Güngut
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Dr. İsmail KEMAL

Dr. İsmail KEMAL

07.05.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Fransa: Irkçılığa hayır

Bugün Fransa ve Avrupa’nın kader günü. Fransa’nın yakın tarihinin en kritik seçimleri bugün yapılıyor. Fransız seçmenlerin karşısında ilk turda yüzde 23.9 oranında oy alan Emmanuel Macron ve yüzde 21.4 oranında oy alan Marine Le Pen var. Programları, görüşleri bir birine zıt iki aday. Macron, Euro ve AB yanlısı. Le Pen ise Euro ve AB karşıtı. Le Pen, aşırı sağcı, yabancı düşmanı, ırkçı Ulusal Cephe’nin adayı. Macron ise bir yıl kadar önce kendinin oluşturduğu “En Marche” hareketinin adayı. Geleneksel siyasi partilerin adayları birinci turda dökülünce bu tablo oluştu.

Fransa çok sayıda sorunu olan bir ülke. Sosyal sorunlar, ekonomik sorunlar, işsizlik, artan gelir uçurumu, terörizm... Bu nedenle Avrupa’nın “hasta adamı” olarak anılıyor. Ülkeyi yönetenler sorunların üstesinden gelemediler ve giderek kitle desteğini kaybettiler. Aşırı sağ, sorunları sömürmeyi başararak desteğini artırdı. Cumhuriyet gazetesinde Nilgün Cerrahoğlu’nun yazdığı gibi Le Pen ırkçılığın “normalleşmesini” sağladı. Popülist söylemler, demagoji güç topladı ve Le Pen’i ikinci tura taşıdı. Irkçılığı çözüm olarak görmeyen seçmenler ise geleneksel partiler yerine Macron’a oy verdi. Şimdi Fransa ırkçılıkla Macron arasında seçim yapmak durumunda. Fransa’nın ırkçıların eline geçmemesi için programını beğenelim veya beğenmeyelim Macron’u desteklemek doğru tavırdır. Marine Le Pen’in seçimleri kazanması Fransa ve Avrupa için felaket olur. Dünyadaki tüm gerici güçler için büyük zafer olur. Buna izin vermemek gerek. Gün ırkçılığa “hayır” deme günü.

İkinci tura kalamayan adayların çoğunluğu seçmenlerine ikinci turda Macron’a oy verme çağrısı yaptılar. Birinci turda 4. sırada yer alan solcu aday Jean-Luc Mélenchon ise benzeri bir çağrı yapmadı. Sadece Bayan Le Pen’e destek verilmemesi çağrısı yaptı. Kanımca bu hatalı bir tavır. Mélenchon’a oy veren seçmenlerin üçte birinin Macron’a oy vermesi, diğerlerininse sandığa gitmemeleri veya boş oy atmaları bekleniyor. Bu, Marine Le Pen’in işine yarayacak bir tavır. Cuma günü açıklanan anketler Macron’un yüzde 62-63’le seçimleri rahatlıkla kazanacağını, Bayan Le Pen’in yüzde 38-40 civarında oy alacağını gösteriyordu. Anketlere güvenebilir miyiz? Brexit ve Donald Trump deneyimleri anketler konusunda yoğurdu üfleyerek yememiz gerektiğini gösteriyor. Macron için en büyük tehlike Fransa siyaseti konusunda hayal kırıklığı yaşayan seçmenlerin, özellikle de genç seçmenlerin sandığa gitmemesi olacak. Gençler arasında böyle bir eğilim var. Seçimlere katılım oranının düşük olması Le Pen’in işine yarar. Bu seçimleri Macron’un kazanması olasılığı hayli yüksektir. Ancak seçmenleri sandığa götürmek için iyi çalışması gerekecek. “Nasıl olsa kazanırım” rehavetine kapılmak yanlış olur. Tüm dünya ama özellikle Avrupa bu seçimleri nefesini tutarak yakından izleyecek. Macron’un kazanması durumunda Avrupa rahat bir nefes alacak.

İşlerin bu noktaya gelmiş olması Avrupa’da herkesi ciddi olarak düşündürmeli. Nasıl oldu da geleneksel partiler, politikacılar kitlelerden koptu? Halkın ihtiyaçlarına cevap veremez hale geldi? Macron’un seçimleri kazanması hataların düzeltilmesi için sadece zaman kazandıracak. Bu zaman iyi değerlendirilmezse aşırı sağ tehlike güçlenmeye devam edecek. Hem Fransa’nın, hem de AB’nin şapkayı öne koyarak ciddi özeleştiri yapma ve hataları düzeltme ihtiyacı var. Fransa’da varılan nokta önemli bir uyarıdır. Bu uyarıya kulak verilmezse sonuç herkes için kötü olacak. Kitleler eskisi gibi yönetilmek istemiyorlar. Yönetenler de eskisi gibi yönetemiyorlar. Bu bir krizdir ve çözüm gerektirir. Marksist terminolojide buna “devrimci durum” denir ama Batı dünyasında gözlemlenen “karşı devrimci durumdur”. Gericilik, ırkçılık, içe kapanmacılık, bağnaz milliyetçilik güçleniyor. Bunun tehlikeleri ortada. Le Pen’in bugün zafer kazanması bu güçlere büyük ivme kazandıracaktır. Bu nedenle bugün görev Le Pen’i sandığa gömmektir. Ama iş bununla bitmemeli. Le Pen’i bu konuma getiren koşulları ortadan kaldırmak esas görevdir.

Fransa’da seçim heyecanı bugün bitmiyor. Haziran’da parlamento seçimleri yapılacak. Bugün elde edilecek sonuçlar parlamento seçimlerini de etkileyecek. Macron bugün Fransa cumhurbaşkanı seçilirse “En Marche” hareketinin parlamento seçimlerinde başarılı olması bekleniyor. Konunun bir de bu yönü var. Fransa ve Avrupa tarihi dönemeçte. Bugün önemli olan ırkçılığın başarı kazanmamasıdır. Bu nedenle herkesin Macron’u desteklemesi doğru tavır olacaktır. “İkisi de kötü” demek büyük hata olur. Umarız sol kesim bu hataya düşmez.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.