KTV
  • 26 Aralık 2016, Pazartesi 8:18
Derviş KemalDENİZ

Derviş Kemal DENİZ

Dünyada artan milliyetçi akımlar rasyonel olmayan ekonomik akla hizmet vermektedir

Ekonomide rasyonel düşünme, 2008 yılında dünyayı saran küresel ekonomik kriz ile birlikte zemin kaybetmeye başlamıştır. 2007 yılı ortalarına kadar dünyanın çeşitli yerlerinde görülen ekonomik büyümenin küresel kriz ile durgunluğa uğraması, büyük insan kitleleri üzerinde psikolojik etkiler oluşturmuştur.

Ekonomide küreselleşmeyi kötülüğün simgesi olarak niteleyen kesimlerin bu görüşlerini salt ekonomik düşünce üzerine yaratmalarını olağan bir tepki olarak görebiliriz. Ancak, küreselleşmeye karşı sınırlarını kapatma ve dünya ile ilişkileri sınırlama eylemi içerisinde olan ve bunu yaparken de ırkçı bir politika izlemek isteyenlerin esas niyetlerinin kendi dar çıkarlarını korumaktan öte bir rasyonel ekonomik açıklaması olamaz.

Ülkelerin birinci önceliği kendi vatandaşlarının refah düzeyini artırmaktır. Ancak, bunu yaparken etrafta olup bitenlerle ilgilenmemek, komşularının sıkıntılarını göz ardı etmek gibi bir eylem içerisine girilirse, komşulardaki her türlü krizin bir gün gelip refaha ulaştığını zannettiği ülkelerini de etkileyebileceğini de hesap etmeleri gerekir. Bu nedenledir ki Dünya Bankası yoksullukla mücadele kapsamında dünyada yaşanan yoksulluğun azaltılması için küresel bir ekonomik ve sosyal gelişim yol haritası çizmiştir. Bu yol haritasında da ülkelerin bağımsız hareket etme yerine birlikte yoksullukla mücadele etmesi esas alınmıştır.

Son yıllarda ekonomisi gelişmiş ülkelerde yabancılara karşı bir tepki oluşmaya başlamıştır. Küresel ekonomik krizin etkisi ile ekonomik anlamda gelirlerinde azalma olduğunu veya işsiz kaldığını gören bu gelişmiş ülke insanları, ekonomik çöküş veya işsizliğin nedenini hem ülkede yaşayan yabancılarda, hem de yurt dışına yapılan yatırımlarda görmektedir. Buna bağlı olarak da huzursuzluklarını açıkça ve biraz da sert bir şekilde ifade etmektedirler. Ortaya çıkan bu halk tepkisini iyi kullanmaya çalışan aşırı sağ veya ırkçı temeldeki partiler ve adayları da bu durumu fırsat bilerek, iktidar yollarını aramaktadırlar.

2016 yılında İngiltere’deki Brexit ve Amerika Birleşik Devletleri’nde Donald Trump’ın Cumhurbaşkanı seçilmesi bu yöndeki akımı daha açık ortaya koymaktadır.

Bana göre bugün içe kapanarak rasyonel bir siyasi ve ekonomik karar aldığını zannedenler, ilerde çok daha büyük sorunlara imkan sağlayacak koşulları yaratmaktadırlar. Bugün Avrupa Birliği’nde yaşanan göçmen sorununun bir Avrupa Birliği sorunu olmadığını öncelikle anlamak gerekmektedir. Ancak, Avrupa Birliği ülkelerinde yaşayan çok az sayıda insan bu sorunların Avrupa Birliği’nin politikaları değil de üç-dört büyük ülkenin yanlış siyasi kararları sonucu ortaya çıktığını anlayabilmektedir. Bu da rasyonel düşüncenin rasyonel olmayan düşünceye yenik düşmesine neden olmaktadır.

Dünyada küreselleşme ile ilgili sıkıntılar ekonomik açıdan açıklanabilmektedir. Küreselleşmenin yarattığı çok uluslu şirketler, bu şirketlerin gittikçe artan gelirleri, gelir düzeyleri arasında artmakta olan farklar bugün dünyada ele alınıp çözülmesi gereken önemli konulardır. Ancak küreselleşme ve sermayenin dünyaya yayılması ile yoksulluğa karşı da önemli bir mücadele yürütülmektedir. Gaye, farklı ülkelerde yaşayan insanların gelir düzeylerinin artırılması ve göç etme isteklerinin azaltılmasıdır. Eğer sermayenin yayılması azaltılır ve insanlar ekonomik olarak daha az gelirle veya işsiz olarak yaşamak zorunda kalırlarsa hem demokratik yaşam tehlikeye girecek hem de savaş tehlikesi artacaktır. Bu iki tehdidin sonucu da göçlerdir.

Bugün dünyanın gelişmiş ülkelerinde vatandaşların kendi güvenliklerini ve ekonomik standartlarını korumak için geliştirdikleri eylemler bir yandan içe kapanma, daha sonra da Avrupa Birliği’nin dağılmasına neden olursa, bunun sonucunda doğacak durumlar, en sonunda bu insanların hem güvenliklerini hem de refahlarını kaybetmelerine neden olacaktır. Dünyanın bir ev olduğunu düşünürsek, bu evin içinde yaşayanların kapılarının açlar tarafından kilitli olsa bile kırılabileceğini de hesaba katmak gerekmektedir.

Dünyadaki akımların yarattığı rasyonel olmayan düşüncenin hem Kıbrıs’ın Kuzeyinde hem de Kıbrıs’ın Güneyinde yoğunlukta olduğunu görebiliriz. Kendilerini dünyanın en zengin insanı kabul eden Kıbrıslı Rumların bu zenginliği fakir Türklerle paylaşmak istemeyen aklının rasyonel bir ekonomik akıl olduğunu söyleyemeyiz.

Diğer taraftan uluslararası bir anlaşma sonucu tescil edilmiş haklara bağlı olarak elde tutulması gereken mülke, böyle bir anlaşma olmadan da uzun süre daha sahip olacağını düşünen aklın da rasyonel bir akıl olmadığı da görülebilmektedir. Bugün itibarı ile dünyada artarak gelişen bağımsız davranma hareketinin yıllardır Kıbrıs’ta toplumlar tarafından uygulanmakta olduğunu gördüğümüz zaman, ulaşılabilinecek refah açısından her iki toplumun da geride olduğunu söylemekte bir zarar olmaz. Bugün dünyada görülen içe kapanma ve ırkçı politikaları Kıbrıs’taki toplumlar 1963’ten beridir yaşamaktadır. Aynı adada yaşayan iki toplumun refahı paylaşması yerine bir tek güç tarafından yürütülme fikri de bu ırkçı düşüncenin eseridir. Önemli olan bundan sonra rasyonel bir ekonomik akıl temelinde herkesin paylaşımdan pay alabileceği  bir çözümün gerçekleşmesidir.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BİNATLI YSK 9 5 3 1 9 18
2 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 9 6 0 3 6 18
3 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 9 6 0 3 5 18
4 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 9 4 4 1 5 16
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 8 4 2 2 3 14
6 BAF ÜLKÜ YURDU 9 4 1 4 11 13
7 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 8 2 5 1 2 11
8 YENİCAMİ AK 8 3 2 3 1 11
9 LEFKE TSK 9 3 2 4 -6 11
10 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 8 2 4 2 -1 10
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 9 3 1 5 -3 10
12 OZANKÖY SK 8 2 3 3 -4 9
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 9 2 2 5 -9 8
14 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 8 1 4 3 -6 7
15 CİHANGİR GSK 8 2 1 5 -10 7
16 YALOVA SK 8 1 2 5 -3 5

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 19.11.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 19.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 19.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 19.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 19.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 19.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 19.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 19.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 19.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 19.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 19.11.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 19.11.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup