HUNKAR SAG GIYDIRME
8 MART ÖZEL
Göksel SAYDAM

Göksel SAYDAM

31.10.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Vergi güvenlik yöntemleri (3)

Son iki haftadan beri yıllık vergi beyanları listelerine ilişkin KKTC’deki ve uluslararası vergi hukukundaki vergi güvenlik önlemleri, yani beyan edilen gelirlerin, kazançların veya zararların gerçek içerikte yapılmasını sağlamak amacıyla yasaların Vergi İdaresine sağlamış olduğu çeşitli yöntemleri ve yetkileri hakkında açıklamalar yapmıştım.

Bu önlemler vasıtasıyla Vergi İdarelerine sağlanan yetkilerin kullanılması, usul ve esasları ile gerçek usulde vergilendirmeyi destekleyici ilişkilere, ceza kesme uygulamalarına ve vergi güvenlik önlemlerini uygulayan görevlilerin sahip olması gereken özelliklere ait bilgiler vermeye çalıştım.

Ayrıca, çağdaş vergi sistemlerinin uygulanmasında ayırıcı özellikleri hakkında bilgiler verirken Vergi İdarelerinin başarılı olmalarında sadece devletin vergi alma hakkının gelmediği, bunun yanında vergi ve diğer yasalar tarafından yükümlülere tanınmış olan hakların da dikkate alınmasının, hatta ödenen vergilerin halka hizmet olarak dönüp dönmediği hususunun vergi verme psikolojisi üzerindeki etkilerin önemine de vurgu yaptım.

Vergi güvenlik önlemleri ile ilgili bilgi, görüş ve önerileri hakkındaki yazılarıma son verirken daha önce belirtmiş olduğum çeşitli önlem ve uygulamaların karşılıklı işleyişi ilişkin aşağıdaki bilgileri de eklemeyi uygun gördüm.

Vergi güvenlik önlemlerinin karşılıklı işleyişi

Vergi güvenlik önlemlerinin her biri, yükümlü beyanlarının ayrı bir açıdan gerçeğe yakınlığını saptama konusunda Vergi İdaresi tarafından kontrol veya inceleme yöntemi olarak kullanılabilmektedir, şöyle ki:

  1. Ortalama kâr hadlerinde maliyetleri şu ya da bu şekilde kar hadleri bilinen işletmelerin ortalama hesaplama yoluyla gerçeğe yaklaştırılmak suretiyle mukayese edilmesi istenmektedir. Bu yöntemin en önemli unsurlarından biri somut delile dayalı işletme hâsılatının (cirosunun) saptanmasında nakit akış hesaplamaları dikkate alınması hayali veya subjektif varsayımlara dayandırılmaktan kaçınmaktır. Ayrıca malların fire, bozulma ve değer kaybetme olasılıkları da göz önünde bulundurulmalıdır.
  2. Gider esasında yükümlünün yaşadığı hayat düzeyi ve harcamaları ile gerçek geliri arasında bağlantı kurulmak suretiyle paralellik ve yeterli kaynak olup olmadığı kıyaslanmaktadır. Bu yöntemin en önemli unsurlarından biri, yükümlünün kişisel ve ailevi yükümlülükleriyle yaşam düzeyi ve ilgili harcamalarının çeşitli kaynaklardan elde edilen verilerle saptanması olup borç olarak veya vergiden istisna tutulan kaynaklardan elde edilen gelirler de dikkate alıp ona göre hesaplama yapılmalıdır.
  3. Servet beyan esasında kişilerin harcamalarını ve servet (malvarlığı) birikiminin toplam mal oluş miktarı toplamının verilen gelir beyanlarındaki tutarlılığı araştırılmaktadır. Bu yöntemin en önemli unsurlarından bazıları taşınır ve taşınmaz mallar hakkında, varsa istihbarat arşivinden azami şekilde faydalanmak veya çeşitli hesap veya beyannamelerden gerekli bilgileri elde etmektir. Bu önlem diğer önlemlere kıyasla daha gerçekçi ve etkin bir yöntem olmakla beraber başarı şansı büyük ölçüde verilerin gerçekliğine dayanmaktadır;
  4. Beyana dayalı vergilerin veya zararların kamuya Resmi Gazete vasıtasıyla duyurulması yöntemi 1977’li yıllardan beri ülkemizde uygulanmakta olup maalesef bu yöntemin vergilemede herhangi bir yararının olduğunu iddia etmek mümkün değildir. Hatta bu yöntem rakip işletmeler birbirlerinin beyanlarını dikkate alarak vergi yükümlülerini daha az gelir veya zarar beyan etmeye dahi yönlendirmektedir. Öte yandan, yürürlükteki teşvik mevzuatındaki teşviklerden yararlanıldığı için gerçekten veya yasal haklarını kullanılması dolayısıyla vergi zararı beyan edenlerin piyasadaki prestijleri de menfi yönde etkilenmektedir. Çek yasağına girenlerin Resmi Gazete’de ilanından vazgeçilirken, vergi amaçları için böyle bir uygulamaya devam edilmesi mevzuatlar arası çelişkidir. Çağdaş vergi hukukunda gizlilik ilkesi çok önemli bir husus olup bu tür bir uygulamaya başka ülkede rastlamak mümkün değildir. Bu nedenle, bu çağdışı uygulamanın da vergi hukukumuzdan çıkarılması ve yerine diğer ülkelerde olduğu gibi “Halka Açık Şirket” statüsündeki şirketler ile belli rakamlar üzerinde sermayesi ve/veya hasılatı olan işletmelere mali tabloların günlük gazetelerde açıklamalarına münhasır tutulması gerektiği görüşündeyim, tıpkı banka ve sigorta şirketlerine uygulanan kurallarda olduğu gibi.

Yukarda belirtmiş olduğum güvenlik önlemlerinin tümünün veya bir kısmının hazırlanacak bir plan dâhilinde uygulanması halinde, yapılacak beyanların doğruluk derecesinin arttırılmasına büyük katkısı olacaktır. Çünkü söz konusu güvenlik yöntemlerinin birbirleri ile bağlantısı vardır. Şöyle ki, bir kimsenin elde ettiği gelir, ya harcanır ya da tasarruf edilir. Bir kimse gelirini aşan tüketim harcamalarını iktisap ettiği hazır servetten yaptığını her dönem için iddia etmesi pek mümkün değildir. Çünkü bu bildirimini iddiaları ile tutarlı hale getirmesi oldukça zorlaşır.

Özetle, bilinçli, mesleki eğitim halka ve hukuka saygılı mesleki vizyon sahibi elemanlardan oluşturulacak, siyasi rantlardan veya popülizmden uzak, görev ve sorumlulukları yasa ile düzenlenecek “Bağımsız Vergi İnceleme Kurulu” ve “Bağımsız İtiraz Kurulu” vasıtasıyla faaliyet gösterecek bir Vergi Dairesi’nin, yukarıda belirtmiş olduğum vergi güvenlik önlemlerinin planlı, programlı ve sistemli şekilde uygulanması, Devletin vergi gelirlerinin adaletli bir şekilde artmasına neden olacağı gibi kayıtdışılığın da büyük ölçüde önüne geçilecektir. Aksi halde, ne yeni bina inşa etmek ne de bugünkü birçok personelin mesleki bilgileri ve statüleri ile devam edilmesine çalışılması kamu maliyesinin amaçladığı hedeflere ulaşılması mümkün olamaz. “Cek-cak zamanı çoktan geçmiş olup bu konuda somut adımların atıldığını görmek ve tüm vergi mevzuatının çağdaş konular paralelinde düzenlenmesi gerekir. Bu nedenle, siyasiler ve onların atadıkları yetkililer öncelikle sahip oldukları sorumluluklarını bilincinde gerekli icraatları yasalar çerçevesinde yerine getirmede kararlılıklarının ortaya koymaları ve üstlendikleri görevlere layık olduklarını kanıtlamalıdırlar. İktidar partilerinin bayrak sallayıcıları veya emir eri olmaları anlayışından kurtulmalıdır.

Son olarak çok önemli bazı konulara da değinmeden edemeyeceğim; o da şudur.

  • Mevcut Vergi Güvenlik Önlemleri bugünkü ekonomik faaliyetler için yeterli olmayıp kapsamı ve içeriği çağdaş vergi hukuku paralelinde genişletilmelidir. Bu nedenle uzmanlardan görüşler alınmaktadır.
  • Başta müdürler ve amirler olmak üzere tüm Vergi Dairesi görevlileri, mesleki bilgi, beceri ve tecrübe bakımından eğitilmeleri ve liyakata dayalı personelden oluşması için gerekli düzenlemeler süratle yapılmalıdır.
  • Ekonominin en büyük aktörleri olan tüketicilerin, yani halkın vergi kültürünün ve devleti yönetenlere karşı olan güvencelerinin artırılması için gerekli düzenlemeler ile uygulamalar yapılmalıdır.
  • KKTC’nin içinde bulunduğu kayıtdışı ekonomiyle sadece vergi güvenlik önlemleri hususunda mücadele etmek değil, aynı zamanda ülkede başlatılacak genel kayıtdışılığı önleme seferberliği ile mümkün olacaktır.
  • KKTC’nin gerek siyasal gerekse ekonomik belirsizliklerin ortadan kalkması ve geleceğe güvenle bakılması için hükümet edenler gerekli fiili önlemleri almalı ve alacakları önlemleri Kıbrıs meselesinin çözümüne bağlamaktan veya cari kurumlar için sürekli TC’den kaynak beklemekten vazgeçilmelidir.

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.