KıbrısFm
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Emin AKKOR

Emin AKKOR

18.05.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

“Sözüm senettir”den, “devletle iş yapma”ya

Kamuda maaşlar ödeneceğinde çarşıyı bir heyecan sarar, bankalarda yoğunluk baş gösterir, iş yerleri o günlerde çalışanlara bu nedenle izin vermez. Hele 13. maaşlar ödendiğinde bayram havası eser. Piyasaya para girecek diye…

Geniş açıdan baktığımızda para dolaşımı ekonomileri hareketlendiren ve büyüten bir unsurdur. Ve bu nedenledir ki dönem dönem devletten piyasayı rahatlatacak kararlar alması beklentileri seslendirilir.

Kamu maaşlarının ödemesi geciktiğinde hükümetlerin bozulduğu günleri hükümet politikaları ile ekonomi arasındaki derin ilişkiyi yönelik sinyal verir.

Devletin ekonomiyi büyütme adımlarından biri kamu yatırımlarıdır. Bu yatırımların ekonomiye katacağı değer yanında yatırımlar sırasında özel sektörden alınan hizmetlerin karşılığı ödenen bedellerde farklı kanallardan piyasaya girerek ekonomiye hareket katar.

Burada derin bir ekonomi analizi yapma derdinden çok, devletin yükümlülüklerini yerine getirmediğinde piyasanın ne kadar sarsıldığını anlatmaya çalışıyorum.

Devletin gecikmeli ödeme alışkanlığı birçok alana yayılarak ve boyutu büyüyerek devem ediyor. Bu da ekonomideki darboğazı daha içinden çıkılmaz hale sürüklüyor.

Devlete iş yapan müteahhit, hak edişi ele ettiğinde hemen ödenemiyor.

Hayvan üreticisinin ödenmesi aylarca geriden gidiyor.

Çiftçi ürün bedellerini mevsimler sonra alıyor.

Öğrenciler burslarını geriden alıyor, düşürülmüş şekliyle.

Okullara öğrenci taşıyan, otobüsçüler aylarca ödenmemekten yakınıyor.

Tur operatörlerinin teşvik ödemelerini almasındaki gecikme 5 aylara kadar vardı

Devlet kurumlarına bilet kesen acentelerin alacakları geçen yıla kadar uzanıyor.

Yukarıda sıralanan ve muhtemelen çok dahası olan sektörlerdeki işletmeler, devletin borcuna sadık olmamasından dolayı, hizmet ve mal aldıkları esnafı ödeyemiyor. Esnaf da alacağını tahsil edemediği için ödemelerini gerçekleştiremiyor. Bu zincir yine dönüp devlete dayandığında;  işadamı, esnaf, turizmci, çiftçi, devlete olan mükellefiyetini yerine getiremiyor. Ve kendilerini ödemeyen devlete mükellefiyetini zamanında yerine getiremeyen yurttaş ve işletmeler faize maruz kalıyor. Bunun neresinde adalet var diyoruz, ama mağduriyetler artmaya devam ediyor…

Eylem kararı alıp meclis önüne gelenler, bir anda başka kalemlerden, başkalarının hakkından derlenenlerle ödeniyor.  Ve o gün kurtarılıyor…

Eylem yapacak gücü olmayanların ise vay haline. Özel sektör şirketi şikayet etse, sonrası iş alamayacağı için, her gün bürokratları arayıp, milletvekilleri ve bakanları devreye koyarak hakkı olan alacağının parça parça ödenmesi için her türlü kılığa girmeye mecbur kalıyor.

Hal böyle olunca, ihale bedelleri, piyasanın üzerinde veriliyor. Devletin aldığı hizmetin bedelini geç ödemesinden dolayı, devletle iş yapanlar değerinden daha fazla bir ödeme talep ediyor. Böylelikle devlet bütçesinden hem daha fazla para çıkıyor hem de devlet eliyle piyasadaki para çekiliyor.

Mali gücü iyi olmayanlar devletle iş yapmamaya başlıyor. Bu da başka bir sakıncayı doğuruyor.

Küçük ya da mali gücünüz güçlü değilse devletteki işleyişten dolayı, yok olmaya itilebiliyorsunuz. Ayrıca devletle sadece mali yapısı geç ödemeyi kaldıracak boyutta olanlar iş yapınca, ihalelerde tekelleşme kendini daha net gösteriyor.

Her geçen gün devlet mekanizmalarının işleyişindeki aksaklıkla bu boyutlara girerken, maalesef kimse tınlamıyor. Geçtiğimiz hafta Kıbrıs gazetesinin, devletin borcuna sadık olmadığıyla ilgili manşet haberini okuyan siyasilerin utanç ve/veya mahcubiyet gibi bir duyguya kapıldıklarını zannetmiyorum. Acının en büyüğü bu…

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.