Cyprus Today sol
  • 04 Haziran 2018, Pazartesi 10:59
GökselSAYDAM

Göksel SAYDAM

Vergi ve ekonomi bileşeninde cezanın cezası olamaz (2)

Geçen hafta konu hakkında kaleme almaya başladığım yazımın içeriğine ve sakıncalarına bu hafta yervermeye çalışacağım. Anımsanacağı gibi “Vergi ve Ekonomi Bileşeninde” etkin olan önemli hedeflerden bir tanesinin “vergi uyumu” (taxcompliance) olduğunu ve bu nedenle vergilendirme ile ilgili uygulamalarda vergi yükümlülerinin algı, tutum ve davranışlarının dikkate alınmasının bir ön koşul olarak kabul edilmesi gereğine vurgu yapmıştım.

Ayrıca, her vergi yükümlüsünün vergi idaresi tarafından potansiyel vergi kaçakçısı olarak görülmesi ve “vergi verilmez alınır” şeklindeki otoriter ve baskıcı klasikleşmiş anlayışın vergi uyumuna pek yararı olmayacağı, hatta bu tür anlayışın vergi gelirlerinin olumsuz vergi gelirlerinin maliyetini yükseltmekte veya vergi gelirlerinin olumsuz yönde etkilenebileceğine işaret etmiştim.

Diğer bir anlatımla vergi verilmez alınır anlayışını sağlamak amacıyla yüksek vergi oranlarına ek olarak aşırı vergi cezalarının da yükseltilmesinin hatta aynı suç fiili konusunda birden fazla cezanın uygulanmasının vergi gelirlerinin azalmasına veyakayıtdışılığa neden olunduğu birçok ülkede yapılan bilimsel araştırmalar sonucu saptanmıştır.

Nitekim, uluslararası kuruluşlar vergi hukuku uygulamalarının sonuçlarını değerlendirirken, bu konuda oluşturulan araştırma gruplarına uzman psikologları da dâhil etmeye başlamışlardır. 27/1977 sayılı Vergi Usul Yasası’nın ilk defa 1977 yılında yürürlüğe girmiş olduğu tarihten 2015 yılına kadar olan 38 yıllık zaman dilimi sürecinde vergi cezaları konusunda hiçbir güncelleme yapılmamıştı. Bu konuda ilk defa yapılan kapsamlı yasal düzenleme 24/2015 sayılı Vergi Usul (Değişiklik) Yasası’nda yeralmıştır. Bu yasal değişiklik kapsamında 7 türdeki vergi cezası da gerek oransal gerekse miktar bakımından yeniden düzenlenmiş ve çeşitli derecelerdeki usulsüzlük cezaları aylık asgari ücretin belli katsayılara endekslenerek güncelleştirilmiştir.

Geçen haftaki yazımda da belirtmiş olduğum gibi Ağır Kusur (Kaçakçılık) Cezası, Kusur Cezası, Usulsüzlük Cezaları, Özel Usulsüzlük Cezaları, Hileli Vergi Suçu ile Hileli Vergi Suçuna Teşebbüs Cezalarından oluşan 7 değişik türdeki cezalara ve 48/1977 sayılı kamu alacaklarına uygulanan“Gecikme Zammı” uygulamasına ilaveten bahse konu Değişiklik Yasası ile KKTC vergi hukukuna birde “Gecikme Faizi”, yani cezası uygulaması kuralıda getirmiştir.

Öncellikle belirtmek gerekir ki “Gecikme Faizi” ve “Gecikme Zammı” ile karşılaştırılmamalıdır. Bu iki “ceza” türündeki uygulamanınbir biri ile ilgili hiçbir ilgisi yoktur. Gecikme zammının tanımı, uygulaması ve hesaplaması 48/1977 sayılı Kamu Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Yasası’nın 44. maddesinde yapılmış olup bu kural tahakkuk etmiş ve ödeme süresi geçmiş olan tüm kamu alacaklarına (vergi, resim, harç, vergi cezası, para cezası, takibat giderleri, faiz, kira vs.) uygulanmaktadır.Diğer bir anlatımla gecikme zammının uygulanması için vergi alacağının ve diğer kamu alacaklarının tahakkuk etmiş olması safhasına gelmiş olması gerekir.

“Gecikme Faizi” ise “Gecikme Zammına” ilâveten kendi vergi yasalarında beyanname verme süresi geçmiş ancak beyanname verilmemiş veya beyanname vermiş olmakla beraber geçmiş vergilendirme dönemleri için herhangi bir nedenle Vergi İdaresi tarafından yapılan re’sen, ikmalen ve idarece vergi tarhiyatı işlemleri geçmiş yıllarda tahakkuk ettirilmiş dolayısıyla da ödenmemiş olmasına rağmen tahakkuk etmiş olarak varsayılarak bu verginin ödeme gününe kadar geçen süreye ait yükümlü tarafından ödenmesi gereken bir tür “vergi vade farkıdır”.Diğer bir anlatımla vergi alacağı doğmadan (tahakkuk etmeden) buna ait onun vade farkının talep edilerek alınmasıdır.

Basit bir örnekle açıklamak gerekirse bir vergi yükümlüsünün 2011 yılına ait olan ve Nisan 2012 yılında Vergi İdaresine vermiş olduğu Yıllık Gelir Beyannamesine göre 12.000 TL vergisi tahakkuk etmiş ve bunu ödemiştir. Daha sonra Vergi İdaresi bu beyandan tatmin olmamış ve bu yükümlüye 6 yıl sonra (zaman aşımı süresi 7 yıldır) 2018 yılında 23.000 TL tutarında re’sen veya ikmalen vergi tarhiyatı yöntemiyle ek vergi tarh etmiş ve 11.000 TLvergi kaybı gerekçesiyle Ağır Kusur Cezası 33.000 TL (11.000x3) veya Kusur Cezasında 5.500 TL(11.000/%5)vergi cezası kesmiştir.

Bu yükümlü kayba uğrattığı vergi dolayısıyla 11.000 TL vergi ve 33.000 TL Ağır Kusur veya 5.500 TL Kusur Cezasına ilâveten birde 11.000 TL üzerinden “gecikme faizi” de ödemek zorunda kalmış olacaktır.  Bu faizin hesaplanması ise şöyle olacaktır. 2011 Gelir Yılındaki Vergi yükümlülüğü toplamının23.000 TL olması ve bu miktarın 31 Mayıs 2012 tarihinde ödenmesi gerekirdi varsayımla2018 yılında re’sen veya ikmalenyapılan vergilendirme işlemi sonucu ödenecek ek verginin, örneğin 31 Temmuz 2018 olarak saptanmış olması halinde, ilgili vergi yükümlüsü11.000 TL tutarındaki ek verginin 31 Mayıs 2012’de tahakkuk etmiş gibi kabul edilerek Vergi İdaresi tarafından saptanmış olan 31 Temmuz 2018 tarihi arasındaki 6 yıl 2 aylık süre için de


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık