HUNKAR SAG GIYDIRME
8 MART ÖZEL
Can SARVAN

Can SARVAN

16.02.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Ortak noktamız

Ne kadar da birbirlerine benziyorlar… Muhalefetteyken çözüm yanlısı, iktidardayken faşist kesilenler… Biz çok aşinayız. Herkes, istisnasız hepsi çözüm yanlısı… Masaya oturduktan sonra ya karşılıklı yan çizerler veyahut biri diğerinden önce davranır; öteki cevaben gereğini yapar… Muhalefetteyken referandumda ‘evet’ diyen DİSİ yeniden başkanlığına 1 sene kala ENOSİS’i hortlatmışsa ne olmuş… AKEL benzerini yapmadı mı referanduma son gün kala… Ya bizimkiler ne yaptı Akıncı’ya kadar? Açık yakalasınlar da tepki oylarını toplasınlar dan başka…
Net, siyasetçilerin koltuk savaşından Kıbrıs sorunu çözülemiyor. Ne iştir ki evet diyen iktidara geliyor ama iktidarını sürdürme hırsıyla seçime beş kala tüm oylara talip oluyor ve her seferinde faşizme gülümseyiveriyor. Ada’nın yarısını Enosis sevdasından kaybeden bir halkın, elinde kalanı yitirmeyi göze alacak denli ahmak olduğuna ihtimal verilemez. Rum politikacılardır zekası tartışmalı olan... Makarios’un kahrından öldüğü söylenir. Ölmeden fark ettiyse de yaptığı hatayı; geçmişti iş işten. ENOSİS’le Ada’yı Yunanistan’a bağlamaya kalkıştıkça ve faşistlerin peşine düştükçe Kıbrıs’ın Türkiye’ye bağlandığını göremedilerse hâlâ; sorun, koltuk ve zeka meselesidir. Ne mene bir siyasetçi güruhudur ki bu, garantörlükten vazgeçilsin derken Yunanistan’a bağlanma ideasını eski püskü, kana bulanmış çuvaldan çıkarıp çocuklarına rengârenk oyuncak malzemesi yapmaktan çekinmez. Rum çocukları derslerde öğretmenlerine şu mealde sorular soracaktır muhtemelen: ‘En son biz Yunanistan’a bağlanırken az kalsın tüm Ada’yı Türkiye almıyor muydu hocam! Ada’nın yarısını ENOSİS nedeniyle kaybetmemiş miydik biz?’…
ELAM’ı, DİKO’su, AKEL’i, DİSİ’si, EDEK’i, Çevrecileri... Alayınıza gülmemek zor... Rum faşistleri bugüne dek Ada’ya ne kazandırdı? Güney Lefkoşa’da motosikletleri üzerinde uzun saçları, kimyasalla şişirilmiş kaslarıyla antik Yunan tanrısı Ares edasıyla mitolojiden fırlayan genç ırkçılar...  Ada’yı böldürenin o hastalıklı büyüklenme ve ENOSİS’çi böbürlenme olduğunu aman ha unutmasınlar... Okul sıralarında anımsatılsın ve kutlansın çocuklarla; Ada’yı ENOSİS sayesinde nasıl böldürdükleri... 
Rum halkı uzuncadır çözüm istediğini ileri süren politikacıları iktidara getiriyor ama başkanlığını sürdürmek isteyen koltukçular her seferinde sol gösterip sağ vuruyor. Rum liderliklerinin ve Kıbrıslı Türk politikacıların koltuk, maaş ve komisyonlarından olmama derdidir Kıbrıs meselesinin özü. Tüccarların acenteliklerini kaybetme korkusundan çözülmez bu sorun aslında. Kıbrıs Türk toplumu gidişatı çoktan gördü. Mustafa Akıncı’nın Cumhurbaşkanımız olmasının nedeni, gerçeklerin apaçık ortaya çıkmasını sağlamaktır... Komşu krallarsa hep çıplak... Rum toplumunun da aydınlanma vakti geldi çattı: Tarihte hiçbir misyonu olmayacak koltukçular ve acenteciler halklara hizmet etmezler. Onlar kendi çıkarları için politika yapan kefen soyuculardır. Ganimet mezarda olsa utanmaz, göçmüşü bile soyarlar. Bizde çok bilinirler de Rum toplumu aymadı daha...
Nitekim Kıbrıs sorununun çözümü Rum toplumunun Akıncı gibi bir lider çıkarmasına bağlıdır. Mevcut Rum politikacılarıyla Kıbrıs sorunu çözülemiyor. Halklar çözüm isterken siyasi ve ekonomik çıkarları doğrultusunda hareket eden politikacılarla arkaik, köhne bir kapitalizmden beslenen acentecilerdir; Kıbrıs sorununu çözümsüz kılan.
Küresel krizler her zaman faşistleri, aşırı milliyetçileri sahneye davet eder. Dünyada esen faşist rüzgârlara kapılanlar, paylaşacak ekmeği kalmayan, tarihten ders almamış emekçilerdir. Fakat faşizm ekmek vaat ederken yoksullaştırır ve savaşla yok eder halkları… Silah satışından kâr etmek, savaş endüstrisinden nemalanmaktır faşistlerin en büyük varlık sebebi. Rum toplumu bunu görecek kadar faşizmle iç içe yaşadı. Silkelenecekleri gün gelsin hele, çözüm de mümkün olacak. Önce Rum Meclisi’ne ve başkanlıklarına doğru dürüst siyasetçileri getirsinler; gerisi gelecektir.
                                                                              ***
Bir evin çatısına kurulan baz istasyonuna karşı eylem yapan Edremitlilerle geçenlerde kahve içtik. Meğer istasyon için ne Girne Belediyesi’nden ne de Şehir Planlama Dairesi’nden izin alınmış. GSM operatörüne dava açmaya hazırlanan grup, istasyonun Edremit’ten acilen kaldırılmasını talep ediyor.
 

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.