HUNKAR SAG GIYDIRME
8 MART ÖZEL
Derviş Kemal DENİZ

Derviş Kemal DENİZ

28.08.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Güncel

Ağustos sıcağının Kıbrıs adasını kavurduğu bu günlerde, güncel konular ayın sıcağı kadar insanlarımız üzerinde sansasyonel etki yapmamaktadır. Gerek siyaset, gerek sosyal ve gerekse ekonomik hayatta toplumu büyük ölçüde etkileyecek olaylara rastlamak çok da olası görülmemektedir. Hele de halkın bir kısmının okulların tatil olmasının da etkisi ile yılık izinlerini kullandığı bu dönemde tartışılacak konu da bulmak çok da kolay değildir. Bu nedenle bu haftaki yazımda KKTC’de bu ay içerisinde öne çıkan güncel konulara değinmek istedim.

Türkiye’de 15 Temmuz’da yapılan başarısız darbe girişimi sonrası KKTC’de en çok konuşulan konu döviz kurlarının ne olacağı olmuştur. Darbe girişiminin Türkiye ekonomisine negatif etki yaptığı ortadadır. Yine de darbe başarılı olmuş olsa idi, ortaya çıkacak durumdan dolayı Türkiye ekonomisi çok daha kötü bir durum içinde olabilirdi. Döviz kurlarının bu durumdan dolayı etkilenmesi doğaldır. Ancak, Türkiye hükümetinin darbe girişimi sonrasında ekonomik konularda attığı adımlar takdirle karşılanmalıdr. Çünkü bütün belirsizliklere rağmen döviz kurlarını bu seviyelerde tutmak büyük başarıdır. Bu nedenle önümüzdeki günlerde dövizde önemli dalgalanmaları beklemek yanlış olur. Döviz kurları üzerinde etki edebilecek tek etken içte değil dıştadır. ABD Fed’in faiz artırması halinde kurlarda bir miktar artış olabilir. Ancak, bu artış panik yaratacak kadar yüksek olmaz. Yine de ABD Fed’in faiz artırma olasılığı hala bugün bile güçlü değildir.

Son günlerde gazetelerde önemli bir haber olarak çıkan konu, Lefkoşa’nın geçmişten gelen en önemli çarşısı Arasta’nın can çekiştiği ile ilgili haberlerdir. Arasta esnafı bitmiş ve tükenmişliğin mesajını vermektedir. Dünyanın her yerinde yeni gelişmelerle birlikte eski ticari merkezlerinin öneminin azaldığı görülmektedir.   Ancak, son yirmi yıl içerisinde bilhassa Avrupa’da eski kent merkezlerinin ve buna bağlı olarak çarşılarının canlı bir aktivite merkezi haline gelmesi için gerek yapısal gerekse yasal düzenlemeler yapılmaktadır. Bundan dolayı da Avrupa’nın belirli başkentlerinde ticari alışveriş aktiviteleri merkeze kaymaktadır.

Üzülerek görmekteyiz ki, Arasta ile ilgili yaşananlara bir çözüm getirmek için hükümetler son yıllarda çok büyük gayret içinde değildirler. Zaten Arasta son yıllarda yerli insanın çok da alış veriş yaptığı bir yer olmaktan çıkmış ve sadece turiste yönelik ticaret yapan bir konuma gelmiştir. Bu duruma gelinmesinde trafik düzenlemesinin önemli bir sorun olduğu ortadadır. Bunun yanında yerli halkın daha çok ilgi göstereceği mekan ve yerlerin oluşumunda önemli düzenlemelerin yapılmaması da halkı başka yerlere yönlendirmektedir. Bütün bunlara ilave bir de Kıbrıs Rum sınır memurlarının alışveriş yapan Kıbrıslı Rum ve yabancı turistlerin Arastadaki dükkanlardan satın aldığı her türlü mala engel koyması da mevcut sorunu daha da zor bir hale getirmektedir.

Kıbrıs Rum gümrük memurlarının Lokmacı geçiş kapısında çıkardığı sorun 2004’te Avrupa Birliği Komisyonu’nun kabul ettiği ve Kıbrıs Rum Devletini uygulamaya zorladığı Yeşil Hat Tüzüğü kurallarına aykırıdır. Bu tüzüğe göre Kuzeyden yolcu beraberi alınan bir eşya (et, süt, balık ürünleri hariç) belirli bir miktarın üzerinde olmadığı takdirde serbestçe Güney Kıbrıs’a geçebilmektedir. Bu böyle iken Kıbrıs Rum memurlarının çıkardığı sorun kural dışıdır ve bu kural dışılığı hükümet Avrupa Birliği’ne bildirmelidir. Yeşil hat Tüzüğü’nün ilk yıllarında bu gibi olaylara sık sık rastlanmakta, Ekonomi Bakanlığı da Avrupa Birliği Büyükelçisi ile yaptığı görüşmeler ile uygulamanın düzeltilmesine çalışılırdı. 2004 ile 2006 yıllarında Kıbrıslı Türk işadamının, teknisyeninin, mobilyacısının, inşaatçısının Güneye sattığı mal ve hizmet en üst seviyede idi. Aynı şekilde Arasta tüccarı da gidişattan çok memnundu. Ancak yıllar geçtikçe çeşitli nedenlerle Kıbrıslı Türklerin Güney Kıbrıs’a sağladığı mal ve hizmetlerde büyük azalma olmuştur.

Arada bir gazetelerde Yeşil Hat Tüzüğü’nün yürümediği ile ilgili haberler yer almaktadır. Yeşil Hat Tüzüğü’nün yürümemesinin Kıbrıs Rum tarafının olumsuzluklarına bağlanması soruna çözüm değildir. Kıbrıslı Rumların Kıbrıs’ı siyaseten bir Rum adası yapma gibi emellere sahip olduğu gibi, ekonomiyi de tamamı ile Rum etkisi ile yürütmek niyetleri ortadadır. Bu niyet var iken Rumların sorun çıkarmayacağını düşünmek saflık olur. Ancak bizim de Rum böyle yapar diye olduğumuz yerde kalmamamız gerekir. Bu konuda hükümet ve AB Koordinasyon Merkezine önemli görevler düşmektedir. Rum’un Yeşil Hat Tüzüğü’ne aykırı her yaptığının yanına kalmayacağını da iyi bilmesi gerekir. Bunun da göstermek bize düşer.

Mağusa Serbest Bölgede ortaya çıkan silah konusu bana göre devlet mekanizmasındaki bakanlıklar ve daireler arasındaki koordinasyonsuzluğu ve kuralların işlemeyişini göstermektedir. Bunun için özel teşebbüs veya işletmeleri suçlu göstermek yerine devletin kendi içindeki noksanlıkları düzeltmesi en doğru hareket olacaktır.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.