HUNKAR SAG GIYDIRME
Derviş Kemal DENİZ

Derviş Kemal DENİZ

06.02.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

20’nci yüzyıl mantığı ile 21’inci yüzyıl sorunlarını çözmek

Dünyamızda 21’inci yüzyılın ortaya çıkardığı fırsatların yarattığı sorunları 21’inci yüzyıl mantığı ile değil de 20’nci yüzyıl mantığı ile çözmeye çalışmak, var olan sorunların devam etmesini ve çözümsüzlüğüne neden olmaktadır. Küreselleşen dünyamızda teknolojik gelişmelerin yarattığı fırsatların diğer taraftan insanlığın alışagelmiş yaşam tarzına yapmış olduğu tehditler sadece siyasileri değil, çok uluslu şirketlerin yöneticilerini büyük ölçüde huzursuz etmektedir.

Nedir bu dünyamızı tehdit eden 21 inci yüzyıldaki gelişmeler?

Oxfam tarafından geçenlerde yayınlanan raporda farklı gelir grupları arasındaki gelir farklılıklarının arttığı ve orta sınıfın eridiği belirtilmektedir. Danışmanlık şirketi PWC’nin yayınladığı 20’th CEO Survey yani Şirket Yöneticileri arasında yapılan 20’nci araştırma sonuçlarında yöneticilerin D’ü küreselleşmenin zengin ve fakir gruplar arasındaki farkın kapatılmasına hiçbir yardımı olmadığını söylemektedirler. Dünyada insanlığı ve demokratik yaşamı en çok tehdit eden durum da üst gelir grupları ile alt gelir grupları arasındaki farkın açılması ve demokratik hayatın temel taşı olan orta sınıfın erozyona uğramasıdır.

Karşı karşıya olduğumuz tehdidi tetikleyen hangi faktörlerdir?

Tehdidin kökeninde iki önemli faktör bulunmaktadır. Bunların birincisi teknolojideki gelişmeler, diğeri de geleceğe yapılan yatırımların yetersiz olması. Çok süratli bir gelişim içinde olan teknolojinin çok kısa zaman dilimi içerisinde ortaya koyduğu yeniliklere karşı alınacak tedbirler farklı bir düşünce ve eylem planı gerektirmektedir. Bu nedenledir ki bu yazının başlığında yer alan ve PWC Küresel Strateji ve Yönetim Başkanı Blair Sheppard’ın kullandığı “20’nci yüzyıl mantığı ile 21 inci yüzyıl sorunlarını çözmeye çalışmak” sözü bu tehditlere karşı alınmaya çalışılan ama geçmiş mantık temelindeki çözümlerin sorunu çözmede yeterli olmadığını ortaya koymaktadır. Bu nedenle teknolojik gelişmelere karşı aynı süratle tedbir almak ve geleceğe yatırım yapmak 21’inci yüzyıl mantığına dayalı olarak yapılmalıdır.

Devletler ve şirketler 21’inci yüzyıl mantığını kullanmaya başladılar mı?

Makineler ve robotlar sistematik olarak yüksek maaşlı kişilerin yerini almaktadır. Bu gelişme iki grubu büyük ölçüde etkilemektedir. Bu gruplar bir taraftan işini kaybettiği zaman yeni bir alanda tekrar eğitilmesi zor olan orta yaş insanlar ve diğer taraftan eğitimini tamamlamış ve eğitim gördüğü alanda tam iş almaya hazır iken bu yerlerin makine veya robotlarla doldurulduğunu gören genç insanlar olarak görülebilir. Bu gelişmenin etkisi sadece gelişmiş ülkelerde değil, aynı zamanda gelişmesini tamamlamamış ülkelerde de görülmektedir. Her iki grup ta da iş gücü, insan gücüne dayalı iş sektörlerinde daha zor iş bulabilmektedir.

Makineleşen iş yaşamı dışında dünyanın her yerinde yatırım oranlarında azalma yaşanmaktadır. Dünya politikasında ve piyasalarda gittikçe artmakta olan belirsizlikler, kurumlara olan güvensizliğin artması, bunlara dayalı olarak yapılan geleneksel maliyet fayda analizi risk faktörünü yüksek olarak belirlemekte ve yöneticileri iş sahası yaratacak kararlar vermekten uzaklaştırmakta ve insanların daha fazla işsiz kalmasına neden olmaktadır.

Hükümetler yukarıda ele aldığımız konularda çağa uygun politikalar geliştirmek zorundadır. Teknolojideki gelişmeler ve yatırımdaki azalmalara karşı başta vergi olmak üzere pragmatik reformist uygulamaları devreye koymalıdır. Bugün bu konuda hükümetlerin pragmatik yöntemler geliştirdiğini henüz maalesef görmemekteyiz. Hükümetler insanların iş bulabileceği ortamı sağlarken bunun sürdürülebilir olduğunu da dikkate almalıdır. Bu yapıldığı takdirde şirket yöneticileri yöntemlerini değiştirmede daha rahat hareket edeceklerdir. Amerika Birleşik Devletlerinde Donald Trump’ın içe yönelik tedbirleri sadece küreselleşmeye karşı değil ayrıca sağlıklı bir dünya ticaretinin de gelişmesine engel olabilir.

Bu aşamada farklı hangi önlemler alınabilir?

21’inci yüzyılın sorunları ile ilgili araştırma yapan Blair Sheppard, sorunların çözümünde takip edilmesi gereken yolu hayal üzerine dayandırmaktadır. Ona göre zaten var olan hayalin tekrar şekillenmesi gerekmektedir. Buna bağlı olarak ülkelerin ekonomik büyümeyi iş sahalarının ve iş imkanlarının büyümesi ile birlikte değerlendirmeleri gerekmektedir. Bunu yaparken hükümetlerin ellerindeki enstrümanları şimdiye kadar büyük gelişme gösteren teknolojinin yarattığı zenginliğin bundan sonra insanlığın büyük bölümünün iş bulması ve refahının artırılması için kullanılmasını sağlayacak yöntemler geliştirmesi ve vergi sistemini 21’inci yüzyıl şartlarına adapte etmesi çok önemlidir.

Son olarak söylenmesi gereken hayal kurarken insan olmanın ne olduğunu iyi düşünmektir. Bu yapılırsa insanlığın ihtiyaç duyduğu yaratıcılık ve fırsatlar daha çok ortaya çıkacaktır. Maalesef 21’inci yüzyılda teknolojik gelime bizlere insan olduğumuzu unutturuyor.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.