Güngut
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Derviş Kemal DENİZ

Derviş Kemal DENİZ

24.04.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

İşletmeleri zarar yapmak değil, nakit darlığı batırır

Ticari faaliyette bulunan her kişi veya kurum mutlaka ve mutlaka yapılan faaliyetten kar etmeyi hedefler. Zaten ticaretin ana teması budur. Kar etmek de dolaylı olarak kişi veya kurumun varlığının artırmasını sağlar.

Finans kuruluşları, kişi veya kurumlara finansal tablolarındaki yani kar ve zarar hesabı ile bilançodaki bilgilere göre kredi verir. Bir işletmenin yıllar itibarı ile art arda zarar etmesi varlıkların üzerinde olumsuz etki yaptığı gibi bu işletmenin finansa ulaşmasında da sıkıntı yaratmaktadır. Ancak, bilinen bir doğru da işletmelerin büyük bir bölümünün faaliyetlerine başladıklarında zarar ettikleri ve ileriki yıllarda kara geçtikleridir. İşletmenin kurulup hemen aynı anda kara geçmesi çok az sayıda işletmenin başarabildiği bir şeydir.

İşletmelerin kar veya zarar mı ettiği kar ve zarar hesabında görüldüğü gibi, mali durumu da bilançoda görülmektedir. Kar eden bir işletmenin sermaye birikimi kar edilen miktarda her yıl artarken yaratılan bu sermayenin karşılığında varlıklar da aynı miktarda artmaktadır. Diğer taraftan zarar eden işletmelerde varlıklarda azalma olmakta, bu da mali durumun kötüye gittiğini göstermektedir.

İşletmenin kar veya zarar etmesi, bu işletmenin finansal yapısının değerlendirilmesinde önemli bir rol oynasa da, son yıllarda nakit akımlarla ilgili tabloların da finansal tablolar içerisinde önemi artmaktadır. Finans kuruluşları artık kar ve zarar ile bilanço ile birlikte işletmelerin nakit akım tablolarının da değerlemesine büyük önem vermektedir.

Başarılı işletmeler, yaptıkları faaliyetleri zamanında nakite dönüştürebilen işletmelerdir. Nakit dengesini iyi yöneten işletmelerin başarı oranı ve sürdürülebilir bir yapıya sahip olması kaçınılmazdır.

İşletmeler kendi içyapıları içerisinde nakit akımını iyi yönetmekle ilgili ne kadar iyi bir mekanizma kurarlarsa kursunlar, yapılan icraatın başarılı olması, büyük oranda ülkenin ekonomik gidişatına da bağlıdır. Ekonominin genelinde oluşabilecek bir nakit daralması, işletmelerin yönettiği nakit akımlarının akışını olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Bu da gösteriyor ki, işletmelerin nakit yönetim başarısı kısmen devlet politikalarına bağlıdır.

Yaşadığımız ülkede, yıllardır iş dünyasının en büyük sıkıntısı nakit darlığıdır. Devletin hala en büyük işveren olduğu bu ülkede, bu işverenin piyasaya sağladığı nakit, ekonomik hayatın canlanmasına neden olmaktadır. Bir taraftan maaşların ödenmesi ile piyasaya aktarılan fonlar ile diğer taraftan alt yapı yatırımlarına yapılan harcamalar devletin piyasaya aktarabileceği en önemli kaynaklardır.

KKTC’de devletin piyasaya enjekte ettiği kaynak işletmelerin gelişmesinde tek başına yeterli olmamaktadır. Ekonominin kendi dinamikleri içinde de nakit üretim kapasitesini yükseltmesi gerekmektedir. Ancak ekonominin kendi dinamiklerinin canlanması da hükümetlerin ekonomi politikaları ile sağlanabilmektedir.

Kıbrıs’ta yıllardır devam eden siyasi çözümsüzlüğün KKTC ekonomisindeki nakit canlılığına olumsuz etki yaptığını biliyoruz. Siyasi geleceği belirsiz bir ülkenin düzenli nakit akımı sağlayan bir yapıya sahip olması çok da kolay değildir. İnsanlar, siyasi ortamın belirsiz olduğu zamanlarda ellerindeki parayı tutmak eğilimindedirler. Böyle olunca da harcamalar istenilen düzeye gelmemekte ve işletmeler gerekli ticari aktiviteyi sağlayamamaktadırlar.

KKTC Merkez Bankası’nın yayınladığı istatistiklere bakıldığı zaman, her yıl alınan kredilerde artış olduğu görülmektedir. Yine bu raporlarda mevduatın da artmış olduğu görülmektedir. Bu raporlarda ortaya çıkan verilerin belirli bir yol gösterebilmesi için mevduatın kimlere ait olduğu ve krediyi kimlerin aldığının bilinmesi gerekmektedir. Bana göre mevduat sahiplerinin sayısı çok büyük oranda değişmese de, kredi alanların miktarı büyük oranda artmaktadır. Bu da toplumun geniş kesiminin nakit darlığı içinde olduğunu ortaya koymaktadır.

İşletmelerin krediye ulaşmasına kolaylık getirilmesi, KKTC gibi nakit darlığı olan ülke için önemlidir. Ancak, kredilerin geri ödenebilmesi için piyasadaki nakitin artırılmasına yönelik önlemlerin alınması gerekmektedir. Bu önlemler alınmaz ve piyasadaki nakit darlığı devam ederse, kredi alanların aldıkları krediyi ödemeleri daha da zor olacaktır.

KKTC Ekonomi Bakanlığının KOBİ’lere sağladığı destek ve krediler bu yönde bir çözüm şekli olabilir. Ancak, sürdürülebilir bir yapı dış kaynakların ülkeye daha fazla yönelmesi ve katma değeri olan faaliyetlerin artırılması ile mümkündür. Bu da ülkedeki yatırım ortamının daha cazip hale getirilmesine bağlıdır.

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.