HUNKAR SAG GIYDIRME
8 MART ÖZEL
Emin AKKOR

Emin AKKOR

02.03.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Devlet nasıl soyuluyor?

Ülkeyi yönetenlerin toplumsal sorunlara çare üretmekten çok, kişisel ya da yandaşlarına rant sağlamayı daha önceliklerine aldıklarının birçok örneğine tanık olduk.

İzledikleri politikalar da maalesef bunun ispatı.

Devletin soyulmasıyla ilgili birçok yöntemler uyguluyor iktidar koltuklarında oturanlar.

Bunlarla mücadele etmediğimiz ve buna yeltenenleri hukuk ve siyaset arenasında cezalandırmadığımız için artık ülke gözümüze soka soka soyuluyor.

Rüşvet itirafları meclis kürsüsüne taşınacak şekilde rezaletleşir, ama hesabını veren olmadığı gibi meclis bu utanç tabloyu arşivlerine terk eder.

Son günlerde Güzelyurt Hastanesi ihalesiyle ilgili ortada gezinen iddialar ve yapılan ithamlar rüşvet tartışmalarının içinde bulunmanın rahatlıkla ifade edildiği yeni bir boyuta taşıdı.

Devlet ihalelerinde yaşanan doğallaşmış çirkinliklerle ilgili örnek veren Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Serdar Denktaş, “Benden talep edildi… Kazanan firma versin üçer yüz; bir şeyler de bitsin bu iş diye… Bana söylendi daha kime söylenecek” dedi.

Denktaş “7 tane müteahhit girerse 6 tanesi aslında daha girmeden ihaleyi kimin alacağını bilir. İhaleden elde edilen kazanç diğer, beşe veya 6’ya dağıtılır bir kısmı da ihaleyi alan kişi alır” söylemi eminim bu satırları okuyan kimseye yabancı gelmemiştir.

Biliyor, kanıksıyor ve normalleştirip sohbetlerimizde bir not olarak aktarır geçeriz…

Ve, işte bu noktada bu bakanın yanında seslendirilirse yargı süreci hemen başlar şeklindeki beklentimiz hayat bulmaz tabii ki…

Bu tartışmada eteğindeki taşları dökenlerden biri de Müteahhitler Birliği Başkanı Cafer Gürcafer. Belgeli olarak verilen rüşvetleri mali polisle paylaşmaya hazır olduklarını ilan ediyor. Bunu yapar ve kamuoyunu da bilgilendirir umarım…

Vakıflar Müdürü İbrahim Benter’in kalp rahatsızlığını siyasi baskılara bağlayan haberler okuyoruz. Bu baskının, Vakıflar İdaresi’ne ait olan Çıkarma Plajı’nın Altınbaş’a verilmesi şeklinde olduğunu herhalde bilmeyen kalmamıştır.

Bu büyük rüşvet iddiaları ışığında bakanların yandaşlarına para kazandırmak için yaptıkları bizim için büyük, onlar için küçük “devleti soyma” girişimlerine bir örnek vererek yazıyı noktalamak isterim.

Geçmiş hükümet döneminde yaşanan ama yeni öğrendiğim bir olay bu.

Bir okulun boyanması için gerekli malzemeleri tespit eden yönetim, bakanlığa listeyi sunar. Bakanlıktan ertesi günü olumlu yanıt gelmesi şaşkınlıkla karşılanır. Alışılmışın dışında…

Ve talep edilen ürünler okulun bulunduğu bölgenin zıttı bir kentte yer alan hırdavatçının faturasıyla teslim edilir.

Niye ilgili boyanın ana noktası veya okulun bulunduğu kentten değil de çok uzaklardan bir bayi tercih ediliyor sorusunun yanıtı erken bulunuyor.

Okula teslim edilen boya malzemelerinin piyasa fiyatının 5 kat daha fazlasına faturalandırılması bir yana bu fahiş kârı elde eden hırdavatçı da tabii ki bakanın bölgelisi.

Bölgelisi ya da partilisine rant sağlayacak diye benzer ölçekteki 5 okulu boyayabileceği bir meblağı bir kişinin hanesine kâr bırakmayı tercih eden ilgili bakanın hem kendisinin hem de başka bakanların da benzer girişimleri devam ediyormuş.

Peşkeş, rüşvet ve devlet imkanlarının toplumsal düşünmeden harcandığı örnekleri geçtiğimiz yıllara göre daha sık duyuyor ve tartışıyor olmamız, devletin göz göre göre soyulduğunu gösterir oldu.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.