eklenmiş bir 1969 model Shelby’niz var demektir.

“Eleanor”

1974 model iki bin adet arabanın yeniden yapılandırıldığı 60 saniye filminde Nicolas Cage’in kullanmış olduğu özelleştirilmiş 1967 Mustang Fastback bir Eleanor’du. Yapımcıların film için kullandıkları aynı şekilde modifiye edilmiş Mustang’ların bir tanesi film bittikten sonra açık arttırmaya çıkarıldı. Yakın plandaki bu “güzellik”, tam 1 milyon dolara satıldı. Filmin orijinal çekimlerinde kullanılan klasik 1971 Mustang Sportroof olmasa da Eleanor’un bu yeni versiyonu kesinlikle en karizma Mustang’lardan biri. Mustang’a aşık olmanız için bir kere motor sesini dinlemeniz ve yavaşça gaza basmanız yeterli. Sonrası karşı konulamaz bir tutku. Bu otomobil gerçekten de ölmeden önce tecrübe edilmesi gereken bir araç.

Bunları biliyor muydunuz? Eleanor (yakalanamayan boynuzlu) GT500

Prototip GT500 sadece 50 tane üretilmiştir. Bunların ilki, yani üretilen ilk GT500, Ford’un ana fabrikasında hemen girişte bulunmaktadır. Fabrikaya girdiğiniz gibi açık mavi rengiyle bir köpekbalığı size bakarak sizi karşılamaktadır…
Bilgilere göre bugüne kadarki en ilginç GT500’ün hikayesi şöyledir. Fabrika çıkış ayarları maksimum seviye yapılmış bir GT500 ve sahibi günümüze kadar yollara hiç çıkarmamıştır. Garajında duran SIFIR GT500 ilk günkü gibi canlı, el değmemiştir.
Hepimizin bildiği gibi GT500 efsanesi bir filme de konu olmuştur ki, bu film başrolünü Nicholas Gage, Laura croft gibi karakterlerden oluşan “Gone in 60 Second (60 Saniye)”dır. Filmde seçilmiş 50 araç çalınacaktır ve başrolümüz için aralarında en değerlisi, efsanemiz GT500’dür. Eleanor (yakalanamayan boynuzlu) adı verilen efsanemiz özellikle sona bırakılmıştır ki, anlamı böylece daha iyi gösterilecektir.

Ara Sokaktakiler: Ozan Perçinci

Bugünkü konuğum değerli abim Ozan Perçinci. 70’lerin başında daha çocuk yaşlarda makinistlik mesleğiyle tanışan Ozan abim, 1987’de oğlu Çağın Perçinci’nin adını verdiği Çağın Garajı açtı. Uzun yıllar Lefkoşa sanayi bölgesinde çalışan Ozan Perçinci, kendini ralli sporunun içinde de buldu. Ralli arabalarının içinde Hasan Macila, Zafer Altıntaş ve Vural Avcan’ın co-pilotu olarak uzun zaman etaplarda sporcu olarak yer aldı.

Muntazaman buluşmalarımızda o yıllardaki maceralarını anlatarak geçmişi anıyoruz. Daha sonra ralli organizasyonlarında görevi, hakem ve komiser olarak devam etti. Şimdilerde ise Kıbrıs Türk Klasik Otomobil Derneği’nin vazgeçilmez, start/finish hakemliği ve komiserliği görevlerinde yer alıyor. Olgun Bıçak’la başlayan klasik otomobil macerası şu anda benim de içinde bulunduğum #Teamclassic ekibiyle devam etmekte. Alayköy sanayide Perçinci’s Auto Repair ismiyle yenilenen, kızı Ülviye Perçinci ve eşi Çiler Perçinci ablamın da destekleriyle, garajdan hünerli elleri sayesinde birçok klasik otomobil hayat bulacağa benzer.

Bazı faaliyetlere kendi elleriyle yenilediği 1974 Saab 96 otomobiliyle katılan Ozan abim, yine kendine ait 1989 Model Alfa Romeo Spider otomobilini de kısa zamanda yollara çıkarmaya hazırlanıyor. Bu yıl da birçok dernek faaliyetinde ter dökecek olan sevgili Ozan abime bol kazançlı, bol etaplı yıllar diliyorum.
 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.