Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Emin AKKOR

Emin AKKOR

27.10.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Yediğimiz hellim değil

En önemli ihraç ürünümüz hellimin raftaki halinin içler acısı olduğu maalesef genel bir kanıya dönüştü.

Endüstriyel hellimin geldiği hal, köy hellimini daha aranır hale getirdi ve marketlerde bu tür ürünleri bulabilmek de şimdilik bir şanstır. Bugünlerde, marketlerde hem hellim var hem de hellim şeklinde aynı ismi taşıyan başka bir gıda maddesi bulunuyor.

Hellim tadını alamadığımız beyaz dikdörtgen sakız ile plastiği andıran, gözlerimiz kapalı yersek, tadından da ne olduğunu anlayamadığımız ürünün ambalajında hellim yazıyor.

Dert ettiğim bu konuyu farklı yönler ve her cepheden araştırırken aldığım bilgilerde çarpıcı gerçekler ve bir vurdumduymazlığa ulaştım.

8-10 kilo inek sütünden 1 kilo hellim yapıldığı gerçeğinden yola çıkıp maliyeti hesapladığımızda bir kilo hellimin 10 TL süt girdisi bulunmaktadır. Sütün işlenmesi ve pazarlama giderlerini, hem imalatçı hem de marketin kâr marjlarını da eklediğimizde marketteki bazı hellim markaları sorgulamanın yolunu açıyor.

Piyasadaki hellim fiyatları 13-22 TL arasında değişiyor. Böyle bir fiyat aralığı nasıl oluşuyor. Sadece süt maliyeti 10 TL olan bir hellim market rafında 13 TL’ye nasıl yer bulabiliyor.

Bizim ülkemizde yetkili makamlar görevlerini yapmadığı için satılabiliyor.

Halk arasındaki genel kanı hellim üretiminde süt tozu kullanılıyor. Sadece dondurmacıların ithaline izin verilen süt tozunun ülkemizde rahatça dolaşmasının da güneyden kaçak olarak getirilmesi olduğu genel bir kanıdır.

Uzmanlara sorduğumuzda süt tozunun hellimde kullanımının rantabl olmadığı ve yoğurtta tercih edildiğini öğreniyoruz. Yoğurt yapımında kullanılan süt tozunun da ülkeye yasadığı yollardan sokulduğu ve önemli bir gıda maddesinin hammaddesi olduğu gerçeğiyle yaşamımızı sürdürüyoruz.

Süt tozu da kullanılmıyorsa hileli izlenimi verir şekilde hellimin maliyeti nasıl düşürülüyor sorusuna yanıtı bazı süt imalatçılarıyla konuşunca çözebiliyoruz.

Hellimi çok ucuza satan üreticilerin “SU ÇEKTİRME” yöntemini kullandığı ifade ediliyor. İyi pişirilmeyen hellim suda 24 saat bekletildikten sonra ambalajlanıyor ve içeriğinde 150 gr civarında suyu ihtiva ediyor. Böylelikle maliyet yüzde 15 düşmüş oluyor.

Gerektiği ölçüde pişmemiş, su çektirilmiş gıda maddesi, hellim olarak raflarda yerini alırken, hiçbir yetkili merci de bu sorunun üzerine yürüyemiyor.

Bu problemin üzerine gitmenin 2 gerekçesi var. Birincisi piyasada hileli bir ürün geziniyor. İkincisi ise, tescilinde içeriğini belirlediğimiz ve en prestijli ürünümüz olarak dünyada yer etmiş hellimin kabul görülür lezzetinin birkaç açgözlü yüzünden heba edilmemesi için.

“Kuzey Kıbrıs Ürünü” kavramını çıkarak ve hellimi de buna dahil eden Sanayi Odası’nın yaptığı denetimlerin gerçekçi olmadığı şüphesi hemen doğuveriyor. Sanayi Odası’nın kendi markasına bazı üyelerden gelecek baskıya rağmen sahip çıkmasını beklemek de doğaldır herhalde.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, Ekonomi ve Enerji Bakanlığı’yla belediyelerin bu noktada ne yaptıklarını ilerleyen zamanlarda bu sütunlarda sizlerle paylaşabilmeyi umut ediyorum. Ve belki bir market çıkar da ‘ben müşterilerime hileli ürün satmam’ diye bunları raflarından indirdiğini beyan eder…

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.