KıbrısFm
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Derviş Kemal DENİZ

Derviş Kemal DENİZ

15.05.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Serbest bölge değil düşük vergi ödenen ülke olmak

KKTC nde bazı çevrelerin, ekonomik yapının ne olması gerektiği ile düşünceleri  ülkenin ticari açıdan serbest bölge olması yönündedir.Ülkenin serbest bölge olmasını arzulayanların çok fazla yanıldıkları, serbest bölge olmak ile serbest ticari rejimi uygulayan bir ülke olmayı karıştırmalarıdır.Bu nedenle ülkenin tümünün serbest bölge olması ile ilgili görüş beyan edenlerin dikkat etmeleri gereken konuları ele almamız gerekmektedir.Bu konuların ülke ekonomisine olan negatif etkilerini bilmek sureti ile de doğru bir ekonomik yapıya yönelmenin ve buna bağlı olarak mali politikaların şekillenmesinin temeli atılabilmektedir.

KKTC nde bugün itibarı ile serbest bölge sadece Mağusa’da bulunan serbest bölgedir.Bu bölgede tescil olunan ve ticari faaliyet gösteren şirketler,  KKTC dışına yönelik yaptıkları ticari aktivitelerden dolayı vergiye tabi değildirler.Sadece KKTC sınırlarına yönelik ticari bir faaliyet yaptıkları zaman vergiye tabi olmaktadırlar.Bu şekilde yürütülen ticari faaliyetler dolayısı ile tabi olunan vergi de KKTC nde ticari faaliyette bulunan şirketlerin tabi olduğu vergi oranları ile aynıdır.Yurt dışına yönelik faaliyetlerden dolayı bu şirketlerin vergilendirilmemesi, birçok KKTC ve yabancı uyruklu yatırımcıya cazip gelmektedir.Bu nedenle son yıllarda serbest bölge şirketlerinin tescilinde önemli oranda artış sağlanmıştır.

Serbest Bölgenin daha fazla şirketi çekmesi KKTC nde olumlu bir gelişme olarak kabul edilebilir. Ancak durum daha ileriye taşınırsa, hükümetlerin bugünkü uygulamaları ve denetimsizlik bu bölgedeki faaliyetlerin ilerde sıkıntılı durumlar yaratmasına olanak sağlayacaktır.

Serbest Bölgenin KKTC ne faydalı olabilmesi için bu bölgede faaliyet gösteren şirketlerin, yurt dışına yönelik yapacakları faaliyetler dolayısı ile %5 oranında Kurumlar Vergisine tabi olmaları gerekmektedir.Bunun dışında serbest bölgede faaliyet gösteren şirketlerin her yıl denetlenmiş kar ve zarar hesabı ile bilançolarından oluşan finansal tablolarını Maliye Bakanlığına sunması şart olmalı,yasal süre içinde bu mükellefiyetini yerine getirmeyen şirketlerin tescilleri kayıttan silinmelidir.KKTC Serbest Bölgelerinde faaliyette olan şirketlerin denetim altında olmadığı olgusu gelişirse, KKTC nin yurt dışından çekebileceği yabancı sermayenin niteliği de azalacaktır.Halbuki denetlenebilirlik ilkesine uyulan bir bölgede daha fazla ve doğru dürüst şirketlerin faaliyet göstermesi daha büyük olasılık olacaktır.

Serbest Bölgeler içinde yapılan ticari faaliyetlerin KKTC sınırları içinde yapılmasına olanak sağlanması, ülkedeki devlet gelirlerini zora sokacağı gibi ülkenin dıştaki imajını da olumsuz yönde etkileyecektir.Bunun yerine KKTC sınırları içinde yapılan faaliyetlerin düşük vergi oranlarının sahip bir sistemle yürütüldüğü ortaya konur ve uygulama bu yönde yapılırsa, ülkenin daha güvenli bir yatırım ortamı sağlaması büyük olasılıktır.

KKTC nin küçük bir ada olması dolayısı ile bu ülkede faaliyet gösteren ticari kuruluşların büyük oranda katma değer üretmesi olası değildir.Buna dayalı olarak KKTC nin büyük toprak parçası ve nüfusa sahip ülkelerle hemen hemen aynı vergi oranlarına tabi olması, KKTC nde hem yerel sermayenin gelişmesini önlemekte, hem de yabancı yatırımı kaçırmaktadır.Zaten KKTC nde sınırlı ticari hacim ile baş etmek durumunda olan işletmeler, ülke şartlarına uymayan Kurumlar Vergisi, Gelir Vergisi ve Katma Değer Vergisi oranlarına tabi olarak kapasitelerini aşan ve büyümelerini engelleyen vergiyi  yapılarına uygun bir miktarda vermek için her türlü planlamayı yapmak zorunda kalmaktadır.

Ülkenin ekonomik hacmini belirlemek, vergi kaçağını önlemek ve gelecekte daha iyi planlama yapabilmek için herşeyin şeffaflaştığı ve denetime tabi olduğu bir ortamın geliştirilmesi şarttır.Bu da öncelikle vergi oranlarındaki düşüşler ile  sağlanabilir.

Hükümetlerimizin vergi konusunda cesur adım atması, yatırımların hızlanması, sermayelerin büyümesi ve rekabet edilebilirliğin artması  vergi oranlarının düşüşü ile sağlanabilmektedir. Vergi indirimleri dolayısı ile devlet bütçesinde oluşacak eksikliklerin iyi bir projeksiyon ile Türkiye’ye anlatılması ve Türkiye ile istişare edilerek sistem yerine oturana kadar bütçeye katkı yapılması gereklidir.Bunun için de vergi üzerine önemli bir proje geliştirilip, finansman yönünden Türkiyeye sunulmalı ve ülkenin yatırım ortamı geliştirilmelidir.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.