• 30 Ekim 2017, Pazartesi 10:03
Derviş KemalDENİZ

Derviş Kemal DENİZ

Yurt dışından bakıldığında KKTC’de yatırım ortamı nasıl değerlendirilir

Küreselleşen dünyada yatırımların ülkeleri aşarak farklı ülkelere yönelmesi ticari işlemleri artırmada, bu küresel çark içerisinde yer alan ülkeler ve bu ülke vatandaşları da paylarını artırarak zenginliklerine zenginlik katmaktadırlar.

Yıllar öncesinin içe dönük ekonomik yapıları bu çağda fakirleşmenin ve sefaletin en büyük etkenleridirler.    Maalesef dünyada son yıllarda artan içe dönme ve küreselleşme karşıtlığı, birçok ülkenin daha da fakirleşmesine ve göç hareketlerinin artmasına neden olacaktır.

Üzülerek görmekteyim ki KKTC’de içe kapanıklığı bir ekonomik çıkar olarak gören gerek siyasi gerekse kişiler, bizim halkımızın da bu fakirleşme ve sefaletini hazırlamakta olduklarının farkında değildirler.

Kendi kendimize yettiğimiz varsayımı ile dünyanın ekonomik aktiviteleri dışında kalarak ülke içindeki şahsi menfaatlere sarılmak, sadece bunlara sarılan küçük bir gruba menfaat sağlarken, büyük halk yığınlarının da ekonomik sıkıntı çekmesine olanak hazırlamaktadırlar.

KKTC dış yatırım olarak Türkiye Cumhuriyeti kökenli şahıs veya kurumlar dışında çok nadir sayıda başka ülkenin yatırımcısını çekebilmektedir. Bu durumun yaratılmasında Kıbrıs Rum Yönetimi’nin çok büyük katkısı olsa da bizler de ekonomik yönden yeteri kadar tanıtım atağını yapamamamız dolayısıyla Rumların propagandalarına büyük ölçüde destek olmaktayız.

Yerli yatırımcıyı ürkütmemek için yabancı yatırımcıya soğuk duran bir zihniyetin yarattığı koşullar maalesef KKTC’nin yasal olmayan yollardan iş yapılan bir ülke statüsüne girmesine neden olmaktadır. Üzülerek görmekteyim ki Türkiye’nin uluslararası alanda ticari ilişkiler içerisindeki kurumları bile KKTC’yi yatırım yapılacak bir ülke olarak görmemektedirler.

Yukarıdaki satırlara dikkat ederseniz herhangi bir ülkenin ekonomik durumu ile ilgili bir şeylere değinilmek istenildiğinde mutlaka siyasi etkenlere değinmek gerekmektedir. KKTC’nin ekonomik alanda yapabilecekleri siyasetin etkisi ile şekil almaktadır. Bugün ülkede yaşanan her türlü ekonomik sıkıntının kökeninde hem iç hem de dış siyaset’in büyük bir etkisi bulunmaktadır.

Kıbrıslı Rumlar yıllardır KKTC’nin sahip olduğu toprakları işgal bölgesi olarak dünyaya göstermekte ve büyükelçilikleri aracılığı ile herhangi bir ülkede oluşabilecek ve KKTC’ye yatırıma dönüşebilecek hareketleri anında ters çevirmek için bütün çabayı göstermektedirler.

Yaptıkları en önemli propaganda, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları ve Güney Kıbrıs’ın (Kıbrıs Cumhuriyeti) Avrupa Birliği’ne üyeliği ile ilgili Avrupa Konseyi’nin hazırladığı ve Kuzey Kıbrıs’ı Kıbrıs Cumhuriyeti toprakları dışında gösteren 10’uncu protokolün maddelerine dayanarak ortaya koydukları verilerdir.

Maalesef bu kararlar, KKTC’nin çok iyi hazırlanmış savunması olmaksızın Türkiye’deki işadamları da dahil büyük oranda yabancı yatırımcıların KKTC’ye yatırım isteklerini tamamen yok edebilmektedir.

Bunun neticesinde de KKTC ne yatırım büyük oranda tanınmamışlıktan faydalanmak isteyen kesimlere kalmaktadır.

Hepimizin çok iyi bildiği şekilde 1983 yılında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin aldığı kararla KKTC’nin uluslararası alanda tanınmayan bir ülke olduğu tescillenmiştir. Maalesef bugün Türkiye haricinde tüm dünya devletleri bu karara göre hareket etmektedirler. Kıbrıslı Rumların Yönetimi de bu kararı o kadar iyi kullanmaktadırlar ki KKTC dünyada yaşanamayan ve yatırım yapılamayan ülke olarak nitelendirilmektedir.

Tabii ki bu kararın etkili olması da yine Birleşmiş Milletlerin 1964 yılında almış olduğu karar ile Kıbrıs Cumhuriyeti’nin sadece Rumlardan oluşan yönetimi resmi devlet statüsü kazanmıştır. Kıbrıslı Rumlar ellerinde tuttukları tüm devlete sahip olma kartını 1983’te KKTC’nin tanınmama kartı ile birleştirince KKTC’nin dünyada yatırım yapılamaz ülke statüsüne girmesi kaçınılmaz olmuştur.

Birleşmiş Milletlerin kararları KKTC’nin dünyada izolasyonuna ne kadar yardımcı olsa da Kıbrıs Cumhuriyeti olarak Kıbrıslı Rumların işgalindeki devletin Avrupa Birliği’ne 2004 yılında üye alınması da bu duruma büyük katkı yapmıştır. Bu durumu tamamlayan en önemli kanıt da Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Avrupa Birliği’ne üyeliğini tescilleyen 10’uncu Protokolde KKTC’nin Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yönetimi dışında olması dolayısı ile “AB müktesebatı uygulamasının” KKTC’nin kontrol ettiği topraklarda uygulanamayacağı maddesidir. Kıbrıs Rum Yönetimi’nin tüm dünya devletlerine ve ekonomik kurumlara gönderdiği yazılarda bu madde açıkça belirtilmekte ve resmi bir devlet idaresinde olmayan bölgelerle siyasi veya ekonomik işbirliği olmayacağı söylenmektedir.

Halbuki Avrupa Birliği Konseyi’nin onayladığı 10’uncu Protokolün maddelerinde, “Kıbrıs’ın kuzeyinin ekonomik gelişimi için yapılan tüm faaliyetlerin müktesebat ile ilgili madde dışında olduğu” belirtilmektedir. Kıbrıslı Rumlar, bu madde işlerine gelmediği için dünyanın bilgisine getirmekten sakınmaktadırlar.

Ancak, üzülerek görüyorum ki KKTC’yi yöneten ve zaman zaman farklı partilerden oluşan iktidarlar bu madde üzerine siyaset geliştirmemektedir. Halbuki, AB’nin KKTC’ye yaptığı yardımlar ve direk ticaret ile ilgili tartışmalar 10’uncu protokolün Kuzey Kıbrıs ile ilgili maddesi çerçevesinde olmuştur. KKTC’de hükümet edenler KKTC’nin menfaatine olacak her türlü madde üzerinde etkili çalışma ve fikir teatisi yapmak zorundadır.

Devlet olacağım diyerek devlet olunmadığını bunun için kişisel ve zümresel çıkarlar dışında, Kıbrıslı Türklerin tümünün menfaatini düşünülmesi gerektiğinin iyi algılanması gerekmektedir.

Geçen gün Türkiye’de bir grup önemli işadamı ile yaptığım görüşmede KKTC’nin yatırım olanakları ile ilgili hiçbirinin doğru dürüst bilgiye sahip olmadığını gördüm. Bu gruptaki insanların yurt dışında uluslararası kurumlarla işbirlikleri dolayısı ile ortaya çıkan ve KKTC’nin tanınmamışlığını ortaya koyan görüşten etkilenmemelerine imkan yoktur. Bu durumun gelişmesinde de tanıtımını tam olarak yapamayan KKTC yönetimlerinin çok büyük payı vardır.

KKTC’nin öncelikle yurt dışından bakıldığında yatırım yapılabilecek bir ülke olduğu algılanabilmelidir. Bu algılanma yoğun bir hazırlık sonucu hazırlanacak ve Kıbrıslı Rumların bugüne kadar aleyhimize geliştirdiği argümanları ortadan kaldıracak içerikte olmalıdır. KKTC’nin Kıbrıslı Rumların iddia ettikleri şekilde yatırım ülkesi olmadığı safsatasının doğru olmadığı, uluslararası hukuk ve insan hakları çerçevesinde anlatılmalıdır.

Burada dikkat edilecek olan devletin öne çıkarılması yerine, ekonominin öne çıkarılmasıdır. İlle de devleti siyasi yönden tanıtacağız görüşü ile yola çıkmak, bugünkü durumun devamını hazırlamak demektir. Bu da ekonomik yönden KKTC’nin neler sunabileceğini ortaya koymakla olur.

Dünyada ülkelerin uluslararası tanınmışlığı olsa da olmasa da bireyler arasındaki ticari ilişkileri engelleyebilecek çok fazla etken yoktur. Kıbrıslı Türkler en yoğun engellemeler altında bile uluslararası ticari ilişkilerini kısmen de olsa yürütmüşlerdir.

KKTC’yi yönetenlerin ekonomiyi öne çıkararak 1914’ten beridir Kıbrıs’ta ayakta kalmaya çalışan ve ayrı kimliğini her zaman koruyan Kıbrıslı Türklerin dünya ile daha fazla iş yapar duruma gelmesini sağlamalıdır. Bu nedenle tüm partilerin biraz daha ülkenin genelini düşünmeleri gerekir.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 15 9 3 3 17 30
2 BİNATLI YSK 15 8 5 2 12 29
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 15 9 1 5 8 28
4 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 15 8 4 3 6 28
5 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 15 8 1 6 3 25
6 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 15 6 6 3 7 24
7 BAF ÜLKÜ YURDU 15 5 5 5 11 20
8 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 15 5 5 5 -1 20
9 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 15 4 7 4 -1 19
10 LEFKE TSK 15 5 2 8 -5 17
11 GENÇLİK GÜCÜ TSK 15 5 2 8 -16 17
12 TÜRK OCAĞI LİMASOL 15 5 1 9 -4 16
13 CİHANGİR GSK 15 4 4 7 -5 16
14 YALOVA SK 15 4 3 8 -5 15
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 15 3 6 6 -8 15
16 OZANKÖY SK 15 2 5 8 -19 11
yukarı çık
Skull King Popup