HUNKAR SAG GIYDIRME
8 MART ÖZEL
Derviş Kemal DENİZ

Derviş Kemal DENİZ

07.11.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Çevre ile uyumlu olmayan hiçbir ekonomik aktivite sürdürülebilir değildir

KKTC’de gittikçe artış gösteren yapılaşma başta Girne olmak üzere kentlerimizde gittkçe artan bir trafik keşmekeşine neden olmaktadır. Trafik keşmekeşi büyük şehirlerin önemli bir sıkıntısı olsa da alt yapısını planlı yapan ve şehir gelişimini bu alt yapıya göre düzenleyen kentlerde bu gibi sorunlar daha az yaşanmaktadır.

Şehirleri yaşamsal kılan, sadece insanların içinde yaşadığı binalar değil, bu binalara gidiş gelişleri sağlayan yollar, kaldırımlar ve oksijen deposu olarak kullanılan parklardır. Şehirlerin gelişmişliği alt yapı düzenlerine göre daha çok ortaya çıkmaktadır.

Ülkemizdeki yapılaşmanın planlaması ve yasal alt yapısının oluşturulması, hükümetlerin görevidir. Hükümetlerin aldığı karaları tamamlayan belediyelerdir. Bu nedenle hükümet ve belediyeler, kentlerin gelişiminde ve refahında çok önemli rol oynamaktadır.

Kentlerin gelişimi inşattaki artış ile değerlendirilmemelidir. İnşaat işleri ile uğraşan müteahhitlerin inşaatlardaki artışyla ekonomik kazanımlar elde etmeleri, ekonominin gerçeklerinden birisidir. Ekonominin önemli bir sektörünü teşkil eden inşaat sektörünün ülkeye çeşitli yönlerden büyük katkıları vardır. Yapılan inşaatların sadece yerel halka konut sağlamak değil, yabancı uyruklulara da konut sağlamak olduğunu görüyoruz. Bu da ülkemize yabancı paranın girişi dışında, konut alanlarının sık sık ziyaret edilmeleri dolayısıyla piyasaya daha fazla para akıtmaları ve turizmin gelişmesi demektir.

Ancak, ekonomik yönden önemli bir etken olan bu sektörün plansız büyümesi, uzun vadede kısa vadede elde edilen getirileri geri götürebilir de. Alt yapısı hazır olmayan bir yerleşim yerine yapılan inşaatların uzun vadede bu binalara yatırım yapan insanların yaptıkları yatırımların değerini azaltacağını da bilmek gerekir. Yolu, kaldırımı kanalizasyonu yapılmamış, elektrik hatları tam çekilmemiş bir yerleşim yerinin orada yaşayanlara yaratacağı sorunlar, sadece orada oturanların hayatını kötüleştirmeyecek, aynı zamanda yatırım yapılan binanın değerinin de düşmesine neden olacaktır.

Yazımın başında değindiğim plansız gelişmenin yarattığı trafik sorunun ülkemiz kentlerini büyük ölçüde etkileyeceğini şimdiden görebiliriz. Bunun en bariz örneği Girne’de son zamanlarda yükselen çok katlı binalardır. Her gün şehir merkezinde on katlı binaların yükseldiğini görüyoruz. Bu binalar halen inşaat halinde olmasına rağmen binaların yoğun olduğu yerlerde trafik kuyrukları artık önemli bir huzursuzluk kaynağı olmaktadır. Bir de bu binaların inşaatının tamamlandığı ve insanların dairelere yerleştiğini düşünün. Bu binalara giriş çıkış ve ziyaretlerin yaratacağı trafik insanların bu bölgelere gelip gitmeyi tercih etmeyecekleri bir durum yaratacaktır. Neticesinde de büyük umutlarla yatırım yapılan binaların değeri düşecektir. Ve kaybeden de yatırımcı olacaktır.

Hükümetler ve belediyeler inşaatın gelişimine izin verirken, alt yapı çalışmalarını da beraber yapmalıdır. Alınacak her karar inşaat sektöründe faaliyet gösterenler için ağır olsa da genelde toplum bireylerinin büyük çoğunluğunun faydasına olmalıdır. İnsanların sadece yatırımlarını korumak değil, ayrıca yollarda harcadıkları zaman da azaltılmalıdır.

Şehirlerin büyümesi belirli bir ticari ve finansal faaliyetle birlikte gerçekleşmektedir. Bazı kentler de doğal güzelliklerle iç içe oldukları için gelişme göstermektedir. Ticaret ve finansman merkezi olan kentlerde faaliyetlerin getirisi o kadar yüksektir ki bu kentlerde yaşayan insanlar trafik sorunlarının yarattığı sıkıntıyı büyük oranda göz ardı etmekte, bütün olumsuzluklara rağmen binalar değerlerini korumaktadırlar. Ancak, Kıbrıs’ta durum böyle değildir. KKTC’nin özelliği, sakinliği ve doğa ile içi içe oluşudur. Yabancıların da KKTC’yi tercihi bu sebeptendir. KKTC ne ticari, ne de finansal faaliyetler açısından bir Londra, bir New York veya bir Paris’in sağladığı imkanları sağlamamaktadır. Zaten, KKTC’ye gelenler de bunun için değil, sakin oluşu ve doğa ile iç içe oluşu için gelmektedir.

Ülkemizde hükümetler ve belediyeler neye hizmet verdiklerini dikkate alarak gelecek için planlar yapmalıdır. Üzülerek görüyorum ki planlama konusunda hiçbir siyasi partinin diğerine gülecek yüzü yoktur. Bu partilerden en az üçünün son on yıllık hükümetlerde yer almış olması nedenyle sorumluluk bu partilerin üzerindedir. Zaten gerek Lefkoşa ve gerekse Girne’de her iktidarın farklı şehircilik anlayışı ortaya büyük bir karmaşa çıkarmıştır.

KKTC’de geliştiği için sevindiğimiz inşaat sektörünün bu alt yapısızlık yüzünden ivme kaybetmesi, ülke ekonomisi için iyi olmaz. Bu nedenle geç olmadan çevre ile uyumlu bir gelişme içerisine girilmesi şarttır. Yoksa sadece inşaat sektörü değil, vatandaş da mağdur olacaktır.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.