Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Göksel SAYDAM

Göksel SAYDAM

14.11.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Vergi hukukunun özellikleri

Yaklaşık 2002 yılından beri gerek yazılı basında gerekse görsel basında KKTC’nin vergi uygulamaları hakkında özellikle ilgililere ve yetkililere yönelik görüş, öneri ve/veya eleştirilerde bulunmaktayım. Bu görüş, öneri ve eleştirileri yaparken yürürlükteki vergi hukukunu uluslararası vergi hukuku ve uygulamaları hakkında mukayeseli örnekler vermeye gayret göstermiş olmama rağmen çok sık kullandığım “vergi hukuku” terminolojisinin genel ve özel tanımı hakkında bugüne kadar detaylı bir tanımlama yapmış değilim.

Her ne kadar da hukukçu biri değilsem de aldığım eğitim ile çalışma hayatım süresince ve bilahare yapmış olduğum vergisel çalışmalar sonucu edinmiş olduğum tecrübelere istinaden uzmanlık alanım olan “vergi hukuku” hakkında görüşlerimi açıklamayı uygun gördüm. Vergi hukukunun, hukuk bütünlüğü içindeki yerini etüt ettiğimiz zaman “hukuk” kavramı, toplum halinde yaşayan kişiler arasındaki her türlü ilişkileri düzenleyen ve çeşitli yaptırımlarla destekleyen kurallar bütünü olarak tanımlanabilir. Hukuk, kuralları değişmeyen kurallar olmayıp zamana, gereklere ve toplum gereksinimlerine göre değişikliğe tabi tutulabilmektedir.

Hukuk bir bilim olup, özel hukuk ve kamu hukuku olmak üzere iki ana dala ayrılmaktadır. Özel hukuk, eşit durumda bulunan ilişkileri; kamu hukuku ise devletin egemenlik gücünden kaynaklanan ilişkileri düzenlemektedir.

Kamu hukuku kapsamında yer alan “vergi hukuku” bir taraftan devletin ve yerel kuruluşlarının diğer taraftan ise gerçek veya tüzel kişilerin yer aldığı vergilendirme ilişkilerini düzenlemektedir. Bu ilişkilerin esasında devletin ve yerel kuruluşların vergilendirme yetkisi ile gerçek veya tüzel kişilerin vergi ödeme yükümlülükleri yer almaktadır. Diğer bir anlatımla, bu ilişki nedeniyle vergi hukuku bir kamu hukuku dalı olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bu nedenle, bir kamu hukuku dalı olan vergi hukuku, kamu hukuku içinde yer alan, anayasa hukuku, idare hukuku, devletler hukuku ve ceza hukuku gibi diğer hukuk türleri ile ilişki içindedir. Nitekim, vergi hukukunun temel ilkelerinden bir tanesi olan “kanunsuz vergi olmaz” ilkesi Anayasa hukuku içinde düzenlenmiş olup Anayasamızın 75(2). 75(3) ve 75(4). Maddelerinde yer almıştır.

Vergi hukukunun devletler hukuku ile ilişkisi, yabancı devletlerin vergilendirme yetkilerinin uygulanmasında bu yetkileri ilgili devletlerin çifte vergilendirmeyi ve vergi kaybını önleme anlaşmaları ile düzenlenmekte olup bu anlaşmalar genelde OECD veya BM modelleri ile standartlaştırılmıştır. Anlaşmaya taraf ülkeler sadece vergi oranları konusunda mutabık kalmaktadır

Vergilendirmeye ilişkin bazı yaptırımlar ceza hukukunun ilkeleri esas alınarak düzenlenmiştir. Örneğin, hileli vergi suçu veya hileli vergi suçuna teşebbüs gibi eylemlerin 27/1977 sayılı Vergi Usul Yasası’nın 254-257 maddelerine istinaden Ceza Mahkemelerince yargılanacak suçlar kapsamında yargılanması ve hapis cezası ile cezalandırılması öngörülmüştür. Bazı ülkelerde benzeri, hatta daha geniş içerikli suç teşkil eden eylemelere ilişkin suçlarda ceza yasaları altında yargıya sevk edilmektedir.

Vergi hukuku kamu hukukuyla olan yakın ilişkisine ek olarak bazı hallerde özel hukukun (madeni hukuk, borçlar hukuku, şirketler hukuku gibi) kavram ve içeriklerinden de yararlanılmaktadır. Örneğin, evlilik, ikametgâh, yasal yeterlilik, mal, mülkiyet, miras ve tereke gibi çeşitli konularda belirlenen ilkeler ve kurallar da vergi hukukunda esas alınmaktadır.

Vergi hukukunun konusunu vergi, resim, harç, fon gibi isimler altında kamu gelirlerinin tarh, tahakkuk ve tahsili ile vergi suçları, cezaları ve vergilendirme işlemlerinde meydana gelen ihtilafların çözümü gibi hususlar oluşturmaktadır.

Bu husustaki yasaların vergilendirme yetkisi veren çeşitli özel yasalarla ve özellikle Vergi Usul Yasası ile Kamu Alacakları Tahsili Usulü Hakkındaki Yasasıyla düzenlenmiştir.

Özel vergi yasaları kapsamına verginin türünü, yükümlülük statüsünü, istisnaları, muafiyetleri, matrahı vergi oranını veya oranlarını, vergi ödeme tarihini veya tarihlerini, vergi cezalarını, vergi icra hukukunu, vergi yargılama hukukunu ve uluslararası vergi hukukunu düzenleyen kısımlara ayrılmıştır.

Bu özel vergi yasaların verginin türünü, yükümlülük statüsünü, istisnalarını, muafiyetlerini, matrahını, vergi oranlarını, ödeme yetkilerini düzenleyen yasalar “Dolaylı”, “Dolaysız” ile “Servet” vergileri olmak üzere üç türe ayrılmakta ve yasalarla düzenlenmektedir. Örneğin, Gelir ve Kurumlar Vergileri, Katma Değer Vergisi, Banka ve Sigorta İşletmeleri Vergisi, Özel İletişim Vergisi, Şans Oyunları Vergisi ve Taşınmaz Mal Vergisi ile Motorlu Araçlar Vergisi (seyrüsefer) gibi özel yasalar yar almaktadır.

* Vergi Ceza Hukuku: Yükümlülerin vergi ödev ve yükümlülüklerine kısmen veya tamamen uymamaları sonucunda çarptırılacakları çeşitli parasal veya hapislik cezalarını düzenlemektedir. Bu konuya ilişkin düzenleme Vergi usul Yasası’nda yer almıştır.

* Vergi İcra hukuku: Devletin vergi olacağının güvence altına alınmasını ve ödenmesi halinde “zorla tahsilat” yöntemlerini düzenlemektedir. Bu konuya ilişkin kurallar Kamu Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Yasa’da yer almıştır.

* Vergi Yargılama Hukuku: Yükümlü ile Vergi Dairesi arasında meydana gelebilecek ihtilafların itiraz komisyonları veya yargı organlarındaki çözüm esas ve kıstasları ile yöntemlerini ve sonuçlandırılmasını düzenlemektedir.

* Uluslararası Vergi Hukuku: Vergiyi doğuran olayın birden fazla ülke arasında söz konusu olması muhtemel çifte vergilendirme sorununu giderilmesinin yöntemlerini düzenlemektedir. Devletler çifte vergilendirme durumunun önlenmesi ya ilgili devlerin kendi iç hukuklarında yaptıkları düzenlemelerle veya devletle imzaladıkları “Çifte Vergilendirmeyi ve Vergi Kaybını Önleme Anlaşmalarıyla giderilmeye çalışılmaktadır.

Çifte vergilendirmenin önlenmesinde uygulanan ilkelerin başında “istisna yöntemi” veya “Kredi (Mahsup) Yöntemi” veya iki yöntemin karması gelmektedir.

Özetle, “vergi hukukunun” tanımını, “vergi ilişkilerinden kaynaklanan hak ve yükümlülükler (ödevler) ile bu yükümlülükleri kısmen veya tamamen yerine getirmemek nedeniyle meydana gelebilecek olan ceza veya uyuşmazlık konuları ile tahsilat şekillerini düzenleyen hukuk dalı olarak yapmak mümkündür.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.