HUNKAR SAG GIYDIRME
Derviş Kemal DENİZ

Derviş Kemal DENİZ

10.04.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Neyi yönetebiliriz?

Suyu biz yöneteceğiz sloganı ile yola çıkıldığı ve bu konuda önemli çalışmalar yapıldığı 2015 yılından bugüne kadar, iki yıla yakın bir zaman geçmesine rağmen bizim başta su olmak üzere yönetmekle sorumlu olduğumuz birçok alanda yönetim zaaflarımız olduğu ya görülmekte ya da bu konuda uyarılmaktayız. Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Sayın Derya Kanbay’ın geçen günkü açıklamasında, lakayıt davranışlar ve su dahil hiçbir şeyi yönetemeyeceğimiz ile ilgili sözleri, bana göre bizim için oturup düşünmemiz gereken bir söylemdir.

KKTC’de devlet yönetiminde zaman zaman gözlemlediğimiz yönetim eksikliklerini halkımızın yaşam şartlarını nasıl etkilediğini yaşayarak tecrübe etmekteyiz.İnanıyorum ki halkımızın büyük çoğunluğu, kendimizin seçtiği ve yönetime getirdiği kişilerin yarattığı yönetim sıkıntılarının dışarıdan bakan yetkililerce dile getirilmesinden büyük bir sıkıntı duymaktadır. Kıbrıslı Rumlara 1963 yılından beridir büyük bir kavga içinde olduğumuz Kıbrıs Adası’nın yönetimi ile ilgili eşitlik iddialarımız devam ederken, kendi ülkemizde yönetim hatalarının yaygın bir şekilde tartışılır olması, Kıbrıs Türkü’nün ada üzerindeki yönetim haklarını nasıl kullanacağı konusunda ilgili her tarafta kuşku uyandırmaktadır. Bürokrasinin siyaset yönetimini esir aldığı bugünkü ortamda, seçilenlerin iyi bir yönetim göstermeleri pek de mümkün değildir.

Konu yönetimden açılınca, akla 2015’te çok ses getiren ve halkın güven duyguları üzerinde olumlu etki yapan “Suyu biz yöneteceğiz” başlığı altındaki proje gelecektir. Maalesef aradan geçen zamana rağmen bu proje ile ilgili olarak da halkın hiçbir bölümünden olumlu veya olumsuz hiçbirşey çıkmamaktadır. Bu sessizlik de bir şeyi başaramayacağımız , yani yönetemeyeceğimiz konusunda sessiz bir kabullenmenin yansıması olarak algılanabilir. Eğer algılama halkın büyük bir bölümünde böyle ise dışarıdan nasıl göründüğünü varın siz hayal edin.

Evet, tekrar su konusuna dönecek olursak, KKTC’de son yıllarda hazırlanan en kapsamlı çalışma olan belediyelerin kendi bölgelerindeki suyu yönetmeleri ile ilgili stratejik işletme ve finansman raporunun bugün rafta oluşunun en büyük nedenlerinden biri de belediye başkanları arasındaki görüş ayrılığı kadar, bu raporun hazırlanması sırasında ve sonrasında hükümet edenlerin, bu projeye sahip çıkmamalarıdır. Hazırlanan raporun içeriğinin, tartışılması sırasında hükümet içinde farklı raporlar olduğunu görmek, bu konuda ne kadar plansız ve programsız olduğumuzu ortaya koymaktadır. Buna ilave olarak hazırlanan raporun belirli bir siyasi parti veya grubun malı gibi gösterilmesi de belediyeler arasındaki uyumun bozulmasının en büyük etkenidir. Ancak, bu konuda kim ne derse desin, Türkiye Cumhuriyeti’nin KKTC’ye verdiği suyun fiyatını ton başına 2.30 TL’den belirlenmesi, belediyelerin hazırladığı ve suyun maliyetinin 2.30 TL olacağını belirten raporun KKTC’de bu konuda hazırlanmış tek bilimsel rapor olduğunu ortaya koymaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi’nin söyleminin bir uyarı olarak alınması ve buna dayalı olarak bir hareketlenmeye gidilmesi gereklidir. Bu hareketlenme, ülkemizde yaşanan lakayıtlığın ortadan kaldırılacağı, herşeyin doğru olarak yönetileceği bir ortamın yaratılması ile mümkündür. Ortaya çıkan bu durumun yıllardır söylenen ancak, siyasi ve popülist nedenlerle ele alınmayan çok önemli bir sorun olduğunu artık kavramamız gerekmektedir. Bürokrasinin siyasete hükmetmesi devam ettikçe Türkiye Büyükelçisi’nin söylemlerinin doğruluğu daha da ortaya çıkacaktır. Zaten bilinen de budur.

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.