KTV
  • 31 Ağustos 2017, Perşembe 9:45
EminAKKOR

Emin AKKOR

İyileştirmeye yanaşmadığımız yaramız: Bürokrasi

Kamu hizmetinde hepimiz yakın tarihte karşılaştığımız bürokratik sorunları bir çırpıda sayabiliriz.

Düşündükçe buna yenilerini ekler, etrafımızdan duyduklarımızı da uladığımızda ardı arkası gelebilecek kadar çoktur.

Yıllardır yaşanan bürokratik sorunlar hep dillendirilir, herkes bir şekilde mağdur olmuştur. Ama bu çarpıklığı düzeltebilme adına maalesef bir adım atılmıyor.

Kime sorsanız “bundan rahatsızım” yanıtı alırsınız. Hükümetler ve kamu çalışanları dahil.

Bürokratik sorunları ‘sistem’ sorunu olarak görme yanında iki açıdan ele almak gerek. Birincisi işleyiş, ikincisi de kamu görevlileri.

Yasalar ve tüzüklerden kaynaklanan bürokratik zorlukların tespiti ve bunların minimize edilmesinin bir yasama yılında olabilecek kadar kolay olduğunu düşünüyorum. Yıllardır dilimizden düşürmediğimiz ve her an hayatımıza girecek şeklinde kandırıldığımız e-devlet, işleyişle ilgili sıkıntıları minimize edecek bir süreçtir.

Devlet dairelerindeki çalışma anlayışı ve seçim kaygısıyla partiliyi üzmeme anlayışının yansıması olarak kangrenleşen ve maalesef birçok kesim tarafından da kabullenilen yapılar var.

Bürokratik kargaşanın içinde bence en zor durumda olan sendikalardır. Üyeler hep bireysel menfaatler peşlerinden koşarken, sürekli olarak istifa edip başka sendikaya üye olacağı tehdidiyle dönem dönem sendikaları da yanlışa itiyorlar. Ama doğruda direten sendikalar uzun vadede kazanan olacaktır diye inanıyorum.

Bürokratik sorunların personelden kaynaklı bölümüne baktığımızda verimsizliğe uzanan sebepleri görürüz.

Öncelikle liyakat düzeyine göre istihdam yapılmaması ve torpille kamuda iş sahibi olanın torpilinin emekliliğe kadar süreceği anlayışını hep hissetmesi ve hissettirmesi dokunulamayan en ciddi yaradır. Dairesindeki işlerin yoğun olduğundan dolayı orada çalışmak istemeyen torpilli; iş yükü daha hafif, unutulmuş bir daire, ya da evine en yakın noktaya geçebiliyor. Bu da personel fazlası olan dairelerde yığılma, ihtiyaç duyulan dairelerde ise kaos getiriyor.

Buna bir de altyapısı iyileştirilemeyen daireler eklenince vatandaşın mağduriyeti kat kat artıyor. En acı örnekten devam edersek, seyrü seferini uzatmak isteyenlerin bunu internet başından kredi kartı ile yapabilmesinin çok kolay olduğu teknolojik bir devirde 2-3 saatini dairede, bazen işlem yapılan salon sığmadığı için bina dışında sıcakta beklemek zorunda bırakılmasına daha ne kadar seyirci kalınacak.

Personel kaynaklı ciddi sorunlardan biri de raporlar ve izinlerden oluşturulan bir kombinasyonla uzun süreli izin imkanlarını yılda çok kez tekrarlamak.

Bayram tatili, pazartesi ve salı günü alınan izinler ya da raporlarla birleştirilmesinin kamuda işleri nasıl aksattığıyla ilgili haberleri okumuşuzdur. Bu bölümdeki personelin birbirleriyle koordineli şekilde bu yöntemi uyguladıklarını  maalesef çok yakından izleyebildiğim kurumlarda da net olarak çözebilmişimdir. İzinlerle ilgili tüzükte raporla iznin birleştirilemeyeceği belirtilmesine rağmen, gerginlik olmasın ya da kötü görünmeyim yaklaşımında amirlerin varlığında bu sorun katlanarak artar.

En acısı da raporlar. Sürekliliğe dönüşmüş, doğallaştırılmış bir şekilde bazı doktorlar bu etik dışı süreci sürdürüyor. Hasta olmayanlara vicdanları sızlamadan rapor yazıyorlar. Üstelediğinizde de siz doktorun verdiği raporu nasıl sorgularsınız diye suçlanır duruma da düşebilirsiniz.

Mesainin başladığı saatte kamuda işbaşı yapmama alışkanlığını aksatmadan devam ettirenlerle, işyerini erken terk edenleri mesai saatinin bitişinden yarım saat önce trafikte oluşan yoğunluktan dolayı net olarak görebiliriz. Bu başlı başına işlenecek bir konudur, ama eklemeden edemeyeceğim bir durum da mesai saatleri. Sık sık değişen ve ekimde de nasıl bir çalışma düzeni olunacağının bilinmediği bu ortamda, karar vericilerin okulların eğitime başlama saatiyle kamuda işe başlama saatlerini aynı paralelde düşünmeleri ve yeni bir kaosa yol açmamalarını da dilerim.

Kamudaki verimsizlik ve bürokratik sorunlar birlikte ele alınarak sonuca ulaşılır. Bu konuda cesaretli hükümet ve popülist olmayan sendikalar aranıyor.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

ANKET

Yarın seçim olsa oyunuzu hangi partiye verirdiniz?

    Takımlar O G B M Av P
1 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 5 3 0 2 0 9
2 YENİCAMİ AK 4 2 2 0 4 8
3 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 5 2 2 1 3 8
4 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 4 2 2 0 3 8
5 BİNATLI YSK 5 2 2 1 2 8
6 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 5 2 2 1 0 8
7 CİHANGİR GSK 4 2 1 1 3 7
8 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 4 2 0 2 0 6
9 LEFKE TSK 4 1 2 1 -1 5
10 OZANKÖY SK 5 1 2 2 -3 5
11 YALOVA SK 4 1 1 2 1 4
12 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 4 0 4 0 0 4
13 BAF ÜLKÜ YURDU 5 1 1 3 -2 4
14 GENÇLİK GÜCÜ TSK 5 1 1 3 -4 4
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 5 1 1 3 -5 4
16 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 4 0 3 1 -1 3

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup