Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Can SARVAN

Can SARVAN

07.09.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Exodus 1947

Birkaç aydır İsrail basınında sıklıkla Kıbrıs’taki eski Yahudi kamplarındaki yaşamı anlatan makaleler yayınlanıyor. İlginin nedeni, ‘Exodus 1947’ olayının 70. yıl dönümünün kutlanması...

Bilindiği gibi İsrail resmen kurulmadan önce birçok Yahudi Filistin’e yasa dışı yollarla yerleşmek üzere gemilerle yola çıkmış ancak İngiltere’nin müdahalesi ile Yahudiler gemilerde alıkonmuş, pek çoğu o dönem İngiliz hakimiyeti altındaki Kıbrıs’taki toplama kamplarına yerleştirilmişti.

Bu gemilerden en meşhuru ‘Exodus 1947’ gemisi olduğu için Yahudi milliyetçilerinin Filistin’e yerleşmek üzere başlattıkları yasa dışı göç, genel olarak Exodus 1947 sembolü ile anılıyor. 11 Temmuz 1947’de çoğu Almanya’daki Nazi toplama kamplarından kurtulmayı başarmış 4.515 Yahudiyi Fransa’dan alarak Filistin’e taşıması planlanan Exodus 1947’nin Filistin’e yaklaşmak üzereyken İngiliz Donanması tarafından önünün kesilmesi ve gemidekilerin yasa dışı yollarla Filistin’e girmesinin engellenmesi Exodus’da büyük bir isyanın çıkmasına neden olur. Gemideki isyanı örgütleyen Yahudi milis örgütü Haganah’tır ve isyanda aralarında 15 yaşında bir çocuğun da bulduğu 2 Yahudi ve 1 Amerikalı ölmüş; 150 yolcu yaralanmıştır. Ele geçirilen gemideki Yahudiler İngiltere tarafından önce Fransa’ya ardından Almanya’ya, İngiltere’nin kontrolü altındaki Alman kamplarına geri gönderilince dünya kamuoyunda oluşan muazzam tepki, İsrail Devleti’nin 1 sene sonra resmen kurulması için büyük bir sempati ortamı yaratmıştır.

1946-1949 arasında Kıbrıs’taki iki Yahudi toplama kampından biri bugünkü adıyla Gülseren Askeri Kampı’dır. Diğer adıyla Karakol Kampı’nda (Karavolos Kampı) binlerce Yahudi zorlu şartlar altında yaşamış; petrol ve bölgesel çıkarları nedeniyle o dönem Arapları ve Filistin’i destekleyen İngiltere’ye karşı başkaldıran siyonist örgüt Haganah kampta ciddi varlık göstermiştir. Örgütün kamptaki Yahudileri kurulacak İsrail Devleti’ne hazırlamak üzere milliyetçi eğitim programlarına soktuğu bilinir. Kıbrıs’taki kamplarda yapılan her evlilik töreninde örgüt tarafından törene katılan mültecilere yarım portakal hediye edilmesi bile şartların zorluğunu anlamak açısından dikkat çekicidir. Çoğu bu evliliklerden olmak üzere kamplarda yaklaşık 2.000 çocuk doğmuştur. İngilizler sadece sınırlı sayıdaki Yahudi’nin belirli aralıklara 2 kamptan Filistin’e gitmesine izin vermiştir.

‘Hatikva’ adı verilen gemiden alıkonarak Gülseren Kampı’na gönderilenler arasında yer alan yazar Murray Greenfield yıllar sonra kamp anılarını bir kitapta toplar. Gülseren Kampı’ndan kaçmak için Yahudi mülteciler Haganah’ın talimatıyla gizlice kendi çadırları içinde, suyla ıslattıkları toprağı kazarak tünel açarlar ve tünelin çıkış ucu kampın askeri tuvaletlerine ulaşır. Sonrasında birçok Yahudi açılan bu gizli tünel sayesinde Kıbrıs’tan kaçmayı başarır. Ama Gülseren Kampı’nda yaşanan olayların en ilginci, tünel kazan gizli tim mensuplarına Haganah örgütü tarafından verilen emir doğrultusunda kampa sokulan jelatin dinamit denilen patlayıcıların gizlice dışarı çıkarılarak bir İngiliz gemisine taşınmasıdır.

Patlayıcıları sabun kutularında saklamanın riskli olduğunu gören Yahudiler çareyi traş kremi tüplerini boşaltmakta ve tüpleri kimyasal patlayıcılarla doldurmakta bulur! Kamptan Filistin’e hareket edecek ve içine sınırlı sayıda Yahudi alınmasına izin verilen ‘Empire Lifeguard’ adlı İngiliz gemisine normal traş kremleri üste dizilmiş, alta patlayıcı doldurulmuş tüpler konmuş şekilde sokulan kimyasallar kontrollerden sorunsuz geçmiştir.

Bu yolla, içi patlayıcı kimyasallarla dolu traş kremi tüpleri bir hemşirenin çantasında kamptan ‘Empire Lifeguard’ gemisine taşınır. Ayrıca örgüt tarafından sağlanan fünye ve diğer düzenekler de Amerikalı gönüllüler tarafından gömleklerinin altında sırtlarına bağladıkları torbalar içinde aynı gemiye sokulabilmiştir.

Meşhur Exodus 1947 gemisi Hayfa Limanı’na demirledikten 5 gün sonra Kıbrıs’tan Filistin’e, Hayfa’ya gelen İngiliz Empire Lifeguard gemisi 23 Temmuz’da son yolcularını indirir, büyük bir patlamayla sarsılarak limanda batar.

İngilizler Gülseren Kampı’ndan gemiye giren bombacıların kim olduklarını uzun süre araştırsa da izlerine rastlayamamıştır... 70 yıl sonra bugün kamptaki eski Yahudi yerleşimine ilişkin herhangi bir ize rastlamak da maalesef mümkün değildir.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.