KTV
  • 11 Eylül 2017, Pazartesi 9:49
Derviş KemalDENİZ

Derviş Kemal DENİZ

Üniversiteler ve ekonomik gelişme

KKTC basınında son aylarda en çok göze çarpan haberlerin başında kaç kişi veya kuruma yeni üniversite izni verildiği görülmektedir. Ülkelerin sosyal ve ekonomik hayatına büyük katkıları olan üniversitelerin sayısının artması ilk bakışta çok olumlu görülebilir. Her açıdan üniversitenin yaratacağı istihdam ve ona gelecek bilhassa yabancı uyruklu öğrencilerin ülkeye getirecekleri para ekonomik hayatın canlanmasına doğrudan katkı yapabilmektedir.

Bugünkü yazımda son yıllarda ülkemizde büyük artış gösteren üniversite sayısının ülke ekonomisine katkılarını olumlu ve olumsuz yönleri ile ele almaya çalışacağım. KKTC ekonomisinde önemli bir yeri olan üniversitelerin ekonomiye yaptıkları katkıyı çok basit bir algılama ile anlayabiliriz. Bugün ülkemizde birçok kişi veya kurum, üniversitelerde okumak için gelen yabancı uyruklu öğrencilerin harcamaları ile belirli bir kazanç sağlamakta ve bu da ekonomimize olumlu katkı yapmaktadır.

KKTC ekonomisi bugünlerde en büyük paydayı turizm ve üniversite sektöründen elde etmektedir. 80.000’nin (80 bin) üzerine çıkan öğrenci sayısının büyük çoğunluğunun yabancı uyruklu öğrenciler olması, ülkenin önemli bir kaynak elde etmesine neden olmaktadır. Buna ilave olarak eğitimli nüfusun istihdam edilmesine de olanak sağladığından, ekonomik ve sosyal hayatımızı canlı tutacak insan kitlelerinin ülkede kalmasını da sağlamaktadır.

Üniversiteler ile ilgili çok olumlu faktörler ortaya koyarken bu faktörlerin ekonomik hayata olumlu etkileri ancak stratejik bir yüksek öğretim politikası ile mümkün olabilmektedir. Üniversiteleri sadece ticari bir kurum olarak gören mentalite var ise sürdürülebilir ekonomik faydalar beklemek doğru olmaz.

Dünyamızda üniversitelerin ekonomik hayata sağladıkları kazançlar birçok ülkede görülebilmektedir. Bilhassa araştırma yapan üniversitelerin ekonomiye katkısı diğer üniversitelere göre çok daha fazladır. Bu üniversitelerin araştırma ve geliştirme sonucu ortaya çıkaracakları teknolojik buluşlar ve yazılımların yeni iş sahalarının açılmasına, ihraç ürünlerinin çeşitlenmesine ve birçok genç insana iş sağlanmasına neden olabilmektedir. Üniversiteler sadece salt eğitim veren ve derslikleri yöneten kurumlar değil, devlete, sanayi ve ticaret kuruluşlarına katkı yapan kurumlar olarak görmek gerekmektedir.

Kendini tamamı ile eğitime adamış ve işletme mentalitesi ile yeni atılımlar yapma gayesinde üniversitelerin ekonomiye katkı yapmaları büyük olasıdır. Bunun tersi ile hareket edip üniversiteleri bir kar aracı olarak görüp ticari zihniyet ile yönetmek, hem kurumun gelişmesine hem de ülke ekonomisine fayda yerine zarar yapmaktadır.

Üniversitelerin etkin bir ekonomik faktör olarak faaliyet göstermeleri, ülkenin eğitim sektörünün yurtdışındaki algısına da bağlıdır. Sektörün iyi öğrenci çekebilmesi, eğitim kalitesinin yüksekliği kadar ülkenin de verdiği imaja dayalıdır.

KKTC’de üniversitelerin ekonomik hayata verdikleri katkı gözle görülür şekilde tesbit edilebilmektedir. Hemen her sektör üniversitelere gelen öğrencilerden belirli bir pay almaktadır. Üniversite sayısının artmasının bugün elde edilen ekonomik faydaları daha da artıracağını düşünmek tek başına yeterli değildir. Sektörün güçlü bir yapıya ulaşması ve güvenilir olması ile ancak sürdürülebilir ekonomik faydalar elde edilir.

Üniversite sayısının bugünkü sayıya ilave olarak artması KKTC’de eğitimli insan gücünün istihdamını sağlayacaktır. Açılacak yeni üniversitelere gelecek bilhassa yabancı uyruklu öğrencilerin ülkemizde yapacakları harcamalar da ekonomiye olumlu yansıyacaktır. Bunlara ilave olarak yukarıda belirttiğim gibi üniversitelerin araştırma ve geliştirme bölümlerini geliştirip yeni buluşlara yönelmesi, teknolojik alanlarda ülkeye ekonomik kaynaklar sağlayabilir. İşin bir de sosyal tarafına bakılırsa, üniveritelerin yarattığı sosyal aktivitelerin ülkemizin sosyal yapısına da katkıları da görülebilir.

Üniversiteler ile ilgili olumlu taraflar olduğu gibi sayısının artması ile olumsuz gelişmelerin de yaşanması olasıdır. Dikkat edilecek olursa, geçmişte genelde Türkiye’den gelen yabancı uyruklu öğrencilere ilaveten şimdi büyük miktarda    Afrika ülkelerinden de öğrenci gelmektedir. Gelen öğrencinin farklı ülkelerden gelmiş olması ülke açısından olumlu olsa da basında çıkan haberler bu gelişmelerin sıkıntılar yarattığını göstermektedir. Örneğin, öğrencilerin bir kısmının öğrenci olarak ülkeye gelmelerine rağmen üniversitelerde derslere katılmadığı haberi, öğrencilerin gerçekten eğitim için gelip gelmedikleri konusunda kuşku yaratmaktadır. Hatta gelen öğrencilerin büyük bir bölümünün çeşitli işyerlerinde çalıştığı da söylenmektedir.

Üniversite sayısının artmasını stratejik bir planlama ile yapmak gerekir. KKTC’nin altyapısı ve sağlayacağı hizmetler artan öğrenci sayısına yeteri kadar hizmet veremezse, mevcut üniversitelerdeki öğrencilerin de koşullardan sıkıntı duymalarına neden olmaktadır. Gelişmiş ülkelerde eğitim ve turizm sektörlerinin gelişmesinde yol, su, elektrik gibi önemli hizmetlerin en iyi şekilde verilmesine çok önem vermektedir. Her ne kadar Türkiye’den yılda 75 milyon ton su gelecek olsa da bir süre sonra artan nüfus, turist ve öğrenci sayısı ile bir süre sonra bunun da yetersiz olacağı görülecektir. Hizmetlerde yaşanan sıkıntılar ile öğrenci memnuniyetsizliği artacağından yüksek öğretim sektörü etkilenebilecektir.

Yüksek öğretim sektörünün ekonomiye olan katkısı dikkate alınırsa, ülkenin alt yapısının büyüyen sektöre yeterli olmamasının ekonomik gelişmemizde aksi etkiler yapabileceğini görmek gerekmektedir. Buna dayalı olarak üniversite sayısının artması onaylanırken bunun ülkenin stratejik ekonomik ve yapısal politikalarına bağlı yapılması çok önemlidir. Eğer bu yapılmaz ise sadece yüksek öğretim sektörü değil tüm sektörler zarar görecek ve beklediğimiz ekonomik gelişmeye ulaşmamız mümkün olmayacaktır.

Yüksek Öğretim sektörünün hem küresel dünyada hem de Türkiye’deki üniversitelerle rekabet ortamında bulunduğunu dikkate alarak, bu sektörün daha güçlü olmasına planlı bir hareket tarzı geliştirilmelidir. Bu takdirde üniversiteler ekonomik gelişmede en üst sırada yer alacaktır.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BİNATLI YSK 9 5 3 1 9 18
2 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 9 6 0 3 6 18
3 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 9 6 0 3 5 18
4 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 9 5 2 2 4 17
5 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 9 4 4 1 5 16
6 YENİCAMİ AK 9 4 2 3 5 14
7 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 9 3 5 1 4 14
8 BAF ÜLKÜ YURDU 9 4 1 4 11 13
9 LEFKE TSK 9 3 2 4 -6 11
10 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 9 2 4 3 -2 10
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 9 3 1 5 -3 10
12 OZANKÖY SK 9 2 3 4 -8 9
13 YALOVA SK 9 2 2 5 -2 8
14 GENÇLİK GÜCÜ TSK 9 2 2 5 -9 8
15 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 9 1 4 4 -8 7
16 CİHANGİR GSK 9 2 1 6 -11 7

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup