HUNKAR SAG GIYDIRME
8 MART ÖZEL
Harid FEDAİ

Harid FEDAİ

09.01.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Zam-mı Ma’âş (Maaş Artışı) Mes’elesi

Seyf

09 Şubat 1914

Pazartesi; Sayı: 94

 

Havâdis-i Mahalliyye

(İç Haberler)

 

Zam-mı Ma’âş (Maaş Artışı) Mes’elesi

Mevsükan (inanılır kaynaktan) haber aldığımıza nazaren (göre), geçen hafta Meclis, icrâât-ı me’murîne (kamu görevlilerine) verilecek zam (artış) hakkında ictimâ ederek (toplanarak) son kararını vermiş ve bütün evrâk, bütçe ile birlikte, berây-ı tasdik (onay için) İngiltere’ye gönderilmiştir.

Aldığımız ma’lûmâta nazaren, mevcûd me’mûrîn (kamu-görevlileri) sınıfı tasfiye edilecek (kaldırılacak) ve her me’mûr şimdiki halinden her halde daha iyi yaşayacaktır. İşbu zamm-ı ma’âş (maaş artışı) mes’elesine (konusuna) İngiliz me’mûrîni (me’murları) idhâl (dahil) edilmezse yerli me’mûrlara daha fazla bir hıssa (pay) isabet edecektir.

Elefteriya’nın verdiği ma’lûmâta nazaren, 200 liraya kadar mâaş alan me’mûrîne (kamu görevlileri) yüzde 15 ve 200’den fazla maâş alanlara da yüzde 10 zam (artış) verilecektir.

Diğer bir rivayete göre, verilecek olan işbu zam (artış), derece ile verilecek Ya’nî bir lira zam alacak olan me’mûrîn (kamu görevlileri) bu zammı dört senede alabilecekmiş.

--

Akîm Kalmış (Gerçekleşmemiş) Bir İctimâ (Toplantı)

Geçenlerde Despot-hâne’de ictimâ’ edeceğini (toplanacağını) haber verdiğimiz Donanma-yı Yûnânî Mu’âvenet-i Milliyye Cem’iyyeti Kıbrıs Şu’besi; Rûm matbu^^atının (basınının) verdiği ma’lûmâta nazaren; davet edilen zevâyın (kişilerin) ekserîsinin (çoğunun) adem-i iştirakinden (katılmamasından) dolayı akîm (yarıda) kalmıştır.

Baş-Despot Girillos Efendi bu def’a ikinci bir beyân-nâme neşrederek (yayımlayarak) önümüzdeki Pazar gününe Umûmî (Genel) İctimâ’a (Toplantıya) da’vet ediyor. Ma’lûm olduğu üzre, birinci beyân-nâmede yalnız avukatlar, meb’ûslar, muhtar ve a’zâlar (üyeler) ile doktorlar da’vet ediliyordu. Elefteriya gazetesinin ısrarı üzerine şimdi umûmî bir ictimâ da’vet olunmaktadır. Ümid ederiz, birincisi gibi bu da akîm (yarıda) kalacaktır.

--

Me’zûniyyet (İzinli Olma)

Defterdârlık Dâiresi Baş-Kâtibi Mister Uri Mihailides, iki ay me’zûniyyet (izin) istihsâl ederek (alarak), Vâlî’nin müsâ’adesiyle (izniyle) Makedonya’ya seyahate giden Tütüncü Yanni Vergobullo’nun tütün fabrikasını idareyi der-uhde etmiştir (üstlenmiştir).

Me’mûrînin (Kamu Görevlilerinin) husûsî (Özel) işlerle iştiğâli (uğraşması) memnû (yasak) ise de; Müstemlekât Nizâm-nâmesi mûcibince (uyarınca), Vâlî-i Vilâyet (Yöresel Vâlî) münâsib (uygun) görürse, müsâade etmek hakkına da mâlikdir.

 

Posta Müdîr-i Umûmîsi’nin (Genel Müdürü’nün)

Nazar-ı Dikkatine

 

Matbaamıza gönderilen bir mektupta, Omorfo (Güzelyurt) ile Lefke arasında posta münâkalâtı (ilişkileri) haftada üç def’a olmasından dolayı, birçok tüccârânın (ticaret adamlarının) müşkilâta tesadüf ettikleri; halbuki her gün (Güzelyurt’tan) Lefke ve Lefke’den Omorfo’ya (Güzelyurt’a) çifte arabalar amed-şud (gelip gittiği) halde, farazâ (söz – gelimi) hergün ufak bir posta torbası derûnunda (içinde) mektup ve gazetelerin gönderilmemesinden şikâyet ediliyor. Ve Cezîre’de (Ada’da) neşredilen yegâne (yalnız) iki İslâm gazeteleri dört gün intizârdan (beklemeden) sonra ancak Perşembe günü alabildiklerini de ilâve ediyorlar.

Doğrusu şimendüfer (tren) işleyen bir yerde gazetelerimizin böyle dört gün postalarında tozlar içinde kalmasına çok te’essüf ederiz Ümid ederiz Mister Hover bu intizamsızlığa bir çare bularak Türk matbû’âtının (basınının) huk^kunu himâye edeceklerdir.

Farazâ (diyelim ki), haftada üç gün muntazamen posta gideceğinden, geride kalan diğer üç gün içün senede nihayet üç lira bir para ile sırf mektup ve gazetelerin nakli (aktarılması) içün bir konturato akdedilse, posta bundan ne zarar eder? Husûsuyle gelecek seneye kadar, şimendüfer (tren) Lefke’ye uğrayacak, yâhûd oralardan geçeceğinden, demek bu fevka’l-âde mesârif yalnız bir sene içün olacaktır.

 

Tekâ’üd (Emekliye Ayrılma)

Haber aldığımıza göre gelecek Nisan ayından i’tibâren Polis Müfettişleri’nden birkaçı tekâ’üd edileceklermiş (emekliye ayrılacaklarmış)

 

Çekirge Vergisi

1914 senesi Çekirge Vergisi, bâ-emr-i Vilâyet-penâhî (Vâlî Hazretleri’nin emriyle) lağvedilmiştir (kaldırılmıştır.)

--

Bir Papazın Harf-endâzlığı (Azizliği)!

Despot-hâne Yerodiyagonos’u Sofroniyo Lefkarides, Lefkoşa’da Rûm kızlarından birisine tecâvüzât-ı gayr-ı meşrû’ada bulunduğundan, Mahkemeye sevk edilerek (verilerek) önümüzdeki Cumartesi muhakemesi ru’yet edilecektir (dinlenecektir).

- Baş Despot, kendini yevm-i mahsûsda (özel günde) tebriğe şitâb eden (gelen) papazlara, tiyatro-hânelere gitmemeleri içün gayet mü’essir (etkili) nas^^ıhatde bulunduğunu ve şayet gidecek bulunursa, kendisini vazîfesinden ‘azledeceğini (atacağını) bir lisân-ı tehdîd-kârâne (korkutucu bir tutum) ile kendilerine teblîğ ettiğini Rûm gazeteleri yazıyor.

 

Girne Limanı

Girne Zırâat (Tarım) Sergisi münâsebetiyle geçenlerde Vâlî-yi Kıbrıs Sir Hamilton Gold Adams Hazretleri, Girne’ye azimet etmiştir (gitmiştir). Bundan istifade eden Girne Belediye Re’îsi, Girne limanının muhtâc-ı ta’mîr (onarıma gerekli) olduğundan ve bu tamirin hıtâma ermesi (sonuçlandırılması) elzem (kaçınılmaz) olduğundan bahsetmiş ve Vâlî ise bunun pek yakında ta’mîr ettirileceğini Belediye Re’îsi’ne va’d etmiştir (söz vermiştir.)

 

Tenzîl-i Ma’âş

(Maaş Kesintisi)

Lefkoşa Vâridât (Gelir Dâiresi) Kâtibi Mu’âvini (Yardımcısı) Mister Ahilleya Petrides, tahsîldâr (vergi me’mûru) Kosta Papado bullo’nun ihtilâs (para çalma) mes’elesinde (konusunda) gösterdiği tekâ-süllüğe (ihmale) bir ceza olmak üzre, beşinci sınıftan altıncı sınıfa tenzîl edilerek (indirilerek) başka bir daireye nakledileceği haber alınmıştır.

--

Seyf Cerîde-i Mu’teberesi

İdâre-i ‘Aliyyesi’ne

 

Efendim,

Bu hafta gelen Kıbrıs gazetesinin baş-makâlesi bize şâyân-ı esef bir vak-a ihbâr eyliyor. Lefkoşa kaza ve kurâsı (köyleri) Tahrîr-i Cedîd ve takdîr-i kıymeti (yeniden kayıt ve kıymet değerlendirilmesi) içün Müslüman köylerine hemân umûmiyyetle İslâm muhamminler (değerlendiriciler) ta’yin edilmemiştir (atanmamıştır).

Biz, kemâl-i iftihârla (büyük bir övünçle) arz eyleriz ki, Kavânîn A’zâmız (Yasama Meclisi Üyemiz) Doktor İzzetlû Eyyûb Necmeddin Bey’in himmeti ve kiyâset-i vatan-perverânesiyle (yurt sevgisi temel alınarak) Baf ve Leymosun kazaları İslâm köylerine kâmilen (tümden) İslâm muhamminler (değerlendiriciler) intihâb (seçilmiş) ve ta’yîn edilmiştir. Bu âciz (ben) de kendi köyümün mesâhasına (alanına) me’mûr edilmişim. Lefkoşa’nın bu halini okuduğumda Dâ’ire-i İntihâbiyye’miz (Seçim Kurulumuz) İslâm a’zâsının (üyelerinin) bu bâbdaki

(konudaki) gayret ve fa’aliyyeti, nazarımızda bir kat daha kesb-i ehemmiyet edildiğinin (değer kazanıldığının) beyânına (bildirilmesine) ve mûmâ-ileyhe (adı edilene) medyûm (şükran borcu) bulunduğumuz teşekkürâtımızın alenen (açıktan açığa) iblâğına (bildirilmesine) cerîde-i ferîdelerinin (değerli gazetesinin) vesâtatını (aracılığını) istirhâm eylerim.

 

04 Şubat 1914                    Bir Muhammin (Değerlendirici)

--

Baf Hürriyyet Kulübü’nden:

Donanma Uğruna

 

Muhterem Vatandaşlar!

Devlet-i Osmâniyye’nin bu son zamanlarda uğradığı felâketlerin her Müslüman kalbinde açmış olduğu derin ve iltiyâm-ı nâ-pezîr (onulmaz yara) yaraların ne zaman ne zaman ile kapanmak ve ne de âh ü enîne (ağlamaya sızlamaya) sarılmak ihtimâli vardır.

Bünyân-ı Devlet’in (devlet yapısının) vücuduna târî (yapışmış) olan za’afdan (güçsüzlükten) ve bi’l-hâssa (özellikle) donanmasızlık yüzünden müterekkib-i fırsat olan (fırsat kollayan) akûr (azgın) düşmanların nasıl istifade eylediklerini gördük ve dâsitân-ı zulm u vahşetlerini (ezgilerinin ve acımasızlıklarının hikâyelerini) gazetelerde hüngür hüngür ağlayarak okuduk.

Tarablus-ı Garb’da İtalyanlar Arap kardaşlarımıza hâtıra gelmedik şenâ’atler (kötülükler), vahşetler (işkenceler) yaptılar; ve sevgili yurtlarını her dürlü hukûk-ı düveliye ve siyâsiyye hilâfına (devletler ve siyaset haklarına karşı durarak) zabt ettiler.

Beri tarafta Rûm-Eli ahâlî-i İslâmiyyesine, çoluk ve çocuğuna bâkire (kız-oğlan-kız) kızlarına, dul kadınlarına yapmadık fezâhat (rezillik), revâ görmedik (çekinilecek) zülûm ve cinayet bırakmadılar. Meşhed-i hudâvendigârı (hükümdarların mezarlarını) çiğnediler, asırlarca üzerlerinde ezân-ı Muhammedî okunan câmi’lere salîb (haç) ve nâkûs (çan) diktiler.

Ey! Bunları bilir ve görürken, nâmusları bizim nâmusumuz, ırzları bizim ırzımız, vatanları öz-vatanımız olan din kardaşlarımıza bu kadar sarîh (açık), bu rütbe fecî âkıbetler ihzâr edilmişken (hazırlanmışken); binlerce Müslüman aç, susuz ve çıplak bırakılmışken, bize yan gelip oturmak ve bu hallere seyirci kalmak yakışır mı? “En büyük intibâhlar (uyanışlar), en bülend (yüce) teşebbüslerden (üzüntülerden) doğar.”

Bunun içindir ki Tarablus ve Rûm-Eli hâ’ileleri (trajedileri) üzerine her tarafta kuvvetli bulunmak, mehîb

(güçlü) ve düşmana fâ’ik (üstün) bir donanmaya mâlik olmak, artık Osmânlılık şân ve celâdetine (yiğitliğine) lâyık bir hayat yaşamak sevdâ ve arzuları uyanmış ve bu azm ü hevesten doğan hamiyet (yurt sevgisi) az bir

zaman içinde Hükûmetimize, “Sultan “Osmân-ı Evvel Drednotu” gibi müdhiş ve dünyanın en cesîm (büyük) bir zırhlısını aldırmağa sebep olmuştur.

“İn-Allahe verilince dağlar kaldırılır.”

Her cihetde, her suda bu arzu ve galeyanlar kaynar dururken, biz Kıbrıs İslâmına râhat durmak mümkin olmayacağı te’emmül edilmiştir (derinden düşünülmüştür) ki, geçenlerde Lefkoşa’da münevver (aydın) gençlerin penâh-ı hamiyeti (yurt sevgisinin göstergesi) olan “Hürriyyet ve Terakki Kulübü”, Donanma nâmına (adına) bir sergi güşâdıyle (açmasıyle) yüz elli lirayı mütecâviz (aşkın) bir meblâğ cem’ ederek (toplayarak) Merkez-i Umûmî’ye göndermiş; ve muahharen (sonrasında) da bir konferans verilmek suretiyle yine külliyetli bir yekûn istihsâl ve irsâline (elde edip gönderilmesine) muvaffak olmuştur. Biz Baf ve mülhakâtı da (çevresi de) her vakit gösterdiğimiz âsâr-ı hamiyeti (yurt sevgisini), bu münâsebet-i hasene (güzel ilgi) ile tekrar uyandırmağa âzim (kararlı) bulunuyoruz.

İşte bu maksada mebni (dayalı olarak) Baf’ta Poli nahiyesi hamiyet-mendân (yurt-sever) ahalisinin müzâheret

ve müşâreket-i vatan-perverâneleriyle 01 Mart 1914’de Donanma menfa’atine bir sergi güşâd ediliyor (açılıyor) ve bütün Kıbrıs hamiyet-mendân-ı İslâmiyyesi’ni (yurt-sever Türkleri’ni) bu emr-i hayra (hayırlı etkinliğe) iştirâke (katılmaya) da’vet ediyoruz.

Herkes münâsib gördüğü eşyayı “Baf Hürriyet Kulübü’ne gönderebilir ve yevm-i mahsûsunda (belirtilen günde) her biri yalnız yarım şilin mukâbilinde (karşılığında) keşîde olunması (çekilmesi) mukarrer (kararlaştırılmış) olan numaralara – arzu ettiği takdirde – iştirâk eyleyebilir.

Haydi vatandaşlar, ,iş başına! Meydan-ı hamiyet, sözde artık nâmûs-ı vatanı kurtarmağa azmeden milletindir.

--

- Recâ-yı Mahsûs: Sergiye eşya kabulü mu’amelesi (işlemi) Şubat-ı Efrencî’nin (mîlâdî şubat’ın) yirmi beşine kadar icrâ edileceğinden (yapılacağından) ashâb-ı hamiyetin (yurt-severliğin) ana göre hareket etmeleri temenni olunur.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.