KıbrısFm
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Derviş Kemal DENİZ

Derviş Kemal DENİZ

23.01.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

İş yapma riskinin arttığı dünyamızda siyaset etkisi

Her yıl devlet, iş ve sanat dünyasından önemli kişilerin katıldığı Davos toplantısı 17-20 Ocak tarihleri arasında yapıldı. Bu toplantılarda alınan kararların yaptırım etkisi olmasa da verilen mesajlar ve çıkarılan sonuçlar hem devletleri, hem de ticari kurumları yöneten insanlar tarafından karar verme aşamalarında dikkate alınmaktadır.    Dikkat edilirse ele alınan ve büyük önem verilen konuların iş dünyasını büyük ölçüde etkileyebilecek konular olduğu görülebilir.

Davos’ta gündemi etkileyen üç önemli konu öne çıkmıştır. Bu konulardan birincisi Duyarlı ve Sorumlu Liderlik, ikincisi İş yapma riskinin arttığı ortamda iş yapma, üçüncüsü de Gelir grupları arasında artan gelir eşitsizliği.

Yukarıda sözü geçen her üç konu da ekonomik gelişim için çok önemli konulardır. Siyasi istikrar ekonomik gelişimin en önemli etkenidir. Bunun için de güçlü ve kararlı hükümetlere ve liderliğe ihtiyaç vardır. Ancak, hükümetlerin veya liderlerin sadece güçlü ve karlı olmaları yeterli değildir. Liderlik gücü duyarlı ve sorumlu olarak vatandaşların lehine kullanmalıdır.

Duyarlı ve sorumlu liderliğin Davos’ta gündeme gelmesinin nedeni, Amerika Birleşik Devletleri’nde Donald Trump’ın başkan seçilmesi ile birlikte ortaya çıkan farklı söylem ve beklentilerin, dünya siyasetine nasıl yansıyacağı ile ilgili büyük bir belirsizlik olmasıdır. Bir kısım insan, Trump’ın seçilmesini olumlu karşılarken birçok kişi de felaket sinyali olarak nitelemektedir.

Davos’ta duyarlı ve sorumlu liderlik ile ilgili tartışmalar yapılırken, liderlerin önceliğinin kendi ülkelerinin refahı olduğu gerçeği vurgulanmakta ancak, bu yapılırken, dünyanın geriye kalanının alınan ulusal tedbirlerden aksi yönde etkilenmemesi gerektiğine vurgu yapılmaktadır. Bu konuda tartışmalar devam ettiği sırada Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Trump’ın Almanya devlet başkanı Merkel’in Suriyeli mülteciler politikasını eleştirmesi ve yine Almanya otomobil sektörü ile ilgili söyledikleri Almanya’da borsadaki bazı hisselerin düşmesine neden olmuştur. Yine Trump’ın Meksika sınırına duvar yapacağım söylemleri sonucu Meksika’nın para birimi değer kaybetmeye devam etmekte ve ekonomik kriz artmaktadır.

Görünen odur ki Davos’un gündemini en çok meşgul eden duyarlı ve sorumlu liderlik tartışmalarının odak noktasını Trump ve yapacakları oluşturmuştur. Trump’ın söylemlerinin etkisi bir bir görünmeye başlayınca tartışma bu konuda daha da etkin hale gelmiştir. Tabii ki Suriye sorunu ve Rusya’nın Ukrayna ile ilgili sorunları da önemli gündem maddesi olsa da sorumlu liderlik konusu kadar ses getirmemiştir.

Dünyada 2016 yılında daha çok görülen terör saldırıları ekonomik aktiviteyi olumsuz olarak etkilemekte ve dünyayı sadece yaşam yönünden değil ayrıca, ekonomik yönden de riskli bir duruma sokmaktadır. Artan risk yatırım ortamını olumsuz etkilemekte, iş yapma riski ile birlikte finansmana erişimde de sıkıntılar yaratabilmektedir. Faiz oranlarındaki artışın en önemli etkenleri ülke siyaseti riski, kredi riski, kur riski, piyasa riski, likidite riski ve faiz riski gibi risklerin varlığıdır. Bu risklerin artışı ile birlikte faiz yükselmekte finansmana ulaşım imkanları daralmaktadır.

Soros, Davos 2017’de dünyadaki riskin arttığını bunu da Trump’ın ABD Başkanı olması ve İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden çıkma kararının da tetiklediğini belirtmektedir. Ona göre Trump dünya ekonomisinin gelişiminin önünde en büyük engeldir. Ayrıca Soros, AB’nin çözülme sürecine gireceği iddiasında bulunmuştur.    Soros’un dediklerine bakılırsa Avrupa Birliği’nin çözülmesi, dünyanın gelişmiş ülkelerinin daha refah toplumlar yaratmak için geliştirdiği birliktelik ruhunu ortadan kaldıracaktır. Böyle olması halinde birliklerden uzaklaşarak bağımsız hareket etme fikrini savunan popülist siyasetçiler ülkeleri daha sorumsuz ve izole duruma getirecektir.    Bu da birçok şeyi paylaşamayan, ortak karar alamayan, tek başına “milli menfaatler” için mücadele eden ulus devletçiklerin her geçen gün birbirleri için daha büyük tehdit oluşturan tavır ve icraatlara yönelmesine neden olacaktır. Ne kadar üzücüdür ki insanlar ikinci dünya savaşının sıkıntılarını 70 yılda unutmayı başarmışlardır.

Dünyada gelir grupları arasındaki farkın açılması ve gelir eşitsizliğinin artması en çok ekonomilerde lokomotif görevi gören orta sınıfın daralması anlamına gelmektedir. IMF başkanı Lagarde Davos’ta yaptığı konuşmada dünyada orta sınıfın krizde olduğunu, bunun da gelir eşitsizliğini artıran en önemli etken olduğunu vurgulamıştır.    Avrupa Birliği gibi orta sınıfı güçlü bir birliğin dağılmasının yaratacağı etki ile daha fazla ekonomik eşitsizlik yaşayacağımız ortadadır.

Dünya büyük bir ülkedir ve hepimizindir. Popülizm ile aşırı bağımsızlık propagandası yapanların her türlü riski de artırdıklarının farkında olmaları gerekir. Bu nedenle aşırı popülizmin yaratacağı risklerin iş yapma üzerindeki etkileri iyi değerlendirilmelidir. Bu olmazsa bağımsız hareket eden topluluklar daha fazla gelir eşitsizliği yaratacaktır.

 

 

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.