KTV
  • 07 Aralık 2017, Perşembe 8:46
EminAKKOR

Emin AKKOR

Polis, patlama noktasında

Ülkemizdeki polislerin patlama noktasında olduğuna dair birçok işaret kendini hissettirmeye başladı.

Toplumsal hareketlerin gelişim sürecinin benzeri polis teşkilatı içerisinde yaşanmakta ve haksızlıklar giderilmezse, bu toplumun daha önce yaşamadığı bir sürece dönüşmesine tanık olmanın arifesindeyiz.

Polis çalışanlarının 25 yıldan emekliliğini öngören yasa, patlama noktasının mimarı değil, son damlası olmaya adaydır.

Öncelikle polis içerisinde süregelen sorunlar çözümlenmedikçe bunların yarattığı rahatsızlıklar katlanarak ilerliyor.

En basiti mesaisi bitmek üzere olan bir trafik polisine “çık 10 arabaya ceza yaz da ona göre eve git” dediğinizde, o çalışma arkadaşınız ya da çalışma arkadaşı olarak bile göremediğiniz kişinin size saygısı sıfırlanır, sevgisinden eser kalmaz.

Bunu umursamayabilir bir üst rütbeli kişi ve otoritesini göstermiş olmanın keyfi onu daha çok mutlu edebilir bu ve buna benzeri hareketlerde.

Böyle bir sürecin sonunda trafik kontrolüne çıkan bir polis yurttaşla iletişimini de kötü kurar, ki beni durduran birçok poliste bunu gördüm.

İşini sevmeyen, yurttaşı potansiyel suçlu psikolojisine sokma gayretinde olan, kendi üzerinde kurulmaya çalışılan yanlış otoriteyi yurttaş üzerinde kurmaya çalışan polislerin sayısı artıyor.

Böylelikle mensubu olduğu polis teşkilatına saygısı zedelenen bir çalışan ve polise karşı antipatisi artan yurttaş kitlesi yaratılır.

Ve bugüne gelindiğinde polisin sorununa olan ilgisizlik ve kendilerini destekleyecek kitleler bulmakta zorlanırlar.

Bunun örnekleri çoğaltılabilir. Ama polisin gündeminde olan ve huzursuzluğu doruk noktasına çıkaran 2 konuya yoğunlaşmak önemli.

FETÖ soruşturmaları bir an önce sonlandırmalı.

Bence bu süreç çok uzadı ve uzadıkça da verdiği zararlar artıyor.

Ülkenin iç güvenliğini sağlayacak mekanizmanın adının bu kadar uzun süre netleştirilmemiş bir şekliyle, terör örgütü ilan edilen bir yapıyla ilişkilendirilmesi sonuca bağlanmalı.

Bu süreç adı FETÖ ile anılan polisleri etkilemiyor yalnızca. Yürütülen süreçte adı geçenlerle telefon görüşmesi yapan, birlikte sosyal bir ortamda buluşanlara bile “neden” sorusunun yöneltmesi, polislerin birbirleriyle iletişimden kaçmasının yolunu bile açıyor.

Mesai arkadaşları olan dostlarıyla ilişkiye girmemenin daha makbule geçtiği bu süreç uzatıldıkça, mutsuzluk ve mensubu olduğu kurumu sevmeme duygularını alevlendiririz.

Meşhur popülizm kokan yasaya geldiğimizde, önce heyecanlandırılan sonra da hevesi kursağına tıkanan polis mensuplarıyla karşı karşıyayız.

20 hizmet yılı üzerinden emekliliğe sıcak bakmayan bir kişi olarak bu yasanın doğruluğu ya da yanlışlığını tartışmadan, bu süreçte polislerin hislerini seslendirmeyi daha doğru buluyorum.

Aldatılmış, oyuna getirilmiş, hakkını savunan bulunmayan, sahipsizlik ve hakkını savunmasını engelleyen bir yönetimin baskıcılığı altında yaşamak zorunda kalmak gibi duygular, konuştuğum polisler, sosyal medyada paylaşımda bulunan, ya da bu yöndeki paylaşımlara yapılan yorumların arka planını okuduğumuzda bu duyguları net olarak görüyoruz.

Salı günü meclis önünde yapılacak protestoya polislerin katılmasını yasaklayan bir mesajdan çok ailelerin orada olmaması korkunun işaretidir. Zaten haklarını koruyanın olmadığı hissini taşıyan ve kendilerini bu noktada haklı gördüğüm polisler, elbette ailelerini meclis önüne göndererek mesleki geleceklerini tehlikeye atamazlardı.

Eylem iyi ki kalabalık olmadı, iyi ki polis aileleri orda değildi. Yoksa meclis bahçesinde bekletilen çevik kuvvet polisleri belki de kendi aileleri ile yüz yüze gelebilir ve insan psikolojisini önemsemeyenlerin umursamayacağı anlar yaşanabilirdi.

Burada görev emekli polislere düşüyor. Polislerin yaşadıklarını en iyi anlayan ve bu yoldan geçmiş olan emekli polisler, teşkilat içinde büyüyen öfkeyi giderecek tedbirlerin alınmasını seslendirebilirler.

Polis emeklisi milletvekili adayları da bu sürecin sözcüsü ve itekleyicisi olmalılar. Burada kastettiğim yasanın geçmesi için baskı unsuru olmak değil, yasa süreciyle ilgili olarak polis mensuplarıyla alay edilmesi ve umut verilmesiyle yapılan hatanın üzerine gidilmesidir.

Tüm baskılara rağmen, sosyal medya ortamında sesini yükselten ve sıkıntılarının çözümü için destek vermesini beklediklerinin sessizliğine isyan eden polis sayısının artması, patlama noktasına yanaştığımızın habercisidir


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 12 7 2 3 5 23
2 BİNATLI YSK 12 6 4 2 9 22
3 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 12 7 1 4 5 22
4 YENİCAMİ AK 12 6 3 3 9 21
5 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 12 5 6 1 8 21
6 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 12 7 0 5 5 21
7 BAF ÜLKÜ YURDU 12 5 2 5 11 17
8 TÜRK OCAĞI LİMASOL 12 5 1 6 2 16
9 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 12 3 7 2 0 16
10 LEFKE TSK 12 4 2 6 -4 14
11 GENÇLİK GÜCÜ TSK 12 4 2 6 -9 14
12 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 12 3 4 5 -6 13
13 CİHANGİR GSK 12 3 3 6 -9 12
14 YALOVA SK 12 3 2 7 -5 11
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 12 2 5 5 -5 11
16 OZANKÖY SK 12 2 4 6 -16 10

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 11.12.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 11.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 11.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 11.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 11.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 11.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 11.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 11.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 11.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 11.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 11.12.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 11.12.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup