KıbrısFm
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Harid FEDAİ

Harid FEDAİ

06.03.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

İngiliz Gazetelerinde Görülen Mütâlâ’ât (Yorumlar)

Seyf

23 Şubat 1914

Pazartesi; Sayı: 96

 

İngiliz Gazetelerinde Görülen Mütâlâ’ât (Yorumlar):

 

İstanbul – Mısır

Seyâhat-i Havâ’iyyesi

   Türkiye Harbiyye Nezâreti’nin (Savunma Bakanlığı’nın) tensîbiyle (onaylamasıyla) Türk askeri tayyârecileri (pilotları) İstanbul’dan İskenderiye’ye kadar bir seyâhat-ı havâ’iyye (hava/uçak) yolculuğu icrâsına (yapılmasına) başlamışlardı.

   Tayyârecilerin (uçaktakilerin) yolda uğradıkları mahallerde (yerlerde) ahâlî bunları fevka’l-âde meserretle (sevinçle) karşılamaktadır.

   Türkiye Harbiyye Nâzırı (Savunma Bakanı) bu seyâhat-ı havâ’iyyeyi (uçak yolculuğunu) icrâ etdirmakla (yaptırmakla) Anadolu, Suriye, Filistin ve Mısır ahâlî-i İslâmiyyesi’ne ordudaki tekemmülât-ı cedîde (yeni gelişmeler) hakkında bir delîl-i fi’ilî (somut bir örnek) göstermiş oluyor.

                                                                  --

Arnavudluk Ahvâli

   Birçok müzâkerâtdan (görüşmelerden) sonra nihayet Es’ad Paşa Arnavudluk hükûmet-i cedîdesini (yeni hükümetini) tanımaya muvâfakat etmiştir (uyum sağlamıştır.)

   Ahâlî nâmına (adına) Arnavudluk tahtını Prens Veyd’e teklif etmek vazifesi (görevi) Es’ad Paşa’ya tahmîl olunmuştur (verilmiştir).

   Es’ad Paşa bu maksad içün teşekkül etmiş (oluşturulmuş) olan Hey’et-i Müntehibe (Seçici Kurul) Riyâseti’nde (Başkanlığı’nda) olarak Drac’dan hareket etmiştir.

   Prens’e taht teklif etdiği sırada Es’ad Paşa “Haşmet penâh!” ta’bîrini isti’mâl edecekdir (kullanacaktır) ki bu suretle Prens’in Arnavudlar’ca “Kıral” olarak kabul olunduğu i’lân olunacakdır.

   Es’ad Paşa’nın bu nokta-i nazarına (görüşüne) Avusturya Hâriciyye Nezâreti (Dışişleri Bakanlığı) de iştirâk ve muvâfakat etmişdir (katılmıştır.)

 

Türkiye ve Hind Müslümânları

   Son Balkan Muhârebesi’nden (Savaşı’ndan) beri Türkiye’ye karşı her fırsatda muhabbet ve merbûtiyyet-i kalbiyyelerini (yürekten sevgilerini) ızhâr etmekde (göstermekte) olan Hind Müslümânları arasında Osmânlı donanmasına mu’âvenet (yardım) içün vâsi mikyâsda (büyük ölçüde) teşkilât yapılmaktadır.

   Mühim bir yekûne (toplama) bâliğ olacağı (ulaşacağı) tahmin edilmekde olan i’ânât (yardımlar) karîben (yakında) İstanbul’a gönderilecektir.

                                                                         --

Edebiyât

Temennî-i İstikbâl

 

Etsün tecellî, âsâr-ı Kudret

Beytü’l-hazanlar, gülzâre dönsün

Hurşîd misâli, ikbâl-i ümmet

Ufk-ı alâdan halka görünsün!

               --

Keştîler olsun deryâda peydâ

İclâl-i Devlet kutsun cihânı!

A’dâya versün dehşet ser-â-pâ

Büldân-ı İslâm bulsun emânı!

                --

Kapudân-ı deryâ, mânend-i kevkeb

Saçsun ziyâlar Bahr-ı sefîde!

Bizce budır hep aksâ-yı matleb

Çok mı düşersek böyle ümîde?

                   --

Mevc-âver olsun ‘ulvî ‘alemler

Yansun yakılsun gördükçe düşmen!

Zâ’il mi olmaz, dilde elemler?

Kurtulsa güller, hâr-ı sitemden!

                       --

Meşcerde bülbül, ötdükce gâh gâh

Âheng-i şâdî çıksun semâya!

Hüzn-i umûmî, bir vefk-i dil-hvâh

Kalb olsun artık nûr-ı safâya!

                     --

Yükselsün öyle âvâz-ı tehlîl!

Sahrâda, dağda etsün tekerrür

Eltâf-ı Hakka, bâ’is ve tebcîl!

Efrâd-ı millet kılsun teşekkür!

                     --

Hallâk-ı âlem her şey’e kâdir

Andan temennî eyler za’îfân!

Emr ü irâde olsaydı sâdır

Lâ-büd olurdı her müşkil âsân!

 

Kaytaz-zâde Nâzım

 

Müstef’ilâtün Müstef’ilâtün

               ------

 

Havâdis-i Mahalliyye

(İç Haberler)

 

   Leymosun’da Letâ’if Kadın tarafından Hazret-i Mevlânâ’nın külâhını mutasavver (yansıtan) ve medhiyyesini (övgüsünü) hâvî (içeren) bir kıt’a (adet levha (resim), Donanma-yı Osmânî menfaatine hediye edilmiş ve İ’âne Misyonu vâsıtasıyle birkaç akşam evvel mevki-i müzâyedeye (açık artırmaya) vaz olunarak (konularak) Fellâh-oğlu-zâde Hacı Sa’îd Efendi’ye 1083 kuruşa teslim olunmuştur.

   Mumâ-ileyh (adı edilen) Hacı Sa’id Efendi’nin öteden beri Donanma-yı Osmânî menfaatine pek büyük yararlılıklar gösterdiği Leymosun’dan bildirilmekle mumâ-ileyhi (adı edileni) şâyân-ı takdîr ve tebrîk buluruz.

                                                                       --

   Rum gazeteleri bu hafta Salîb-i (Kızılhaç) namına, geçen sene cem etdikleri (topladıkları) i’ânelerin (yardımların) bir plânçosunu neşrediyorlar (yayımlıyorlar).

   İşbu plânço mücibince Lefkoşe’den 2490 lira, ba’zı köylerden 904, ki cem’ân (toplam) 3395 lira bir para cem’ edilip (toplanıp) bunun 120 lirasını bazı hayrâta (hayır işlerine)! Sarf ederek Baş-Despot nâmına bugün bankada 3252 lira bir para mevcûd bulunuyormuş.

   Elefteriya’nın verdiği ma’lûmâta nazaren işbu meblâğın kâffesi (tümü) Donanma-yı Yûnânî Cem’iyyeti’ne devredilmesi içün a’zâler (üyeler) meyânında (arasında) ba’zı cereyânlar (olaylar) varmış.

   - Seyf: Bu üç bin küsûr lira, ma’lûm olduğu üzre, İkinci Balkan Muhârebesi’nde (Savaşı’nda) derc edilmeğe (toplanmaya) başlanmıştı.

   Halbuki ilk muhârebede (savaşta) 6000 lira kadar bir para müctemi’an (toplu olarak) ve belki 2000 lira kadar bir para da ayrı ayrı gönderilmişti.

   Demek Kıbrıs Rûmları bir-buçuk sene zarfında tam 11,000 İngiliz lirası i’âne (yardım) cem’ etmişlerdir (toplamışlardır.)

   Din kardeşlerimizi intibâha (uyanmaya) dâvet etmek içün işbu hesabı neşrediyoruz.

 

Despot – hâne’deki İctimâ (Toplantı)

   Geçen hafta haber verdiğimiz gibi Kıral Kostantin dretnotu menfaatine i’âne (yardım) celbi (toplanması) içün ikinci def’a olarak Baş-Despot tarafından da’vet edilen Rûm tüccârânıyle (tüccarlarıyle) kısm-ı mütefekkirînin (bir kısım aydınların) yine da’vet-i mezkûre (adı edilen davete) icâbet etmediklerini (gelmediklerini) ve hâzırûn (hazır olanlar) meyânında (arasında) Cikko Gumenosu ile Belediye Re’îsi İlyasidi, Paskal, Ekonomidi, Teodotu, Severi, Doktor Kalavro ve Foni muharriri (yazarı) Bavlidis’den mürekkeb (oluşmuş) bir Komisyon teşkil edilerek (oluşturularak) meclise (toplantıya) hıtâm (son) verildiğini Gibriyagos Filâks gazetesinden öğreniyoruz.

   Ayni gazetenin verdiği ma’lûmâta (bilgiye) nazaren (göre), işbu Komisyonun ictimâ’ında (toplantısında) ittihâz edilen (alınan) kararlar hakkında ma’lûmât (bilgi) almak arzusunda her Yûnânî, mutlaka Despot-hâne’ue mürâcaat etmeli; çünki bundan böyle kararlarını gazetelerle i’lân etmemek taht-ı karara (karar altına) alınmış imiş!

   Gibriyagos Filâks, Donanma i’ânesi (yardımı) hakkında yazdığı baş-makalesiyle Yûnân Donanması menfa’atine her iki ayda bir def’a keşîde edilen piyango tahvilâtlarından (biletlerinden) her köylünün bir danecik alması; ve bunu mevki-i icrâya (kullanıma) koymak içün Baş-Despot’un uğraşması lâzım geldiğini ileri sürüyor.

                                                      --

Lefkoşa Meclis-i Cezâ’iyyesi (Ceza Mahkemesi)

   Lârnaka’dan sonra Meclis-i Mevküte (Dönüşümlü Mahkeme) Lefkoşa’da dâvâlar görmeğe başlamıştır. Şimdiye kadar görülen dâvâlar şunlardır:

   1. Mosfili karyeli (köylü) Hristofi Nikola, bir Rûm karısını Katlettiğinden dolayı beş sene;

   2. Varişalı (Şirin köylü) Nâsıf Rüstem, köylüsü Sultana Yusuf’u cerh ettiğinden (yaraladığından) üç sene kürek cezasına;

   3. Astromerid’li Lazari Hacı Toğli’yi köylüsü Solomo Gavriel nâmında (adında) bir Rûm, eser-i cinnetle (aklını oynatarak) cerh ettiğinden (yaraladığından) dolayı tımâr-hâneye (akıl – hastanesine sevkine;

   4. Lûricina’lı (Akıncılar’lı) İbrahim Ömer, zevcesini (karısını) darb edip (dövüp) vefâtına (ölümüne) sebebiyet verdiğinden beş sene kürek cezasına;

   5. Pera karyeli (köylü) Mehmed Emin Mustafa, çoban Yanni’yi öldürmek kasdıyle silâh attığından bir sene hapis cezasına mahkûm edilmiştir.

                                                                            --

Ta’yînler (Atamalar)

Yine Türklere Gadır (Haksızlık)

   Lefkoşa Vâridât (Gelir Dairesi) Kâtibi Mu’âvini (Yardımcısı) Mister Petrides’in, daha evvel haber verdiğimiz gibi tenzîl-i ma’âşla (maaş indirimi ile) Posta Nezâreti’ne; ve anın yerine de Posta Nezâreti’nde bulunan Dimitri Dalyadoros’un nakil ve te’yinleri icrâ edilmiştir.

   Evvelâ Mister Dalyadoros’un bulunduğu sınıfta, kendisinden kıdemli 5 me’mûr bulunuyor ki bunları sırasıyle buraya naklediyoruz:

   1. Mehmed Ziya Bey Orman Dairesi’nde on beş senelik bir me’mûr ve 1908 senesinden beri altıncı sınıfta bulunuyor.

   2. Ahmed Zihnî Efendi Posta’da on senelik bir mme’mûr; ve 1909 senesinden beri işbu sınıfta ve birçok kazalarda hizmet ediyor.

   3. Mihailides Posta’da, 14 senelik bir me’mûr ve 1909’ran sınıf-ı hâzırında (şimdiki sınıfında) hizmet ediyor.

   4. Hüseyin Fikri Bey Posta’da, 14 senelik bir me’mûr ve Leymosun ve Mağusa postalarında ve 1909’dan beri hizmet ediyor.

   5. Mehmed Muzaffer Efendi Leymosun Mahkemesi’nde on üç senelik bir me’mûr ve Leymosun ve Lârnaka kazalarında 1910 senesinden beri de işbu sınıfta hizmet ediyor.

   6. Mister Dalyadoros Hükümetin Ma’î Kitabı mûcibince altı senelik bir mme’mûr bulunduğu gibi altıncı sınıfa terfi’i 1910 senesidir.

   Demek, gerek târîh-i ta’yînlerinde, gerek hâl-i hâzırdaki sınıflarında bâlâya kaydettiğimiz efendiler Dalyadoros’dan kıdemlidirler.

   Bundan mâ’ada Dalyadoros bir müddet evvel Baf’a Vâridât kâtibi ta’yin olunduğu halde, mahzâ (tek/sırf) Lefkoşa’dan dışarı çıkmasın diyerek işbu ta’yîni reddetdi; ve aldığımız ma’lûmâta nazaren Müsteşâr’dan aldığı bir mektupda me’mûriyyet-i mezkûreyi (adı geçen görevi) reddetmesiyle terfi’ine bir sed çektiği kendisine bildiriliyormuş.

   Böyle olmakla beraber Mister Dalyadoros’un yine terfî edişi şâyân – te’essüf ve ta’accübdür.

                                           --

Hükümetin Nazar-ı Dikkatine

   Leymosun Polis Dairesi’ndeki Yüzbaşı Hâfız Ali Efendi’nin vukû-ı irtihâli (vefat olayı) üzerine mahal-i mezkûre mevki’in ehemmiyetine mebnî bir Türk zâbitinin (subayının) ta’yîni (atanması) taht-ı vücûbdadır (gereklidir.)

   Hükûmetin husûs-ı mezkûrı (sözkonusu mes’eleyi) lâyık olduğu ehemmiyetle nazar-ı dikkate alacağını ümid eder, ve memlekete iktidâr ve ehliyeti ile hidemât-ı hasene-i vefîrede (nice güzel hizmetlerde) bulunan merhûm mûmâ-ileyhin (adı edilenin) ailesi hakkında da Hükûmetin âtıfet (iyilik severlik) ve şefkat dâiresinde icrâ-yı mu’âmelede (işlemde) bulunmasına intizâr eyleriz (bekleriz).

A.N

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.