Cyprus Today sol
  • 22 Mart 2018, Perşembe 8:58
HasanHASTÜRER

Hasan HASTÜRER

Anastasiadis’e hiç güvenmedim...

   Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiadis’e çözüm yolculuğunda hiç güvenmedim.
   Annan Planı’na EVET dediği dönemde de, samimi bulmadım.
   Cumhurbaşkanlığı’na ilk aday olduğu zaman, kazanmasına umut bağlanırken, neden güvenmediğimi hem yazdım, hem de konuşup, anlattım.
                                                                              ***
   Annan Planı’na Rumların HAYIR demesiyle tarihi fırsat kaçırıldı.
   Ancak sonrasında o fırsat yakalanabilirdi.
   Olmadı.
   Olmamasında Anastasiadis’in payını çok görenlerdenim.
   Bu yazı asla bizim tarafı zem zem suyuyla yıkayıp, Rum tarafını suçlama yazısı değildir.
   Kıbrıs’ta çözümü isteyen iki kişi varsa biri olduğuma yürekten inancımla bu satırları yazıyorum.
                                                                              ***
   Çok kısa, Anastasiadis’e neden güvenmediğimi anlatayım...
   DİSİ Başkanı olduğu dönemde parti genel merkezinde söyleşi yapmıştım Anastasiadis’le...
   Kıbrıslılığı savunduğumda öz olarak şunları demişti: ‘Kıbrıslılığı ben parti tabanıma karşı savunamam. Siz adada yaşayan Türklersiniz, Kıbrıslı Türksünüz, bizler de adada yaşayan Elenleriz, Kıbrıslı Rumlarız.’
   Elbette coğrafi temelde bir kimlik ulusal kimliğin yerini tutmaz ama en azından güçlü ortak coğrafi kimlik, kültürel kimlikle beslenirse siyasi sahiplenmede buluşma kolaylaşabilir.
   Bunları anlatamadık ya da karşımızdakiler anlamak istemedi.
                                                                              ***
   Mustafa Akıncı, Cumhurbaşkanı seçildiği zaman Anastasiadis, Akıncı’ya dönük dış dünyadan esen sempati rüzgarının içine girdi. Akıncı’yla Büyük Han’da kahve, uzun yolun arka sokaklarında zivaniya içtiler...
   Akıncı, seçilmesinin üzerinden iki ay bile geçmemişti bir buluşmada, ‘Hastürer, çözüme inanmıyor ama olacak’ dediği zaman aynen şunları söylemiştim: ‘Çözümü en çok isteyenlerdenim ama Anastasiadis’e güvenmediğim için çözümün olabileceğine inanmıyorum.’
                                                                              ***
   Zaman benim gibi düşünenleri haklı çıkardı.
   Anastasiadis, Eroğlu ile birlikte imza attığı 14 Şubat 2014, ortak açıklamasının özüne de sadık olmadı.
   3-4 yıl önce ABD’nin bağımsızlık günü resepsiyonunda Anastasiadis’i dinlemiştim.
   ‘İki toplumlu çözüm için çaba harcıyoruz. Türk tarafı da aynı çabayı gösterirse çözüme ulaşırız’ demişti.
   İki bölgelilik, siyasi eşitlik, iki kurucu devletten hiç bahsetmemişti.
                                                                              ***
   Güven artırıcı önlemlere bir göz atalım.
   Anastasiadis’in kabul ettiği bir güven artırıcı önlem yoktur...
   Cep telefonlarının adanın her yerinde kullanılabilirliğini kabul eder gibi göründü ama olmadı.
                                                                              ***
   Müzakereler boyunca ayak sürüdü.
   Müzakereler, öğle uykusuna ve whisky keyfine göre düzenlendi.
   Masadakileri çok gerdi.
   O gerilim içinde, ‘Whisky değil, sen konuş’ denilince de kıyameti kopardı.
                                                                              ***
   Masada konuşulanları bir kenara koyalım...
   Rum toplumunun çözüme hazır olması için ne yapıldı?
   Hiç bir şey.
   Bizim taraftan Talat, tek egemenliği, Türkiye’ye danışmadan kabul etti.
   Akıncı, Birleşmiş Milletlere verilen haritayı, Türkiye’nin isteklerine göre değil, çözüme katkı amaçlı kendi görüşlerine, Türkiye’yi de ikna ederek şekillendirdi.
   Peki Anastasiadis ne yaptı?
   İmkansızı istemeye devam etti.
                                                                              ***
   Bir zamanlar Rauf Denktaş için, ‘Sen bir çözüm planı hazırla, kabul edilecek’ dense, Rauf Denktaş kendi hazırlayacağı çözüm planına karşı çıkacak derdim.
   Şimdi aynısını Anastasiadis için yazarım, söylerim... 14 Şubat 2014 çerçevesinde planı Anastasiadis somutlaştırsa, hiç kuşkum yok, bir yolunu bulup reddedecek.
   Akıncı’nın yerinde olsam, Anastasiadis’le yemekte buluşur. O yemekte, ‘ Sen bir çözüm planı hazırla, getir. Ben de toplumumun bilgisine taşıyayım’ derim.
   Hazırlasın, getirsin bakalım, çözümden ne anlar?
   Yazıma noktayı koymadan son bir vurgu... Anastasiadis’i çözüm sürecine katkı bakımından, Papadopulos’un da gerisinde görürüm.
   Papadopulos, çok daha samimiydi... Kabul ettiği de etmediği de çok kolay anlaşılırdı.
 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
ubp popup