Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Emin AKKOR

Emin AKKOR

08.12.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Yanıt bekleyen sorular

Üzücü trafik kazasının tetikleyici gücüyle “hesap verebilirlik” beklentisi ve ısrarı, muhatapların vurdumduymazlığına rağmen devam ediyor.

Saat uygulaması talebine indirgenmemesi gereken bir süreçte olmamız gerektiğini düşünüyorum. Gerçi saat uygulamasının değiştirilmesi istencine “Başpapazın saatine mi uyacam” şeklinde yanıt veren bir Başbakan toplumsal talepleri nasıl algılayıp çözüm üretecek, ondan da şüpheliyim.

Başbakanlık önünde yapılan eylemlerden hükümetin gerekli mesajı almaması ve başbakan ile yardımcısının yaptığı açıklamalardan “tınlamadıkları” mesajı vermeleri, hükümete karşı olan cepheyi genişletti.

Mesai saatlerine özgü sivil itaatsizlik ağı genişleyip tüm sendikaların kararına dönüşürken, ekonomik örgütler de ortak bir açıklamayla, trafikteki sorunların köklü çözümü için hazır olduklarını duyurdular.

Yapılan eleştirileri saat uygulaması dışında algılamaktan kaçınan hükümetin ekonomik örgütlerin çağrısıyla kendine gelmesini ve “soruna” gerçekçi yaklaşım sergilemesini umut ederim.

Öğrencilerin eylemlerini birebir izleyen biri olarak onların hiçbir siyasete alet olmadan insancıl taleplerde bulunduklarını gördüm ve takdir ettiğimi belirtmeyi de bir görev bilirim.

Kendimce derlediğim vicdanımı rahatsız eden bazı soruları aktarmak istiyorum ki içinde bulunduğumuz vahim tabloyu görmemize katkı sağlasın.

Mesai saatlerinden önce aşağıdaki soruların yanıtları beni ilgilendiriyor.

•Nasıl bir toplumsal sesleniş olmalı ki, başbakana göre “bazıları” topluma dönüşsün?

•Türkiye’den gönderilen mali katkının yarıya yakınının geri dönmesini hükümet edenler bir başarısızlık olarak görüyorlar mı?

•Eğer görüyorlarsa proje üretmeyen bakanlar, bunun hesabını verecek mi?

•Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı’na yıllardır trafikle ilgili bilimsel görüşler sunma gayretinde olan ve muhatap kabul edilmeyen Trafikte Kazasız Yaşam Derneği’ne geçen bu haftada ulaşılıp destek istendi mi?

•Kazadan sonra ortaya çıkan 1967 model araçla öğrenci taşımacılığı yapılmasına karşı Eğitim Bakanlığı bir önlem aldı mı?

•Halen Esentepe’den tasarruf olsun diye Lefkoşa ve Girne’ye öğrenciler aynı otobüsle, aynı seferde taşınması devam mı ediyor?

•50 kişilik olan ve yağmurda akıtan otobüste 80 öğrenci halen yolculuk yapıyor mu?

•Köylerden Lefkoşa’ya okumak için gelen ve sabah saat 06.30’da başkentin karanlık ve soğuk sokaklarına koyuverilen öğrenciler halen var mı?

•Son dört soruya olumlu yanıt vermeyen bir Eğitim Bakanı varsa hangi vicdanla o koltukta oturuyor?

•Birileri istedi diye değil ama bu vicdansız uygulamalar öğrenci taşımacılığında devam ediyorsa Başbakan’ın buna karşın vicdanı sızlamıyor mu?

•Poliste görevlendirmeler yapılırken kriter nedir? Sorunu çözmek mi yoksa bundan kriz yaratmak mı?

•Arbede ortamına hamile kadın bir polis ile 55 yaşlarındaki polisleri görevlendirmenin mantığı ne?

•Böyle bir görevlendirmeyi eğer polisteki yetkili birimler normal değerlendirmiyorlarsa buna karşı ne yaptılar?

Bu sorulara yanıt beklemek, ülkemizde daha adaletli bir yaşam talep etmenin özüdür. Ve çoğaltılacak bu tür sorulara karşı gerekli adımı atmayanların istifasını istemek de herkesin hakkıdır.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.