KıbrısFm
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Emin AKKOR

Emin AKKOR

22.12.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Kazandığınız yarım saat ile baş başa yaşayın

Üç can verdiğimiz Girne dağ yolu kazası sonrası, öğrencilerin tetikleyici gücüyle toplumda uyanan ve hesap verilebilirlik talebinin yükseldiği süreç, hükümet ve sendikaların uzlaşısıyla çöktü.
Sonuç: Sendikalar kazandı, hükümet hem günü kurtardı hem de karşısındaki sendikal muhalefeti itibarsızlaştırdı, toplumsal inanç ise yine yenildi.
İşin en acısı, karanlıkta okula gitmemek için yollara düşen öğrencilerin eğitim süresi kısaltılarak, eğitim alma hakları gasp edildi. Bu, bana çok acı geliyor ve utanıyorum bu tablodan.
Ülkemiz kurumları sürekli yaptıkları hatalarla kendilerini yıpratıyor. Siyasi partiler, sendikalar, ekonomik örgütler hatta medya bile sürekli olarak yıpranan bir yapıda.
Tüm yıpranma süreçlerinin odağında ise toplumsal değil, bireysel veya zümresel düşünmenin ön planda olmasını yaşıyoruz yine.
Sivil itaatsizlik, cesur bir adımdır ve sonuna kadar yürünecek bir yoldur, ama bizdeki son örnekte kaos ortamı yaratıp popülizme dönüştürüldü.
Sendikaların hükümetle neden uzlaşıya vardıklarını anlamaya çalışıyorum günlerdir. Üye desteği alınmadan çıkılan bir yol, sendikaların ortak paydada buluşamamaları, hükümetin açıkladığı mesai saatleriyle yarım saat daha geç işyerinden ayrılma olasılığına karşı tepki gösteren üyenin baskısı ve yakındaki genel kurulda yeniden seçilebilme beklentisinin oluşturduğu popülist yaklaşımların dışında bir gerekçe göremedim.
Ana derdi üyesine yeni bir kazanım sağlamak ve onu memnun etmek olan sendikalar, hükümetin ürkekliğini kullanarak yeni bir haksız hak elde etti. Onlar, “eylemsel gücü yitirdiğimiz için bu uzlaşıyla günü mü kurtardık” ya da “üyemiz kazandı, tepkiler de yavaşça söner gider” diye mi bakıyorlar bilemem, ama sendikaların gerileyen toplumsal desteğinin hız kazandığını görüyor ve üzülüyorum.
Geçmişte belli hedefler için yola çıkan ve toplumsal desteği yanına alıp, günü kurtaran kazanımla mücadelenin başlama gerekçeleri unutularak eylemi sonlandıran BES’i hatırlarım. Lefkoşa halen içler acısı ve olası bir menfaat kaybında eyleme gidecek BES, toplumsal destek bulamayacak. İşte memur ve öğretmen sendikaları da aynı akıbetle karşı karşıyalar. Bu uzlaşı ayıbına karşı toplumu tatmin edecek gerekçe ortaya koyamazlarsa, ki dört günde olmadı. Onlar da artık kendi kendilerine kazandıkları yarım saat ile kalacaklar.
Kaza sonrası ne öğrencilerin taleplerini ne de toplumun beklentilerini duyan hükümet bir taşla iki kuş vurarak tepkileri üzerinden uzaklaştırdı. Orta eğitimdeki öğretmenlere verdiği günlük 35 dakika, memura da sunulan 30 dakika ile hem onları susturup eylemsel ortamı sonlandırdı. Hem de sendikaların artık kolay kolay toplumsal destekle meydanlara inmesini önledi.
Sendikalarının toplumsal kayıp olan uzlaşılarına tepki gösteren az sayıdaki öğretmen ve kamu görevlisi ile özel sektör çalışanları, sendikalara duyulan öfke karşısında Doğukan’ın hayati tehlikeyi atlatmasıyla teselli oldu ve onun sevinciyle yüzü güldü.
Gelinen durumda, ortaöğretim ve kamuda daha az çalışıp aynı maaşı almaya devam eden kitle, 13. maaşını da cebine koydu ve yılbaşı havası bizi sardı.
   

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.