Güngut
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Dyt. Tünay  TUĞCAN

Dyt. Tünay TUĞCAN

06.03.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Yeterli ve dengeli beslenmek nedir?

Beslenme; açlık duygusunu bastırmak, karın doyurmak ya da canının çektiği şeyleri yemek içmek değildir. Yeterli ve dengeli beslenme, vücudun büyümesi, yenilenmesi ve çalışması için gerekli olan enerji ve besin öğelerinin her birinin yeterli miktarlarda alınması ve vücutta uygun şekilde kullanılması sağlığın korunmasında ve hastalıkların önlenmesinde yeterli ve dengeli beslenme önemli rol oynamaktadır.

İnsanın hayatını sürdürebilmesi için 50’ye yakın besin öğesine gereksinimi vardır. Büyümek, sağlıklı ve üretken olarak uzun süre yaşamak için bu besin öğelerinin her birinden bireysel ihtiyaçlara göre her gün belirli bir miktar alınması gerekir. Besin öğelerinin herhangi biri alınmadığında, gereğinden az ya da çok alındığında, büyüme ve gelişme engellenmekte, sağlık bozulmaktadır.

Yeterli ve dengeli beslenme; besleyici değerleri yönünden dört besin grubu altında toplanan besinlerin yeterli miktarda tüketilmesi ile sağlanır. Bir grup içinde yer alan besinler birbirlerinin yerini tutar. Bunlar; süt grubunda yer alan; süt, yoğurt, peynir, et grubunda yer alan; et, tavuk, balık, yumurta, kuru baklagiller, tahıl grubunda yer alan; ekmek, bulgur, makarna, pirinç, mısır, tarhana vs sebze ve meyve grubudur. Bu besinlerin önerilen tüketim miktarları kişiye özgü olarak değişmektedir. Bireyin yaşı, cinsiyeti ve fiziksel aktivite durumu bunu etkilemektedir.

Sağlığın korunmasında ve hastalıkların önlenmesinde yeterli ve dengeli beslenme temeldir.

Yeterli ve dengeli beslenen kişilerin görünüşü şöyle tanımlanabilir:

- Sağlam bir görünüş,

- Hareketli ve dikkatli bakışlar,

- Muntazam, pürüzsüz, hafif nemli ve hafif pembe bir cilt,

- Canlı ve parlak saçlar,

- Kuvvetli, gelişimi normal kaslar,

- Düzgün, iyi gelişmiş kol ve bacaklar,

- Sık sık baş ağrısından şikayet etmeyen, iştahlı, çalışmaya istekli kişilik,

- Vücut ağırlığı, boy uzunluğuna ve yaşına göre orantılı,

- Zihinsel, ruhsal ve sosyal gelişimi normal, devamlı çalışabilen bir kişiliktir.

Yetersiz beslenme

Besin öğeleri vücudun gereksinmesi düzeyinde alınamadığında, yeterli enerji oluşmadığı ve vücut dokuları yapılamadığında ise "Yetersiz beslenme" ortaya çıkabilir.

İnsan gereğinden yemek yerse, besin öğelerini de fazla alır. Çok alınan bazı besin öğeleri vücutta yağ olarak birikir ve sağlık için zararlı hale gelir. İnsan yeterince yemesine karşın, uygun seçim yapamadığında ya da yanlış pişirme yöntemi uyguladığında besin öğelerinin bazılarında kayıplar olur. Besin öğeleri vücut çalışmasındaki işlevlerini yerine getiremez, sonuçta yine sağlık bozulur. Bu durumların hepsine birden “Dengesiz beslenme" denir.

Yetersiz ve dengesiz beslenen bir kişinin vücudu mikroplara karşı dayanıklı değildir, kolay hasta olur, zor iyileşir. Herhangi bir besin öğesinin yetersiz alınması durumunda vücutta o besin öğesinin görevi yerine getirilemeyeceğinden vücut çalışması aksamakta ve hastalıklar baş göstermektedir. Dengesiz beslenme insanın çalışma, planlama ve yaratma yeteneğini düşürür. Sağlıklı insan üretken insandır. Sağlığın temeli de yeterli ve dengeli beslenme ile atılır.

Yetersiz ve dengesiz beslenme yüzünden zihnen ve bedenen iyi gelişmemiş, yorgun, isteksiz ve hasta bireyler toplum için güç ve kuvvet değil, bir yüktür.

Yetersiz ve dengesiz beslenen kişilerin görünüşü şöyle tanımlanabilir;

- Hareketleri ağır, isteksiz, eğilmiş bir vücut,

- Şişkin bir karın,

- Ciltte çeşitli yara ve pürüzler,

- Sık sık baş ağrısından şikayet,

- İştahsız, yorgun, isteksiz bir kişiliktir.

Zihinsel gerilik, hal ve hareketlerde dengesizlik ileri aşamadaki yetersiz beslenmenin işaretlerindendir. Vücut ağırlığının boy uzunluğuna ve yaşa göre fazla olması yani şişmanlık (obezite) da, genellikle dengesiz beslenmenin belirtisidir ve bir hastalık olarak kabul edilmektedir. Bir toplumdaki bireylerin yeterli ve dengeli beslenip beslenmediklerine sadece dış görünüşüne bakarak karar vermek doğru değildir. Toplumdaki bireylerin beslenme durumları bilimsel yöntemlerle saptanabilir.

Yetersiz beslenmenin etkilediği grupların başında bebek ve çocuklar, gençler, doğurganlık çağındaki kadınlar, hamile ve emzikli anneler, yaşlılar ve işçiler gelmektedir. Dengesiz beslenmenin nedenleri araştırıldığı zaman, beslenme bilgisi yoksunluğunun büyük önem taşıdığı görülmektedir. Bu bakımdan dengesiz beslenmenin önlenmesinde beslenme eğitimi ile sağlıklı beslenme bilincinin kazandırılması büyük önem taşımaktadır.

Yeterli ve dengeli beslenme önerileri

•Doymuş yağ (tere yağ, kuyruk yağı) oranı yüksek besinleri daha az tüketin.

•Yeterli miktarda doymamış yağ (ayçiçek, mısırözü, soya, fındık, zeytinyağı) almaya dikkat edin.

•Haftada en fazla 2 kez yağlı kuzu eti yerine yağsız dana eti veya kıymasını, haftada en az 1-2 kez kuru baklagiller (nohut, mercimek, fasulye gibi), haftada en az 1-2 kez balık ve diğer günler tavuk özellikle tavuğun göğsünü tercih ediniz.

•Süt ve süt ürünleri de (yoğurt, peynir vb.) tüketilmeli fakat bunlarında az yağlı olmalarına dikkat edilmeli.

•Yemeklerinizi haşlama, fırında pişirme veya ızgarada pişirme yöntemleriyle pişirirseniz yemeğe eklenecek yağıda azaltmış olursunuz.

•Aşırı şekerli besinlerden kaçınmalı ve hatta çay, kahve gibi içecekler şekersiz içilmeli veya şeker miktarı azaltılmalıdır.

•Besinlerden aldığımız günlük tuz miktarı 5 gramı (bir tatlı kaşığı) geçmemelidir. Bu miktara yemeklerden, ekmekten, içeceklerden aldığımız tuz miktarı dahildir. Tuz tüketimi ile yüksek tansiyon arasında ilişki bulunmaktadır. Yüksek tansiyonu olanlar doktorlarının tavsiyesine göre ya hiç tuz kullanmamalı ya da miktarını azaltmalıdır.

•Mutlaka güne kahvaltınızı yaparak başlayınız.

•Gece boyunca besin alımı olmadığından beyniniz sabah kalkınca enerjiye ihtiyacı vardır. Daha sonra besin alımınızı kahvaltıdan başlayarak gün içine yaymanız daha etkin kalori yakmanıza neden olur.

•Öğünlerinizi önceden belirleyiniz. Mümkünse yediklerinizi 3 ana öğün, 3 ara öğüne bölün az ve sık besleniniz.

•Günde 2-2,5 litre su içiniz

•Yiyecekleri iyice çiğneyiniz.

•Her yemek yediğinizde midenin 1/3’ünü boş bırakın. Tam olarak dolu mide sağlığımızın zaman içinde bozulmasına, erken yaşlanmaya neden olur. Midenizi katı besinlerle doldurmayınız. Katı besinlerle dolu mide içeriğinin gerekli mide öz suyu her tarafa dengeli ulaştırması güçleşir ve sindirim zorlaşır.

•Düzenli yemek yiyenler daha dengeli ve sağlıklı beslenmekte ve ideal kilolarını korumaktadırlar.

•Zihinsel faaliyetlerin gerektirdiği enerji kaynaklarının en önemlilerinden biride meyvelerdir. Beynin oksijen dışındaki tek enerjisi glikozdur. Glikoz meyvelerde hazır halde bulunur. Diğer besinlerle alınan şeker midede yakılarak glikoza çevrilir. Bu nedenle meyveleri aç karnına yemeliyiz. Meyveler yemeklerden en az 2 saat veya 3 saat sonra alınmalıdır. Mide doluyken alınan meyveler midede kalıp besin değeri kaybolup orada mayalanacağı için bütün sindirim sistemimizi yorar.

•Vücudumuzda dakikada 10 milyon hücre ölür ve bir o kadarı da yenilenir. Ortalama 100 günde (beyin ve sinir hücreleri hariç) bütün vücudumuz yenilenir. Düzensiz kötü beslenme yenileme sistemini aksatır. Cildiniz canlılığını, tazeliğini kaybeder ve en önemlisi hastalıklara açık olursunuz. Yorgunluk, çabuk yorulma, baş ağrısı olabilir. Düşünce ve hafıza sistemi bulanıklaşır.

•Bu nedenlerden dolayı düzenli ve sağlıklı beslenmeye dikkat etmeli ve yemek için yaşamamalı sadece yaşamak için yemeli görüşünü benimsemeliyiz!

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.