KıbrısFm
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Dyt. Tünay  TUĞCAN

Dyt. Tünay TUĞCAN

15.05.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Yemek davetleri ve diyet

Bu hafta sizlere özel bir yazı yazmak istedim... Yaz aylarına yaklaştığımız günlerde sıkça yapılan davetlerden dolayı zayıflama diyetlerinde konsantrasyonumuz sıkça bozulup, diyetimi yine bozdum düşüncesiyle moral bozukluğu yaşıyoruz.

Cuma akşamı arkadaşlarınla yemek, cumartesi gecesi bar veya meyhane, pazar için brunch sözü derken diyette olduğunu unutanlardan mısın? Hepsi üst üste geldi diyetimde bu davetler ile nasıl kilo yönetimimi sağlayacağım diye düşünüyorsan bu hafta köşemde senin için birkaç fit davet önerileriyle bu olayı açıklığa kavuşturacağım.

Öncelikle, karşılaşabileceğiniz zorlukları düşünün, örneğin:

•Yüksek kalorili yiyecek çeşitleri

•Yemeniz konusunda olası sosyal baskılar

•Ekstra yiyeceklerin varlığı (örn: sıcak başlangıçlar, yemek sonrası tatlı ve çikolatalar)

•Alkol

Geçmişte bu tür durumlarla nasıl başa çıktığınızı gözden geçirin

Restoranlar: Eğer mümkünse, restoranın seçilmesi sürecine katılın. Yemeğinizin ekstra tereyağı olmadan ve ayrıca yediğiniz miktar üzerinde kontrolünüz olması amacı ile sos ve yan ürünlerin ayrı olarak servis edilmelerini ya da ana yemeğin ekstra sebze ve salata ile daha ufak bir porsiyonla getirilmesini isteyin. Fix menülerden uzak durun. Kilo vermek isteyen insanlar için iyi seçimler içermeyebileceği gibi parasını önceden ödediğiniz bir yemeğe direnmeniz zor olabilir. Tatlı yerine taze meyve isteyebilirsiniz ya da tatlınızı masa arkadaşınıza ikram edebilirsiniz.

Açık büfe: Tabağınıza herhangi bir şey koymadan önce sizin için uygun olan yiyecekleri belirleyin. Öncelikle gerçekten yemekten zevk alacağınız bir kaç yiyeceği belirleyin ve bunun yanında düşük kalorili örneğin; salata ya da sizi tok tutabilecek kısır, kuskus (yoğurt veya cacık ile birlikte) gibi yiyecekleri tercih edin. Büyük porsiyon yemek tabağı yerine kullanılabilecek daha küçük porsiyon tabağı tercih edin. Açık büfe masasına, oturarak yediğiniz bir öğün gibi yaklaşın ve yalnızca bir kere gidin ve de seçtiğiniz yemekler biter bitmez tabağınızı masadan kaldırın. Eğer yiyecekleri gördüğünüzde dayanamayacağınızı düşünüyorsanız alternatif olarak, bir başkasından size yemek getirmesini de isteyebilirsiniz.

Ne olursa olsun davete asla aç gitme! Açık büfede doğru seçim yapmak ve ikramlarla aralarda dolaşan garsona ‘hayır’ demek zor biliyorum ama imkânsız değil. Bu konuda kendini güvende hissetmek istiyorsan davetten yaklaşık 1-2 saat önce kompleks karbonhidrat ve süt ürünü içeren bir ara öğün tercih edin:

-1 su bardağı tarçınlı yarım yağlı süt ve 3 adet yulaflı bisküvi

-Meyveli yulaflı yoğurt

-3 adet grissini ve diyet üçgen peynir

-Diyet ayran ve 5 adet kepekli bisküvi ile kan şekerini dengeleyebilir ve daha tok hissetmeni sağlayabilirsin

“Gözden uzak olan gönülden de uzak olur unutma”: Yani diyeceğim şu ki davete adımını atar atmaz kendinize açık büfe, bar ve özellikle tatlı büfesi alanından en uzak yeri seç işe yarayacak göreceksin.

Davete yemeğe gidiyorum mantığıyla yaklaşma!: Birçok birey için maalesef ki durum bundan ibaret ‘davet=yemek’. Bu algıyı oraya girdiğin andan itibaren diyette olduğunu unutmayarak kırmalısın. Unutma senin seçimin senin kararın! Seçimlerin doğru olursa bu geceyi diyetine hiç zarar veremeden atlatabilirsin. 

Davetlerde alkol olmazsa olmazlardan... Peki sınırı ne olmalı?: Alkol alacaksan 1 kadeh şarap için 2 dilim ekmeğini programından düşmelisin... Kalori alımını kontrol etmek açısından maksimum rakam; kadınlarda 1 kadeh; erkeklerde 2 kadeh gibi düşünülebilir. Alkol olarak, cin&soda veya cin&light tonic, kırmızı veya beyaz şarap ilk başta tercih edebileceğin alternatiflerini oluştursun...

Evinizdeki davetler: Konuklarınıza yüksek kalorili ve çok yağlı yemekler hazırlamak zorunda olup olmadığınızı gözden geçirin. Pek çok insan kilosuna sağlık nedenleri ile dikkat ettiği için, az yağlı bir menü misafirler tarafından da hoş karşılanacaktır. Tek çeşit yiyecekler çözüm olacaktır. Ayrıca hamur işi ve börek seçenekleri yerine, zeytinyağlıları; tatlı yerine taze meyveleri tercih edin. Böylece arta kalan yemeklerin kilo kontrolünüze ek yük getirmesini önlemiş olursunuz. Eğer yemek yaparken atıştırmak gibi bir alışkanlığınız varsa, sakız çiğnemeyi deneyebilirsiniz.

Fast-food tercihleri: Fast food beslenmenin ana nedeni, yemek yemek için zamanın yeterli olmamasıdır. Fast-food besinlerin en büyük özelliği, yüksek miktarda doymuş yağ ve buna bağlı olarak da yüksek kalori içermeleridir. Bu grupta sadece hamburger, pizza gibi yiyecekler değil döner gibi ekmek arası yiyecekler ve simit de yer almaktadır. Bu tarz yiyeceklerin tüketilmesinde dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır:

İlk olarak sıklığı önemlidir. Haftada bir-iki öğünden fazla bu tür besinler tüketilmemelidir.Çok fazla miktarda doymuş yağ içerdiğinden kalp ve damar sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir. Bu tür besinler seçilirken porsiyona dikkat edilmelidir. Büyük menü seçimlerinden uzak durun. İçecek seçimlerinizi light olanlardan ya da ayrandan yana kullanın. Pizza seçimlerinde orta boy olanları tercih edin ve pizzanızı arkadaşınızla paylaşın. Ek malzemeleri seçerken mısır ve zeytin gibi yüksek kalorili besinler yerine mantar, bezelye, soğan gibi düşük kalorili olanları tercih edin. Sizin yemeğiniz bittiği halde bulunduğunuz topluluktaki insanlar yemeye devam ediyorlarsa, ortama eşlik etmek için salata tercih edebilirsiniz. Salata soslarını ve yağları ayrı isteyin. Böylece içine giren yağ miktarını kendiniz ayarlayabilirsiniz. Dışarıda yenen ekmek arası dönerlerin de fast-food beslenmede önemli bir yeri olduğunu unutmayın. Özellikle yoğun karbonhidrat tüketimine yol açtığı için ekmek arasına konulan yan ürünler(et ve salata dışındakiler) seçilirken patates ve Rus salatası gibi karbonhidrat ve yağdan zengin besinler yerine, domates, marul ve salatalık gibi posa miktarı yüksek besinler seçilmelidir.

• Gelelim son ve en önemli maddeye ertesi gün ne olursa olsun diyetine tekrar adapte ol ve o davetin diyetini sabote etmesine izin vermemelisin. Ertesi gün daha hafif yemekler; salatalar, zeytinyağlı/haşlanmış sebzeler menünde mutlaka bulunsun. Karbonhidrat tüketimini (ekmek, pilav ve makarna) sınırla. Su tüketimini ise mutlaka 3 litreye çıkartmalısın.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.