HUNKAR SAG GIYDIRME
Derviş Kemal DENİZ

Derviş Kemal DENİZ

14.11.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

ABD başkanlık seçim sonuçları ve küreselleşme karşıtlığının artışı

Bu yılın Haziran ayında İngiltere’de Avrupa Birliği’nden çıkmak veya Avrupa Birliği’nde kalmak ile ilgili yapılan referandumda, ayrılma yani Brexit sonucunun çıkması, ülkeler arasındaki işbirliklerine yani daha fazla küreselleşmeye karşı bir tepkinin neticesi idi. Brexit şoku hala tartışılırken Amerika Birleşik Devletleri’nde küreselliğe karşı söylemlerle seçim propagandasını yürüten Donald Trump’ın ABD Başkanı seçilmesi de Brexitten daha da büyük bir şok olarak dünyada yankılanmıştır.

Donald Trump’ın seçilmesi sonrası dünyanın çeşitli ülkelerinden yükselen yorumlarda, küreselleşmeye karşı çıkanların bunun daha da yayılacağını belirtmesi, önümüzdeki yıllarda devletlerin daha fazla bağımsız hareket edebilecekleri bir politikaya doğru gidişin olduğunu ve bunun bilhassa gelişmiş ülkelerde daha çok zemin bulduğunu göstermektedir. Fransa’da gittikçe popülaritesi artan aşırı sağ parti lideri Le Penin, Donald Trump’ın başkanlık zaferinin ardından “Sıra Fransa’da” demesi de beklentinin bir göstergesidir.

Dünyanın daha fazla küresel bir yapıya girmesi ekonomik aktiviteyi ve dolayısı ile refahı artırsa da, gelir dengesizliğine bir çare olamamış, hatta üst gelir grupları ile alt gelir grupları arasındaki farkın açılmasına neden olmuştur. Üst gelir ile alt gelir grupları arasında gittikçe artan farklılaşma sadece ülkelerin içinde değil, ülkeler arasında da görülmektedir. Nitekim bu farklılaşma, fakir kalan ülkelerden gelişmiş ülkelere nüfus akışını artırmaktadır. Gelişmiş ülkelere yönelen insanların bu yönelimi sadece ekonomik değil, ayrıca güvenlik nedeni iledir. Böyle bir göç tehdidi ile karşı karşıya kalan gelişmiş ülke insanlarının yöneticilerinden istediği de bu göçün önüne geçmeleridir.

Amerika Birleşik Devletleri’ne en çok göç Meksika’dan gelmektedir.  Bu nedenle Donald Trump tüm seçim sürecinde Meksika ile arasına bir duvar örmekten bahsetmiştir. Dikkat edilecek olursa da en çok oyu da Meksika’ya komşu olan eyaletlerden almıştır. Tabii ki Donald Trump’ın göç sorunu ile almayı planladığı önlemlerin kökeninde sosyal nedenler kadar, ekonomik nedenler de yatmaktadır. Amerika vatandaşının yapabileceği işleri yabancılar neden yapsın felsefesi tüm seçim kampanyasında seslendirilmiştir.

Donald Trump ekonomik politikalar altında Avrupa Birliği ile müzakere edilen Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı Anlaşması ile Kuzey Amerika Ülkeleri Serbest Ticaret Anlaşmasına karşı çıkmaktadır. Bu anlaşmaların rafa kalkması en önemli hedeflerinden biri olarak görülmektedir.

Dikkat edilecek olursa Trump’ın ekonomi politikası daha içe dönük bir ABD öngörmekte yurt dışına ve bilhassa Çine yapılan yatırımların da bundan sonra devam etmemesi gerektiği üzerinde durmaktadır. Donald Trump’ın ekonomi politikaları vergi dilimlerinde indirim öngörürken Çin ve Meksika’dan gelecek mallara yüzde 35 -45 gümrük uygulaması istemektedir. Yani hangi açıdan bakarsanız bakın, tam anlamı ile içe dönük bir ABD den söz edilmektedir.

Dünyada 20’nci yüzyılın sonunda ve yirmi birinci yüzyılda küreselleşme hareketleri zemin kazanırken, çeşitli milletlerden insanın bu gelişime karşı çıkması insanlığın geleceği açısından hayırlı bir gelişme değildir. Bunu en iyi anlayabilenin Kıbrıslı Türkler olduğunu rahatça söyleyebilirim. Kendi ülkesinde ortağı olduğu bir devletin yönetiminden atılmış ve diğer ortak tarafından dünya ile her yönden ilişkiye girmesi engellenmeyen çalışan bir toplumun, küresel dünyanın parçası olmaması nedeni ile çektiği sıkıntıları hepimiz yaşayarak görüyoruz. Bu nedenle gerek Brexit olsun, gerekse Trump’ın söylemlerinde belirtilen içe kapanma olsun, denenip yaşandıktan sonra reddedilecek kararlar olduğunu hepimiz yaşayarak göreceğiz.

Avrupa yaşadığı çok acılı ikinci dünya savaşı sonrasında oluşturduğu Avrupa Birliği ile, birlikte karar alma, birbirine karşı düşmanlık beslememe ve üye ülkelerin her birinde AB vatandaşı olan herkesin rahatça çalışabileceği ortamları yaratmıştır. Bu yaratılan birlik de küreselleşmenin bir parçasıdır. Şimdi insanlar bağımsız hareket etmeyi bir kazanım olarak görseler de bir süre sonra birlikteliği arar duruma geleceklerdir. Bu nedenle Trump, seçim kampanyası sırasında söylediği gibi davranırsa, gelecek seçimlerde ABD halkı daha evrensel bir başkanı seçme yönüne gidecektir.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.