Akacan Holding
Dr. İsmail KEMAL

Dr. İsmail KEMAL

16.02.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Yoğun bakımdaki Yunanistan

Her nedense Yunanistan’ın karşı karşıya olduğu ekonomik sorunlar pek gündeme gelmiyor. Halbuki konu sadece Yunanistan açısından değil, Euro bölgesi ve AB açısından da çok önemli ve güncel. Financial Times gazetesi yazarı Tony Barber, Yunanistan’ın Euro bölgesinde geçirdiği yıllar için tıbbi metaforların uygun olduğunu yazdı. “Yunanistan her zamanki kadar hasta ve acıları devam ediyor” başlıklı yazısında Tony Barber, ülkenin Euro bölgesinde “mali yaralıların” tedavi gördüğü hastanede sekizinci yılına girmekte olduğunu hatırlattı. Peki 7 yıllık tedavinin “Hastaya” bir faydası oldu mu? Herkes kabul ediyor ki olmadı. Yunanistan eski maliye bakanlarından Yannos Papandoniou, şimdi kamu idaresi, sağlık, eğitim, adalet sistemlerinin geçmişten daha kötü durumda olduğunu yazdı. Papandoniou, “Carnagie Europe” düşünce kuruluşu sitesinde yer alan “The Threat of

Grexit Returns” başlıklı yazısında Yunanistan’ın Euro bölgesini terk etmesi hayaletinin yavaş yavaş Avrupa siyasetine geri döndüğünü yazdı. Papandoniou’nun aktardığı verilere göre Yunanistan 7 yıllık sürede GSMH’sının dörtte birini kaybetti. İşsizlik yüzde 23 oranında. 2009’da kriz patlak verdiği zaman Yunanistan’ın devlet borçları GSMH’nın yüzde 126.7’siydi. Şimdi bu oran yüzde 176.9’a ulaştı. Almanya Maliye Bakanı Wolfgang Schäuble ise, Yunanistan’ın Euro bölgesi içinde kalarak borçlarını ödeyemeyeceğini söyledi. 7 yıldır yoğun bakım bölümünde olan hastanın iyileşeceği yönünde belirtiler yok. Yani tünelin ucunda ışık yok. Tedavinin faydalı olmadığını kabul etmeden, aynı tedavi yöntemini sürdürerek sonuç almak mümkün mü? Aynı tedaviye devam etmenin hastanın acılarını artırmaktan başka bir işe yaramadığı ortada. Bu gerçeğin kabul edilmesinin önünde siyasi engeller var.

Yunanistan için ilk kurtarma paketi 2010 yılında uygulamaya kondu. Şimdi, Uluslararası Para Fonu (IMF), Avrupa Merkez Bankası ve Euro bölgesi tarafından sağlanan üçüncü kurtarma paketi uygulamada. Üç kurtarma paketi ile Yunanistan’a toplam 260 milyar Euro kredi verildi. Yunanistan’ın toplam borcu 330 milyar Euro civarında. Peki, Yunanistan bu borçları ödeyebilir mi? IMF’ye göre ödeyemez. IMF’nin yaptığı hesaplamalara göre 2060’ta Yunanistan’ın borçları GSMH’nın yüzde 275’ine ulaşacak. Peki bu durumdan kurtulmanın çaresi ne? Herkes biliyor ki çare ya Yunanistan’ın borçlarının silinmesi, ya da ülkenin Euro bölgesinden ayrılmasıdır. Euro bölgesinden ayrılma alternatifini Almanya Maliye Bakanı Schäuble savunuyor. Schäuble, Lizbon Anlaşması’nın borç azaltma veya silmeye olanak vermediğini söylüyor. IMF de borç silmekten söz etmiyor. Ödeme koşullarının kolaylaştırılmasını öneriyor. Yunanistan’ın resmi politikası Euro bölgesinde kalma yönünde. Ayrılma alternatifi tartışmaları var ve belirli kesimlerde taraftar buluyor ama hükümet Euro’da kalmaktan yana. AB yetkilileri de siyasi nedenlerle Grexit’e sıcak bakmıyor. Birliğin karşı karşıya olduğu sorunlar, bu yıl Avrupa’da yapılacak seçimler (Hollanda, Fransa, Almanya) göz önünde bulundurulduğunda Grexit’ten korkuluyor. Bu durumda hastaya şimdiye kadar uygulanan ve sonuç vermeyen tedaviye devam etmekten başka alternatif kalmıyor. Şimdiki 86 milyar Euro’luk kurtarma programı Ağustos 2018’de sona erecek. Büyük olasılıkla dördüncü bir kurtarma programı gerekecek.

Kısa vadede önemli olan, Yunanistan’la kredi verenler arasında devam eden pazarlığın anlaşmayla sonuçlanmasıdır. Anlaşma olmazsa kriz yaşanacak ve büyük olasılıkla Yunanistan erken seçimlere gidecek. Grexit ciddi şekilde gündeme girecek. Yunanistan yetkilileri anlaşmaya varılacağı konusunda iyimser görünüyor. Avrupa Bakanı Yorgos Katrougalos, 20 Şubat’ta yapılacak Eurogroup toplantısına kadar anlaşmaya varılabileceğini söyledi. Başbakan Tsipras, ülkesinin “Avrupa için fedakarlık yaptığını” söylüyor ve Almanya ile IMF’ye “Ateşle oynamaktan vazgeçin” çağrısı yapıyor. Tsipras ve partisi Syriza’nın siyasi geleceği krediler konusunda bir anlaşmaya varılıp varılmayacağına bağlı. Erken seçimlere gidilerse sonucun ne olacağını kimse bilmiyor. Tony Barber “Kredi verenler büyük olasılıkla kendi aralarında ve hasta ile bir uzlaşı bulacaklar” diye yazdı. Aksi takdirde sonuçlar ne AB, ne de Yunanistan için iyi olur. Temmuz’da ödenmesi gereken 7.4 milyar Euro borç ödenemezse ülke iflas etmiş olacak. Barber’in deyimiyle hasta yaşam destek makinesine bağlanacak ve belki en zor ameliyat olan Grexit gündeme gelecek. Seçimler yılında Avrupalılar böyle bir şey istemez.

Yunanistan’ın acıları daha uzun süre devam edecek gibi. Bunda hem kredi verenlerin, hem de ülkeyi yönetenlerin sorumluluğu var. Önümüzdeki günler, haftalar “Hasta” açısından çok kritik olacak.
 

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

  • Ahmet H. Uluçay
    16.02.2017

    yoğun bakımda bile EGRE'de Türkiye'ye ait 17 adacığı işgal etmiş, ya yoğun bakımda olmasaydı

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.