HUNKAR SAG GIYDIRME
Harid FEDAİ

Harid FEDAİ

16.01.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Baf Hürriyyet Kulübü’nden: Donanma Uğruna

Seyf

09 Şubat 1914

Pazartesi; Sayı: 94

 

Havâdis-i Mahalliyye

(İç Haberler)

 

Baf Hürriyyet Kulübü’nden:

Donanma Uğruna

 

(Geçen haftadan devam)

“İn-Allahe verilince dağlar kaldırılır.”

Her cihetde, her suda bu arzu ve galeyanlar kaynar dururken, biz Kıbrıs İslâmına râhat durmak mümkin olmayacağı te’emmül edilmiştir (derinden düşünülmüştür) ki, geçenlerde Lefkoşa’da münevver (aydın) gençlerin penâh-ı hamiyeti (yurt sevgisinin göstergesi) olan “Hürriyyet ve Terakki Kulübü”, Donanma nâmına (adına) bir sergi güşâdıyle (açmasıyle) yüz elli lirayı mütecâviz (aşkın) bir meblâğ cem’ ederek (toplayarak) Merkez-i Umûmî’ye göndermiş; ve muahharen (sonrasında) da bir konferans verilmek suretiyle yine külliyetli bir yekûn istihsâl ve irsâline (elde edip gönderilmesine) muvaffak olmuştur. Biz Baf ve mülhakâtı da (çevresi de) her vakit gösterdiğimiz âsâr-ı hamiyeti (yurt sevgisini), bu münâsebet-i hasene (güzel ilgi) ile tekrar uyandırmağa âzim (kararlı) bulunuyoruz.

İşte bu maksada mebni (dayalı olarak) Baf’ta Poli nahiyesi hamiyet-mendân (yurt-sever) ahalisinin müzâheret

ve müşâreket-i vatan-perverâneleriyle 01 Mart 1914’de Donanma menfa’atine bir sergi güşâd ediliyor (açılıyor) ve bütün Kıbrıs hamiyet-mendân-ı İslâmiyyesi’ni (yurt-sever Türkleri’ni) bu emr-i hayra (hayırlı etkinliğe) iştirâke (katılmaya) da’vet ediyoruz.

Herkes münâsib gördüğü eşyayı “Baf Hürriyet Kulübü’ne gönderebilir ve yevm-i mahsûsunda (belirtilen günde) her biri yalnız yarım şilin mukâbilinde (karşılığında) keşîde olunması (çekilmesi) mukarrer (kararlaştırılmış) olan numaralara – arzu ettiği takdirde – iştirâk eyleyebilir.

Haydi vatandaşlar, ,iş başına! Meydan-ı hamiyet, sözde artık nâmûs-ı vatanı kurtarmağa azmeden milletindir.

--

- Recâ-yı Mahsûs: Sergiye eşya kabulü mu’amelesi (işlemi) Şubat-ı Efrencî’nin (mîlâdî şubat’ın) yirmi beşine kadar icrâ edileceğinden (yapılacağından) ashâb-ı hamiyetin (yurt-severliğin) ana göre hareket etmeleri temenni olunur.

--

Akd (Akit – Evlenme)

Merhûm Cemâl Efendi-zâde Münîr Bey’in, Müftî Efendi Hazretleri’nin kerîme-i İsmet-vesîmeleri hanımla akitleri, dün enişteleri Müsevvid-zâde Derviş Bey’in konaklarında icrâ edilmiştir. Cenâb-ı Hakk, tarafeyn hakkında mes’ûd ve mübârek eylesin.

--

Baf Hürriyyet Kulübü’nden:

Önümüzdeki şehr-i Mart’ın (Mart ayının) birinci Pazar günü, hamiyet-mendân ahâlînin (yurt – sever halkımızın) müzâheretlerine (desteklerine) istinâden (dayanarak) Donanma-yı Osmânî menfa’atine bir sergi güşâdını (açılmasını), dün akşam Kulübümüz taht-ı karara alarak (kararlaştırarak) bu bâbda (konuda) lâzım gelen a’zâları (üyeleri) da intihâb eylediği (seçtiği) i’lân olunur.

 

02 Şubat 1914                    Baf Hürriyet Kulübü Kâtib-i Fahrîsi

Doktor Eyyûb Necmeddin

--

Baf kazası sâkinlerinden Emir Ayşe Hacı Mustafa, ma’tûhe (bilincini yitirmiş) olup umûr (işlerini) ve husûsunu (kendisini) idareye gayr-ı muktedir (yetersiz) bulunduğu cihetle, Leymosun ve Baf Niyâbet-i Şer’iyye’si (Mahkemesi) cânibinden (tarafından) hicr ü tasavvurât-ı kavliyyeden (sayıklamalarından / kurgulamalarından) dolayı) bâ- i’lân-ı şer’î (Mahkeme kararıyla) men edildiği (önlendiği); ve umûr husûsunun (işlerinin ve kendisinin) bi’l-vesâye (vasiyetle) idaresine, taraf-ı Şer-i Şerîf’den (Mahkemeden) me’mûr edildiğim i’lân olunur.

 

Bende

Kasabalı Hacı Ramadan Saîd Ali

--

Baf’dan:

 

Levha Müzâyedesi

 

Mâh-ı hâlin (içinde bulunulan ay’ın üçüncü Pazartesi akşamı, Kahveci Ahmed Efendi Redîf tarafından Donanma menfaatine hibe edilen (bağışlanan) ve Hazret-i Fâtih’in esb-süvâr-ı şahâmet (at üstünde yiğitçe binili) olarak atını denize sürdüğünü gösteren resmi muhtevî (içeren), ipekle işlenilmiş birlevha; kahvesinde müzâyedeye (açık artırmaya) konularak, hazır bulunan ehâlî-i muhteremenin Tufan Cem’iyyeti sâyesinde levha bir-iki sâat zarfında yedi lira dört şilin, dört kuruşa çıkarılmış ve ba’dehu ihâle-i kat’iyyesine mübâşeret olunarak (başlanılarak) iki lira bir şiline “Hürriyyet Kulübü” üzerinde takarrur eylemiştir (kalmıştır.)

- Hâmiş (Hatırlatma): Gerek işbu levhadan ve gerek Hind Tavuğu müzâyedesinden (açık artırmasından) tecemmü’ eden (biriken) i’âne (bağışlar), önümüzdeki martın ibtidâsında, güşâdı (açılması) takarur eden (kararlaştırılan) sergi hâsılatıyle birlikte, Kıbrıs Donanma Cem’iyyeti Riyâset-i Fâzılası’na takdim kılınacaktır.

--

Donanma Menfa’ati İçün

İhyâ Edilen Şanlı Bir Gece

 

29 Kânûn-ı SWânî (Ocak) 1914 tarihinin Cum’a gecesi Şükrü Efendizâde Mehmed Çavuş Efendi’nin Donanma menfa’atine ihdâ eylediği (bağışladığı) bir çift tavuk-ı sâ’ib (seçkin tavuk); Mustafa Ali ve Berber Mustafa Hâlid Efendiler tarafından müzâyedeye (açık artırmaya) konularak 1442 buçuk kuruş bir meblağ (toplam) hâsıl olup (oluşup), işbu müzâyedede (açık artırmada) fevkal-âde ibrâz-ı hamiyet (yurt sevgisi) ve vatan-perverîde (vatan – perverlikte) bulunan zîrde (aşağıda) muharrerü’l-esâmî (adları yazılı) efendilerin fedakârlık ve hamiyetleri (yurt sevgileri) şâyân-ı takdîr (takdire değer) görülmüştür:

1. Lâvutacı Rif’at Efendi-zâde Âsaf Efendi: Bir Sâat ve bir şilin

2. Borucu Hasan Kasab Ali: Bir altın ve bir şilin

3. Ankasdina’lı (Aslanköy’lü) Hasan Efendi iki şilin

4. Kasap Hilmi Efendi iki şilin

5. Ekmekçi Mustafa Efendi bir tek-kırma av tüfeği ve bir şilin

Ba’dehu (daha sonra) Kemaneci Âsaf Efendi’nin ihdâ eylediği (bağışladığı) sâat, ikinci bir müzâyede (açık artırma) ile 1042 kuruş hâsılat getirdiği gibi, işbu meblâğın cem’inde (topğlanmasında) en ziyâde âsâr-ı hamiyet gösterenler meyânında (arasında) zîrde (aşağıda) isimleri gösterilen efendilerin hârekâtı sezâvâr-ı takdir görülmüştür:

Gardiyan Hıl’at Efendi: 90 kuruş

Bakkal, Omorfo’lu (Güzelyurt’lu) Molla Hüseyin Efendi: 54 kuruş

Zırâat Müfettişi Muhiddin Efendi: 63 kuruş

Doktor Behiç Bey: 50 kuruş

İngiliz Aşçısı Sıdkı İbrahim: 45 kuruş

İki Anadolu’lu kardeşler: 45 kuruş

Ömer-oğlu Ali Bey: 27 kuruş

İzmir’li debbâğ Mustafa Efendi: 27 kuruş

Ağa-zâde Ali Sıdkı Efendi: 27 kuruş

Tüccar Mustafa Gâlib Efendi: 27 kuruş

Hacı Hasan Hacı Fehmî Efendi: 27 kuruş

Süvâri Lâpta’lı Mustafa Efendi: 27 kuruş

Tüccar Mehmed Efendi Hacı Râşid Efendi: 45 kuruş

Abohor’lu (Cihangir’li) Zabtiye Mûsâ Efendi: 27 kuruş

Hristiyan Vatandaşlarımızdan biri: 15 kuruş

Hallûma-zâde Hilmî Efendi: 18 kuruş

Bektaş-zâde Hilmî Efendi: 27 kuruş

Sarrâc, Hüseyin Vechî Efendi: 27 kuruş

Zabtiye, Vasilya’lı (Karşıyaka’lı) İbrahim Ağa: 18 kuruş

Sarrâc, Hüsnü Efendi: 18 kuruş

Velespitci, Ali Efendi: 18 kuruş

Yorgancı, Mustafa Şevki Efendi: 18 kuruş

Bakkal, İmam Hüseyin Ağa: 27 kuruş

İşbu müzâyedelerde (açık artırmalarda) elde edilen yekûn (toplam) 2486 buçuk kuruştan mâ’ada (başka); bir dal üzerinde dokuz portakal  ba’de’l-müzâyede (açık-artırma ile) 117 kuruş ve yine bir tek portakal 63 buçuk kuruş ki cem’ân (toplam) 2667 kuruş Mustafa Hâlid ve Kırâat-hâneci (Kulüpcü) Mustafa ve sâ’ib Efendiler tarafından ve kânûn-ı sânî (ocak ayı) ta’ahhüdât-ı şehriye (aylık maaş kesintisi) bakâyâsı (kalanı) olan bir lira altı şilin Mustafa Ali Efendi tarafından Der-Sa’âdet (İstanbul) Donanma-yı Osmânî Cem’iyyeti’ne gönderilmek üzre tarafımıza teslim edildiği ma’at-teşekkür (teşekkürle) i’lân olunur.

 

03 Şubat 1914                                    Müftî-i Kıbrıs

Mehmed Ziyâeddin

--

Seyf

16 Şubat 1914

Pazartesi; Sayı: 95

 

Baş-Makale:

Siyaset Nedir?

Ve

Adalar ne olacak?

Siyaset ne bir ilim, ne bir fen, ne de muktezayât-ı insaniyyetdir (insanlığın gereklerindendir).

Siyaset, yalnız devletlerin menâfi’i (çıkarları) üzerinde tedavvür eden (dönen) tezvîrâtdan (yalanlardan) başka bir şey değildir. Bir devletin umûr-ı mu’addalât-ı siyâsiyye (önemli siyasî işler) ile uğraşan siyâsiyûn (siyasi kişiler); diplomatlar içün diğer devletlerin, milletlerin bütün felâkâtı (felâketleri) da, ızmihlâli (yıkılması) da, hattâ ınkırâzı (yok-olması) da bir âheng-i zevk ü neşat (zevk ve eğlence ezgisi) teşkil eder (oluşturur).

Evet! Öyledir! Siyasette bir devletin bekâ ve te’âlîsi (yaşaması ve yücelmesi), diğerinin za’af (güçsüzlük) ve inkırâzında (yıkımında) bulunur.

Diplomatın menâfi-i milliye (ulusal çıkarlar) ve devleti nokta-i nazarından (bakımından) yegâne (tek) vazîfesi (görevi); diğerinin kuvvetini kırmak, diğerinin zebûnluğunu (güçsüzlüğünü) te’mîn etmek (sağlamak), diğerinin satvetini (gücünü) tenkis etmek (azaltmak); hulâsa (kısaca), diğer bir devletin azamatini (büyüklüğünü) şevketini (ününü) mahvetmektir.

Diplomatlık, doğrudan doğruya merdlik değil, hilekârlıktır.

Siyasetde hakikat, ciddiyet, sân-ı insâniyyeye cesbân (uygun) bir meziyet bulunamaz.

Bir diplomat, beşeriyetin (insanlığın) mazhar-ı takdîri olur, (beğenisini kazanır); anın muvaffakıyyâtı (başarıları) tevâlî etdikce (sürdükçe) insanlar alkışlarıyla hayretler içinde boğulur kalır.

Fakat, hakikat düşünmeli, muhâkeme (irdeleme), evet! İnsâniyyet pîş-i nazara alınarak (göz-önünde) bulundurularak muhâkeme (irdeleme) bunun üzerinde yürütülmeli. Cihân-ı târîh-i siyâseti meydanda. Bir diplomatın sahne-i siyâset-i umûmîde (genel siyasî alanda) insâniyyetle (insanlıkla) te’lîf edilecek (bağdaştırılacak) bir hareketi görülemez.

Yalnız diyebiliriz ki, devletinin menâfi’i (çıkarları) kendini hakikate sevk etsin (ulaştırsın). O zaman insâniyyeti müdâfaa eder (savunur); eder, fakat bu da sâika-i insâniyyet (insanlık güdüsüyle) ve vicdanla olmadığından takdîr edilmez (beğenilmez).

İşte son hâdise-i siyâsiyyedeki (siyasi olaydaki) devletlerin vaz’iyyetleri (tutumları). Cihânı ağlatan mesâ’ibimiz (uğursuzluklarımız), dökülen hûnîn-i ma’sûmât (günahsızların kanları), âh ü elîmler (ahlar, inlemeler), zâr-ı şu’ûnlar (ağlatan olaylar), mukaddes (kutsal) vatanın taksimi (bölünmesi), her şey, her şey diplomatlar müte’essir etmedi (üzmedi). Belki anların (onların) âmâli (dilekleri) hayyiz -  ârâ-yı husûl bulduğu (gerçekleştiği) içün bu fecâyi (felâketler) anların (onların) nazarında (gözünde) birer muvaffakıyet (başarı oldu kaldı.

Her cihetden (yönden) telâfî edemeyeceğimiz (gideremeyeceğimiz) bu husrâna (kayıplara) karşı hâlâ adâletden (doğruluktan) inhirâf (sapma), hâlâ muhâlif-i insaniyet (insanlığa aykırı) teemmülât (derin düşünceler) ve mukarrerât (kararlar).

(Devam edecek)

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.