Cyprus Today sol
  • 15 Mart 2018, Perşembe 8:00
Dr. İsmailKEMAL

Dr. İsmail KEMAL

Suriye savaşı: Sekizinci yıl

Suriye’de halkın Esad rejimine karşı protestoları 15 Mart 2011’de başlamıştı. Rejimin protestoculara karşı sınırsız şiddet kullanması olayın kısa sürede bir iç savaşa dönüşmesi ile sonuçlanmıştı. Bu savaş dış aktörlerin müdahaleleri, radikal İslamcıların Suriye’ye akın etmeleri ile içinden çıkılması zor bir hal aldı. 15 Mart 2011’i başlangıç tarihi olarak alırsak korkunç Suriye savaşı yedi yılını tamamladı ve sekizinci yılına girişiyor. Ülke harap olmuş durumda. Suriye İnsan Hakları İzleme Örgütü, devam eden iç savaşta şu ana kadar ölenlerin sayısının 500 bini geçtiğini, bunun yüzde 85’inin Suriye rejimi tarafından öldürülenlerden oluştuğunu açıkladı. Milyonlarca Suriyeli Türkiye’de, Lübnan’da, Ürdün’de ve başka ülkelerde göçmen durumunda. Ülkenin içinde yer değiştirmek zorunda kalan, evini, her şeyini kaybeden çok sayıda insan var. Bu korkunç tabloya rağmen tünelin ucunda ışık görünmüyor. Savaş belirli bölgelerde devam ediyor.
   2018 yılının Suriye’de dönüm noktası olacağı beklentileri ne kadar gerçekçi? IŞİD’in yenilgiye uğratılmasının barış olasılığını güçlendireceği beklentileri pek doğrulanmadı. BM ve Rusya öncülüğündeki farklı müzakere süreçlerinin yakında sonuç doğurmaları beklenmiyor ama bu süreçler devam ediyor. Esad rejimi ülkenin tümünü yeniden kontrol altına alma, “eski günlere geri dönme” beklentisi içinde. Rusya ve İran’dan aldığı destekle bunu gerçekleştirebileceğini düşünüyor. Bu hedefe ulaşmak için Doğu Guta’da sergilediği vahşet tüyler ürpertici. Farklı çıkarları olan bu kadar çok oyuncunun içinde yer aldığı bu karmaşık savaş yakında biter mi? Siyasal bir uzlaşı ortaya çıkar mı? Oldukça zor. Bunun faturasını öncelikle Suriye halkı ödüyor ve ödeyecek.
   Sekizinci yılına giren savaşta Beşar Esad rejimi, Rusya ve İran’ın kazanan taraflar olduğuna kuşku yok. Neden bu sonucun oluştuğu başlı başına bir tartışma konusudur. Obama yönetiminin kırmızı çizgilerinin aşılmasına göz yumması, Batı’nın tutarlı bir Suriye stratejisi geliştirememesi, Trump yönetiminin acemilikleri akla gelen bazı noktalar. Gün gele tarihçiler bunları inceleyecekler. Belli ki Suriye ABD için çok önemli değildi. Ama Rusya ve İran için çok önemli. Bu nedenle kazanmak için ne gerekiyorsa yaptılar. Tabii savaş bitmiş değil. Ama Esad için şimdi işler çok daha kolay. Muhalif güçlerin elindeki bölgeleri geri alma çabalarına devam edecek. Doğu Guta’da uyguladığı taktikleri, vahşeti, İdlib bölgesinde ve hâlâ kontrolünde olmayan diğer bölgelerde de uygulayacak. Daraa bölgesinde ilerlemeye çalışacak. Golan Tepeleri bölgesine fazla yaklaşmayacak. Putin, İran ve Hizbullah güçlerinin İsrail sınırına fazla yaklaşmamasını kabul etmişti.
   Suriye’de savaş devam ederken ülkenin yeniden inşası konusu da tartışılıyor. Ülkenin yeniden inşası için ne kadar para gerekecek? Bu konuda farklı tahminler var. Dünya Bankası 250 milyar dolar gerekeceğini tahmin ediyor. 400 milyar, hatta daha fazla miktarlardan söz edenler var. Batı ülkeleri Rusya’nın böyle parası olmadığını biliyorlar. Dolayısıyla Suriye’deki süreçleri ellerindeki ekonomik olanaklarla etkilemeyi hesaplıyorlar. Bu konuda ciddi hazırlıklar, planlama yapılıyor. Batı’nın bu hesapları tutar mı? Tutmayabilir. Şöyle veya böyle Suriye’nin yeniden inşası iştah kabartan bir konu. Bu işten büyük kârlar elde etmeyi bekleyenler var. Tabii yeniden inşanın başlaması için öncelikle savaşın bitmesi, siyasi bir anlaşmanın ortaya çıkması lazım.
   Ülkenin yeniden inşası ile birlikte akla gelen diğer konu Suriyeli göçmenler konusudur. Milyonlarca göçmen Suriye’ye geri dönecek mi? Bu sorunun cevabı öncelikle bulunacak siyasi çözümün içeriğine bağlı olacak. Eğer Beşar Esad diktatörlüğü aynen devam edecekse göçmenlerin büyük kısmı geri dönmeyecek. Niçin dönsünler? Ekonomik durum da bu açıdan etkili olacak. Savaş sonrasında ekonomiyi rayına oturtmak kolay olmaz. Irak örneği bunu gösteriyor. Irak’ın zengin petrol kaynakları olmasına rağmen ekonomisini düzeltebilmiş değil. Suriye’nin zengin petrol kaynakları yok. Dıştan gelecek sermayeye ihtiyaç duyacak. Belli ki Suriye halkının refaha kavuşması kolay olmayacak.
   Cenevre ve Astana-Sochi süreçleri önümüzdeki dönemde bir sonuç doğurabilir mi? Suriye’de akan bunca kan ve gözyaşı sonrasında siyasal bir geçiş olacak mı? Daha çoğulcu bir yapı oluşabilir mi? Yoksa bildiğimiz diktatörlük devam mı edecek? Bu sorulara cevap vermek zor. Çok sayıda dış aktörün olması işleri daha da zorlaştırıyor. Trajedi devam ediyor.
   Dileğimiz sekizinci yılına giren korkunç savaşın en erken zamanda sona ermesi ve Suriye halkının daha özgür koşullarda yaşamasıdır.

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 28 18 7 3 34 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 28 16 5 7 18 53
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 28 16 5 7 15 53
4 BİNATLI YSK 28 14 7 7 19 49
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 28 11 11 6 8 44
6 BAF ÜLKÜ YURDU 28 11 8 9 14 41
7 LEFKE TSK 28 12 5 11 11 41
8 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 28 13 2 13 2 41
9 CİHANGİR GSK 28 11 6 11 2 39
10 TÜRK OCAĞI LİMASOL 28 12 2 14 2 38
11 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 28 10 7 11 3 37
12 GENÇLİK GÜCÜ TSK 28 10 2 16 -25 32
13 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 28 8 7 13 -15 31
14 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 28 5 8 15 -32 23
15 YALOVA SK 28 5 7 16 -21 22
16 OZANKÖY SK 28 4 7 17 -35 19
yukarı çık