KıbrısFm
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Emin AKKOR

Emin AKKOR

02.02.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Elektrik Kurumu’nda pis kokular

Elektrik Kurumu yönetim kurullarında her dönem hoş olmayan iddiaları duyuyoruz, yazıyoruz ama düzeldiğini göremiyoruz.

Maalesef, kurum yönetimine giren bazıları belli rantlar peşinde koşarken sayıları daha az olanlar (ancak 1-2 kişi) da kurumu koruma pozisyonuna bürünüp fedailik yapıyorlar.

Fedailer, ranta yolsuzluğa dur deme mücadelelerinde en büyük kösteği de partilerinden görüyorlar. Çünkü kendilerini oraya atayanların, kurumun etkin, adil ve kâr edebilir şekilde yönetilmesi dertleri değil. Onların derdi, siyasi gelecekleri için kendilerine katkı verenlerin taleplerinin yerine getirilmesi. Her dönemde bunun örnekleri basına haber olarak yansıyor.

Elektrik Kurumu, maalesef bugün de aynı durumda. Yönetim kurulu kararlarının dışında uygulamalara yönelen yönetime hesap soranlar ötekileştirilip, etkisizleştirilmeye çalışılıyor.

El-Sen basın toplantısıyla sorunlara bana göre yüzeysel “gecikmeli” olarak ses çıkarırken, ayyuka çıkan usulsüzlükle ilgili iddialar hakkında mücadele başlatır inşallah, iş işten geçmeden.

Yönetim Kurulu’nun gündemine gelmeyen konuların yönetim kurulu kararı gibi yansıtıldığı iki taze örnek var ki, oradaki tabloyu daha net görmemize katkı sağlar.

Kurum yönetim kurulu başkanı ve müdür, salı günü dört aydır çalışan işçilerin amirlerine ilgili kişilerin artık işe gelmemesini söyler ve bu, bir anda UBP cephesinde hükümet krizi şeklinde yansır. Çalışanların aileleri tanıdıkları UBP’li yetkilileri arayarak hem bilgi almaya hem de çalışanların işe devamını sağlamak için baskı kurmaya yönelirler. DP kanadının imza vermediği için 4 ay önce işe alınanların işine son verildiği ve DP ile bu işin daha fazla gidemeyeceği haberi hızla tüm örgütlere yayılır. Buradan bir kriz yaratılarak yönetim kurulunun yapısının değiştirilmeye çalışıldığını anlamak uzun sürmedi. Bu kişilerin işten durdurulmasının yönetim kurulu gündemine bile gelmediği gerçeği ortaya çıkıyor. Ve kişiler işlerine devam ediyor.

Neden böyle yapıldığını sorgulamaya başladığımızda altından çok çirkin iddialar çıkıyor, ispatlandıkça onları da bu sütunlardan paylaşacağız.

Yaratılmaya çalışılan bu kriz tutmayınca bir anda bir otele 9 milyon TL’lik borcun neden ve hangi yetkiyle silindiğini soran UBP’li Yönetim Kurulu üyesi Nuset İlktuğ, cevabı Bakanlar Kurulu tarafından görevine son verilerek alıyor.

El-Sen’in bu konudaki pozisyonu da rahatsız edici boyutta maalesef. Yönetim kurulu üyeleri borç silmeyi kimin tarafından, hangi yetkiyle yapıldığını sorup cevabını alma yerine görevden alınırken, sendika basın toplantısında kararın yönetim kurulu kararı olduğunu ifade ediyor. Yönetimde temsilcisi bulunan sendika, neden böyle bir pozisyona girdiğini açıklamak zorundadır.

Elektrik Kurumu’nda yaratılan krizlerden beslenme anlayışından uzaklaşılmadığı sürece, bu tür örnekleri sık sık yaşamaya devam edeceğimiz gibi, kurum da yıpranıp değersizleştirilerek, ucuza özelleştirilen bir ranta dönüşecek.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.