Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Dr. İsmail KEMAL

Dr. İsmail KEMAL

19.01.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Trump ve Amerikan kamuoyu

ABD’nin 45. Başkanı Donald Trump yarın yemin ederek göreve başlayacak. Trump’ın Beyaz Saray’a yerleşmesi hem ABD, hem de dünya için önemli bir olay. Herkes Trump’ın nasıl bir başkan olacağını merak ediyor. Özellikle dış politika konusunda ne yapacağı muamma. Bir kaç genel açıklama dışında somut bir program ortaya koymuş değil. Trump konusunda her ülkenin, herkesin kendine göre bir beklentisi var. Bu beklentilerin gerçekçi olup olmadığını zaman gösterecek. Amerikan siyasal yaşamında daha tutucu bir döneme girildiğine kuşku yok. Bunun hayata yansımaları nasıl olacak? Önümüzdeki dönemde göreceğiz. Trump bölücü bir kişilik. Ya Trump’ı beğenirsiniz veya beğenmezsiniz. Siyasal deneyimi olmayan, “dıştan” bir kişi Beyaz Saray’a girerken Amerikan halkın ne düşünüyor? PEW araştırma kuruluşu 4-9 Ocak tarihleri arasında bu konuyu araştırdı. İktidar değişirken Amerikalıların eğilimleri kuşkusuz bizi de ilgilendirir. PEW araştırmasının sonuçlarına kısaca göz atalım.

Trump başkan olurken ABD’ye yönelik dış tehditler konusunda Amerikalılar IŞİD’i birinci sıraya koyuyor. Her 10 Amerikalıdan sekizi (yüzde 78) IŞİD’in ülkeleri için büyük tehdit oluşturduğunu düşünüyor. Tehditler konusunda ikinci sırada siber saldırılar yer alıyor. Amerikalıların yüzde 71’i siber saldırıları ülkeleri için büyük tehdit olarak algılıyor. Üçüncü sırada yüzde 64’le Kuzey Kore’nin nükleer programı, dördüncü sırada (yüzde 54) Rusya ile gerginlikler, beşinci sırada (yüzde 52) Çin’in yükselen gücü yer alıyor. İklim değişikliğini ülkeleri için tehdit olarak gören Amerikalıların oranı yüzde 52. Irak ve Suriye’den gelen göçmenleri tehdit olarak görenlerin oranı yüzde 46. BM konusunda olumlu düşünenlerin oranı yüzde 62, olumsuz düşünenlerin oranı yüzde 31. İklim değişikliği dışında yukarıdaki veriler Trump’ın söyledikleri ile fazla çelişmiyor. Bu açıdan Trump dış politikasının öncelikleri konusunda bize bazı ipuçları verebilir. Trump da konuşmalarında IŞİD tehdidine vurgu yapıyor. Rusya’yı tehditten çok IŞİD’e karşı işbirliği yapabileceği partner olarak görüyor. Kısa süre sonra Putin’le ilk görüşmesini yapması bekleniyor. Çin’le ilgili söylemleri daha sert. Çin’e karşı Rusya’yı yanına alma politikası izleyecek gibi. Bu politikanın başarılı olması için Ortadoğu ve Ukrayna’da, Rusya’nın “yakın çevresinde” Putin’in taleplerini karşılaması gerekecek.

Demokrat Partililer ve Cumhuriyetçi Partililer bazında bakıldığında tehdit algılamalarının oranı değişiyor. Örneğin Demokratların yüzde 77’si iklim değişikliğini önemli bir tehdit olarak görüyor. Cumhuriyetçiler’de ise bu oran yüzde 25. Bilindiği gibi Donald Trump iklim değişikliğini reddenler arasında yer alıyor. Demek ki bu konudaki görüşleri partisi ile uyumlu. Trump yönetiminin iklim değişikliği ile mücadele konusunda nasıl bir politika izleyeceği en fazla kaygı uyandıran konulardan biri. Irak ve Suriye’den kaynaklanan göçmenler konusunda da iki partinin taraftarları arasında ciddi görüş farkı var. Demokratların yüzde 30’u göçmenleri tehdit olarak görürken Cumhuriyetçilerde bu oran yüzde 63. Trump ve Cumhuriyetçilerin görüşleri yine uyumlu. Trump çok net bir şekilde göçmenler aleyhinde konuşuyor. Meksika sınırına duvar dikmekten söz ediyor. Müslümanların ABD’ye girişini yasaklayacağını söylemişti.

PEW Amerikalıların Filistinliler ve İsrail konusundaki görüşlerini de araştırmış. Bu konuda da Demokratlarla Cumhuriyetçiler arasında farklılıklar var. Cumhuriyetçi Partililerin yüzde 74’ü Filistinlilerden çok İsrail’e sempati duyuyor. Filistinlilere sempati duyan Cumhuriyetçilerin oranı sadece yüzde 11. Bu veriler de Trump’ın İsrail yanlısı söylemi ile uyumlu. Trump, Tel Aviv’deki ABD elçiliğini Kudüs’e taşıyacağını söylüyor. Belli ki Trump yönetimi zaten hep İsrail yanlısı olan Amerikan politikalarını daha da İsrail yanlısı yapacak. Böylece İsrail-Filistin anlaşmazlığı daha da içinden çıkılmaz hale gelecek. İsrail’in Filistin topraklarında yerleşim yerlerini genişletme çabaları ivme kazanacak. Demokrat Partililer İsrail ve Filistinlilere sempati konusunda bölünmüş durumda. Demokratların yüzde 33’ü İsrail’e, yüzde 31’i Filistinlilere daha fazla sempati duyuyor. Geçen yılın Nisan ayında İsrail’e sempati duyan Demokratların oranı yüzde 43’tü. Demek ki yüzde 10’luk bir düşüş söz konusu. Demokratların yüzde 60’ı İsrail-Filistin anlaşmazlığına iki devlet temelinde barışçı çözüm bulunabileceğini düşünüyor. Cumhuriyetçilerin yüzde 49’u iki devletli çözümün mümkün olmadığını düşünüyor. Bunun mümkün olduğunu düşünen Cumhuriyetçilerin oranı yüzde 44.

Trump dönemi başlarken iyimser olmak çok zor. Dünyayı zor bir dönem bekliyor.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.