KTV
  • 13 Şubat 2017, Pazartesi 8:24
HaridFEDAİ

Harid FEDAİ

Islâhât (Düzenlemeler)

Seyf

23 Şubat 1914

Pazartesi; Sayı: 96

 

Baş-Makale:

Islâhât (Düzenlemeler)

 

İstanbul gazeteleri vakit vakit Anadolu’da ıslâhat yapılmakda ve bu kemâl-i ihtimâmla (özenle) icra edilmekde olduğundan bahsediyorlar.

Biz hayat-ı Osmâniyyelerinden, dîn-i İslâmiyyelerinden, nâmûslarından, m,illiyetlerinden, vatanlarına karşı perverde etdikleri (besledikleri) muhabbetlerinden emîn olduğumuz İttihâdcılar’ın, evet! Bu fırka (parti) ,  canlarıyla, kanlarıyla vatanı, nâmûs-ı mill^^ıyi, şeref ve azamet-i Osmâniyye’yi müdâfa’a eden (savunan) bir fırka-i necîbenin (seçkin bir partinin) muvaffak olacağında şüphemiz yoktur. Bunların hüsn-i niyetlerine (dürüstlüklerine) milletin i’timâd-ı tamı (büyük güveni) vardır.

Vatan için, millet için kemâl-i metânetle (inançla) çalıştıklarını; kırılmaz, parçalanmaz bir kuvvetle uğraştıklarını, bıkmaz usanmaz bir azm ü sebatla gayret ettiklerini; canlarıyla, hayatlarıyla himmetde (çalışıp çabalamakta) bulunduklarını, biz değil, cihan gördü. Bunların öz-evlâdları bulundukları vatanları yolunda yaptıkları hıdemâtı (hizmetleri) takdir etmeyen bir Müslüman tasavvur edemeyiz.

“Bir milletin bekâ ve hayatı kuvvetde değil, adâletdedir.”

Biz bu hakikatı, bu hikmeti asırlardan beri kendi hayatımızda tecrübe ettik. Bu müddetde günde bir hüsrâna (hayal kırıklığına), saatde bir  felâkete, ân-be-ân (zaman zaman) da siyasetin hakaretlerine çarpıldık. Şüphe yok, mâzînin (geçmişin) bu zilletleri (horlamaları), bu haysiyet-i Osmâniyye’mizi ihlâl eden (yaralayan) hakaretleri; hâricden sarf-ı nazar (dışarısı bir yana), dâhilin (içtekilerin) azılı düşmanlıklarına karşı bir müşkilâtla idareyi, mukadderât-ı devlet ve milleti (devletin ve milletin yazgısını) eyâdî-i ihtimâmlarına (özenli ellerine) alan İttihâdcılar tarafından, çokdan takdir edilmiş ve bunların çareleri o zamandan düşünülmüştür.

İşte harb (savaş) kıyâmetlerini geçirir geçirmez bir ân bile fevt  etmeksizin (kaçırılmaksızın), bir taraftan bahriyemize, bir taraftan da ıslâhâta (düzenlemelere) bütün kuvvetleriyle yapıştılar.

Evet! Islâhât! Devlet hayatını, bu hayatın şa’şa’a-i ikbâlini (gelecekteki gösterişliliğini), beyne’l-düvel (devletler – arası) mevki-i bülend-azametini (yüceliğini) bunda bulur. Vatanın selâmeti, hatta dîn-i celîlin (yüce dinin / Müslümanlığın) istikbâli (geleceği) bundadır. Öyledir. Vatan da, millet de, devlet de hep ıslâhâtdadır (düzenlemeye dayanan) .

Islâhât (düzenleme) nedir? Neşr ü tevzî-i adâleti (Adaletin oluşturulup dağıtılması). Devlet bununla vazifesini yapar, hukûk-ı devleti muhafaza eder, tebe’anın (uyrukluların) da hukûku te’min edilir (sağlanır). Zaten devletlerin nâmûslarına yakışan da bu değil midir? Yâ, Allahın da, Cenâb-ı Risâlet – penâh’ın (Hz. Muhammed’in) da evâmiri (emirleri) bu merkezde değil midir?

Evet! İkbâl (iyilik) de bunda, idbâr (kötülük) da bundadır. Hayat da bunda, inkırâz (yok olma) ve izmihlâl (çökme) de bundandır.

İşte ebediyete doğru temdîd etdiğimiz (uzattığımız) nazara (bakışa), menâzır-ı hayatiye-i düvelîye (devletlerin hayat görüntüleri) bütün safahâtıyle (aşamalarıyle) çarpar.

Bizim içün, cihan içün bundan daha ziyade ne gibi elvâh-ı intibâh (uyanış görüntüleri) olabilir.

Hepsi, hatta son ef’ide-i İslâmiyyeyi (İslâm yüreklerini) cerîhadar eden (yaralayan) iki vekâyi-i elîme (acıklı olay) neden neş’et etti (doğdu)?

Ne demek, Türkiye siyasetin bir meşîmesi midir (döl-yatağı mıdır) ki muttasıl (bir düzeye) devlet doğuyor?

Bugün bizimle kanlı muhârebeler (savaşlar), millet-i İslâmiyye’ye olmadık hakaret yapan müttefikler dün bizden doğdular. Bugün vatanımızı baltalayan, her hamlede de bir parça, hem de cihan kadar kıymetli bir parça koparan bu hükûmetler daha dün hilâl-i azametin (ulu bayrağımızın) altından kaçtılar.

Neden, neden, biz daima bu felâketlere ma’rûz kalırız (uğrarız?). Islâhâtın (düzenlemenin) adem-i icrâsından (yapılmamasından)!

Altı yüz senedir kılıncımızla, süngümüzle ilerlemeye çalıştık; bir zamanlar da ilerledik. Fakat bir ân kadar, yine bir ric’at-ı kahkarîye (gerilemeye) uğradık, geriledik. Bir dürlü kendimizi alamadık, muttasıl (durmadan) geriledik, geriledik. Hattâ inkırâz (çökme) tehlikeleri bile efkâr-ı millet (milletin ileri gitmesi), ne de mukadderât-ı devlet (devletin yazgısı) dır. Yalnız bizim gibi bir devlete lâyık (yaraşır), geniş mikyasda (ölçüde) ıslâhât (düzenleme) yapılmalıdır.

Biz deriz ki, bugün tatbik ve icrâ edilmekde olan ıslâhât pek geç kaldı. Bununla beraber yine şâyân-ı teşekkürdür (teşekküre değerdir). Fakat biz bunu vaktiyle olsa idik, bugün cihana hâkim olacaktık.

Bunun aksini kim iddia edebilir? Bugün yine âtînin (geleceğin) selâmetinden emîn olarak ıslâhâtın (düzenlemenin) adliyeden (hukuktan) ibtidâsı (başlanması) lüzûmunu (gereğini) der-meyân ederiz (vurgularız).

Bir devletin adliyesi (hukuku) o, devletin ruhudur. Tebe’a (vatandaşlar) hukukunu (hakkını) burada arar ve bulur. Devletin şanını da, namusunu da, hukukunu (haklarını) da bu te’mîn eder (sağlar). Adliye ıslah edilir, her şey, kâffe-i şu’abât-ı idâre (bütün idarî kısımlar) hüsn-i intizâma (düzene) girer; mahkemeler neşr ü tevzî-i adâlet ederlerse (doğruluk dağıtırlarsa), kimse vazifesiniden zerreten-mâ (hiç, asla) inhirâf edemez (kaçamaz) Zira karşılarında bir kanun, bir adalet görürler.

Bir kanuna ma’rûz (bağlı) bulunduklarından emin olanlar ise, bir vakitde vazifelerinde ne hukûk-ı devlete karşı, ne de hukûk-ı millete karşı cinâyet-kârâne; evet, cinâyet-kârâne hareketde bulunamazlar. İşte o zaman her şey te’mîn edilir (sağlanır).

Bugün istiklâl-i dâhiliyemiz (iç özgürlüğümüz) üzerinde pek büyük te’sîrini gösteren “İmtiyâzâtı Ecnebiyye” (Yabancılara tanınan ayrıcalıklar) nedendir? Hep kuvvete istinâd edişimizden (dayandığımızdan)! Eminiz ki muhterem İttihâdcılar, lâzıme-i ıslâhâtı (gerekli düzenlemeyi) icra ile (yaparak) Devletin) bu felâkâtını (felâketlerini) ber-taraf (gidererek), şa’şa’a-ı istikbâlini (aydınlık geleceğini) de te’mîn edecektir (gerçekleştirecektir.)

--

Telgraflar

Osmânlı Ajansı

- 31 Kânûn-ı Sânî (Ocak) 1329 (1914): Tayyarecimiz (pilotumuz) Fethi Bey, Fransız tayyarecilerinin geçemediği Toros dağlarını 3500 metre irtifâ’ındaki (yüksekliğindeki) Dümbelek Boğazı’ndan müdhiş bora arasından geçti. Benzinin hıtâmından (bitmesinden) Tarsus’a büyük alkışlar arasında inmiştir. Bugün Adana’ya gidecektir.

- Enver Paşa, Edirne ve civarındaki kıta’ât-ı askeriyeyi (askerî birlikleri) teftişten sonra dün gece avdet etmiştir.

- Rusya Baş-Vekili (Baş-Bakanı) Kukofçek, müsta’fi (istifa eden) Gurukin yerine geçdi.

- Senelerden beri düşünülen Anadolu ıslâhât (düzenleme) mes’elesi hüsn-i netîceye (olumlu sonuca) erdi. Esaslar bunlardır:

Anadolu altı mıntıkaya ayrılacak, birer müfettiş-i umûmî ta’yin olunacak, şark (doğu) mıntıkasında iki sene Hükûmât-ı Sağire (Küçük Hükümetler) teba’asından  (uyruklularından) seçilecek müfettiş-i umûmîler; mülkiye, adliye, zâbıta işlerini, arâzî ihtilâfâtını (anlaşmazlıklarını) düzeltecek; herkes hizmet-i askeriyesini kendi askeri müfettişlik mıntıkasında yapacak; uzak yerler için her yerden nisbet gözetilerek alınacak; her unsurun mekteblerine (okullarına) hıssa-i ma’ârifine derece-i iştirâki nisbetine para verilecek; nihayet bir senede tahrîr-i nüfus yapılacak; Meclis-i Umumî a’zâları (üyeleri) nisbet-i adediyye dâiresindedir.

Yalnız Van ve Bitlis vilâyetlerinde tahrîr-i cedîd yapılıncaya kadar, muvakkaten münasafeten (ikiye bölünmek) suretiyle olacak.

- Fethi Bey, şehrin samîmî alkışları arasında zevâlî (öğle vakti) üçte Adana’ya inmiştir.

- 01 Şubat 1329 (1914): Viyana’ya muvasalat eden Prens David, Avusturya İmparatoru ile mülâkat etmişdir. Leopold nişanının birinci rütbesi verilmişdir.

Prens bu akşam Viyana’dan hareket edecektir. Düvel-i Muazzama’nın Adalar ve Epir hakkındaki müşterek notası dün Yûnân Hükümeti’ne verildiği Atina’dan bildiriliyor.

Rusya’nın büyük tedarikât-ı askeriyede bulunduğunu Çayet yazıyor.

Dün Adana’dan üç buçukta hareket eden Mu’âvenet-i Milliyye bugün altı buçukda halebe inmişdir.

Tayyarenin (uçağın) muvasalatını sabırsızlıkla bekleyen halkın meserreti (sevinci) fevka’l-âde idi.

Mu’âvenet-i Milliyye bugün Haleb’de kalacak, Humus’a hareket edecektir.

Galeyana gelen (coşan) Haleb ehalisi, Vilâyet namına bir tayyare (uçak) iştirâsı (satın alınması) içün teşebbüsatda bulunmaktadırlar.

- 01 Şubat 1329 (1914): Sırbistan ile müzakere-i sulhiyyenin münkatı olduğuna (kesildiğine) dair deveran eden şâyiat (söylentiler) asılsızdır. Musâlaha (barış) içün müzâkerât (görüşmeler) cereyan etmektedir (sürdürülmektedir).

Kal’a-i Sultaniye’ye mensub Bursa-siverek intihâbâtında (seçimlerinde) İttihâd ve Terakkî namzedleri (adayları) kazanmışlardır. Gemlik intihâbâtına (seçimlerine) Ermeniler iştirak etmişlerdir.

Bozoyük’te ta’miri hıtam bulan Prens Celâleddin tayyaresi (uçağı) dün Eskişehir’e inmiştir.

Mu’âvenet-i Milliyye’ye iltihak (katılmak) içün bugün Eskişehir’den hareket edecektir.

Tanin’in bidayeten (evvelce) mahkûm olduğu bin lira ile üç ay hapislik cezasını dün İstinaf Mahkemesi naks etmiştir (feshetmiştir / kabul etmemiştir).

- 03 Şubat 1329 (1914): Prens Celâleddin tayyaresindeki (uçağındaki) ufak bozukluk ta’mir edilerek dün Eskişehir’den ehalinin samîmî alkışları arasında uçmuştur. Sisin hesafetinden (yoğunluğundan) istikamet ta’yin olunamamış, iki saatte Aziziye’ye inmiştir. El-yevm (bugün) Konya’ya gitmesi muhtemeldir.

Haleb Kolordusu tarafından hediye edilecek tayyare (uçak), Enver Paşa nâmı ile yâd edilecektir (anılacaktır).

Askir-i Osmaniyye’nin müddet-i hizmetleri zarfında okuyup yazmalarını te’min etmek (sağlamak) için cihet-i askeriyece (askerî bakımdan) teşebbüsatda (girişimlerde) bulunulmuştur.

Yûnân Baş-Vekili (Baş-Bakanı) Venizelos, Selânik’den Atina’ya vâsıl olmuştur.

Rusya Hariciye Nâzırı (Dışişleri Bakanı) Sazanof’un yerine, İstanbul Sefiri (Elçisi) Mösyö Dökirs’in geçeceğini Yûnân basını yazıyor.

- 04 şubat 1329 (1914): Zonguldak, Kenik, Bartın, Diyork kazalarında İttihâd ve Terakki namzedleri (adayları) ittifak-ı ârâ (oy-birliği) ve Gerede mederni (mahallesi) Düzce’de ekseriyet-i azîme ile (büyük çoğunlukla) intihab olundu (seçildi). Merkez-i livadaki (sancak merkezindeki) Ermeniler de İntihaba (seçime) iştirak etmişlerdir.

Avlonya mes’elesinden dolayı mahkûm olan on bir kişinin İşkodra hapishanesine nakledildiklerini Fraya Prese yazıyor.

Fransa’da yapılacak istikrazın (borçlanmanın) mart evâiline (başlarına) kadar neticeleneceği müstahberdir (haber alınmıştır.)

Anadolu Islahatı (Düzenlenmesi) için ta’yin olunacak (atanacak) müfettiş-i umûmîler (Genel Müfettişler) on güne kadar intihâb olunacaktır (seçilecektir).

--

Ajans Royter’in Telgrafları

 

Adalar Mes’elesi ve

Yûnân’a Tebliğât (Bildiriler)

Atina’dan bildirildiğine göre Düvel-i Mu’azzama (Büyük Devletler) sefirleri (elçileri) Adalar ve Arnavudluk hakkındaki karar-ı düveliyi (devletler kararını) Yûnân Hükûmeti’ne tebliğ etmişlerdir.

Notada, Yûnân işgalinde bulunan adaların – İmraz, Bozcaada ve Meis (Kaste Lorizo) adalarından mâ’ada (başka) – kâffeten (HEPTEN) Yûnân’a terk olunduğu bildirilmiş; ve fakat bu adalar bahrî ve askerî makasıd (maksatlar) içün isti’mâl olunmayacağına (kullanılmayacağına); ve ehâli-i İslâmiyye’nin hukukuna riayet olunacağına dair te’mînât (güvence) taleb olunmuştur (istenmiştir. Bundan mâ’ada (nbaşka), Yûnân askeri Arnavudluk’dan çekilmedikçe, Yûnân Hükûmeti’nin Epir Rumlarını müdafaa hususunda teşvikatda (girişimde) bulunmayacağına dair ta’ahhüdâtda (üstlemelerde) bulunması iktizâ eylediği (gerektiği) bildirilmiştir.

Yûnân askerinin nihayet mart ğâyesine (sonuna) kadar k^milen (hepten) Arnavudluk’dan çekileceği me’mûldur (beklenir).

--

Bâb-ı Âlî’ye Tebliğât

İstanbul’dan vârid olan (ulaşan) haberlere göre, Adalar mes’elesi hakkındaki karar-ı düveli (Büyük Devletler’in kararı) Bâb-ı Âlî’ye de tebliğ olunmuştur. Devletler, bu teblîğe Bâb-ı Âlî’den tahrîrî (yazılı) bir cevap taleb etmişlerdir (istemişlerdir).

--

İstanbul’da Te’sîrât (Etkilenmeler)

Türkler’in ümid ve intizârı (beklentisi) hılâfına (aksine) olarak Devletler’in verdiği karar, İstanbul’da pek ziyade te’sîr icrâ etmiştir.

Mahâfil-i resmiyyede (resmi çevrelerde) tebliğ-i Düveli (Devletlerin bildirimi) iğbirâr-ı umûmîyi (genel bir düş-kırıklığını) mûcib olmuştur (yaratmıştır.)

Ma’a-mâ-fih, İtalya işgali altında bulunan adalarla Midilli ve Sakız’ın mübâdelesi (değiş-tokuşu) hakkında doğrudan doğruya Yûnân’la müzâkerât icrâsı (görüşmeler yapılması) gayr-ı mümkin (imkânsız) olacaktır.

--

 

Bâb-ı Âlî’nin Cevâbı

Tebliğ-i Düveli (Devletler’in bildirimi) hakkında Bâb-ı Âlî’nin i’tâ eylediği (verdiği) cevapda, Boğaz’a ve Anadolu sahiline karîb (yakın) olan adaların alâkadarânca (ilgililerce) memnuniyet-bahş olacak bir sûret-i tesviyeye (çözüm şekline) rabtı (bağlanması) ümid edilmekde olduğu halde; karar-ı Düvalî (Devletler’in kararı) bu ümid (beklenti) hilâfına (aksine) çıktığından, Devlet-i Osmâniyye sulh (barış) ve müsâlemet (dostça yaşam) içün kendi vazifesini takdir etmekle beraber, hukûk-ı meşrû’asını (doğal haklarını) bizzat istihsâle (elde etmeğe) azmetmiş olduğu (karar verdiği) bildirilmiştir.

--

Yûnân’ın Cevâbı

Atina’dan bildirildiğine göre, Yûnân Hükûmeti de dün tebliğ-i Düvelî’ye (Devletler Bildirimine) cevap vermiştir. Bu cevapta Yûnân Hükümeti, Düvel-i Mu’azzama’nın (Büyük Devletler’in) kararına ittibâ’a (uymaya) âmâde (hazır) olduğunu bildirmiştir.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BİNATLI YSK 9 5 3 1 9 18
2 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 9 6 0 3 6 18
3 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 9 6 0 3 5 18
4 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 9 5 2 2 4 17
5 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 9 4 4 1 5 16
6 YENİCAMİ AK 9 4 2 3 5 14
7 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 9 3 5 1 4 14
8 BAF ÜLKÜ YURDU 9 4 1 4 11 13
9 LEFKE TSK 9 3 2 4 -6 11
10 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 9 2 4 3 -2 10
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 9 3 1 5 -3 10
12 OZANKÖY SK 9 2 3 4 -8 9
13 YALOVA SK 9 2 2 5 -2 8
14 GENÇLİK GÜCÜ TSK 9 2 2 5 -9 8
15 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 9 1 4 4 -8 7
16 CİHANGİR GSK 9 2 1 6 -11 7

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup