Cyprus Today sol
  • 08 Mayıs 2018, Salı 9:34
HasanHASTÜRER

Hasan HASTÜRER

Gerçekten çözüm isteniyorsa...

Frederick Willem De Klerk, Nelson Mandela’yla Güney Afrika’da müzakereleri yürüten, ırkçılığa son verilmesini sağlayan, Mandelay’yla Nobel Barış Ödülü alan eski Güney Afrika Devlet Başkanı.
Güney Kıbrıs’ı ziyaret etti.
Kathimerini gazetesinin sorularını yanıtladı.
Klerk, müzakere sürecinde beyazların kendisini, siyahların da Mandela’yı ‘Taviz’ vermekle suçladıklarını anlatıp, ekledi: ‘ “Her ikimiz de suçlanıyorsak bu iyi bir müzakerenin gerçekleştiğinin göstergesidir. Bir kazan-kazan durumu mevcuttu.’’
Irkçılığın derin yaralar açtığı Güney Afrika’da çözüme ulaşılmasına ciddi katkı koyan Klerk’in sözleri içinde bence en önemlisi şu: ‘Gerçekten çözüm isteği mevcutsa en zor sorunlar bile müzakereyle çözülebilir.’

   ***

Kıbrıs sorunu, Güney Afrika’dan daha zor, daha karmaşık bir sorun mu? Hayır.
Kıbrıs sorunun geçmişinde, taraflarda açtığı yara, Güney Afrika, ırkçı yönetim döneminde açılan yaralardan daha mı derin? Kıbrıs’taki acılar, yaralar, Güney Afrika’daki acı ve yaraların binde biri bile değil bence.
Peki Kıbrıs sorunu neden çözülmüyor? Ya da neden çözülemiyor? Rum liderliğinde ve Rum toplumunda gerçekten çözüm isteği olmadığı için.
Kıbrıslı Türkler ve liderliği yeterli çözüm isteğine sahip mi? Annan Planı, uluslararası camianın Kıbrıs sorununa çözüm için somutlaştırdığı ve çözüme en yaklaşılan plandı... Kıbrıslı Türkler, yüzde 64.91 EVET derken Rumlar yüzde 75.83 HAYIR demişti. Daha önce daha sonraki kamuoyu yoklamalarının hiç biri 24 Nisan 2004’teki Annan Planı halk oylaması kadar kesin veri özelliği taşımaz.

   ***

Kıbrıs sorunu, uluslararası bir sorundur.
Dünyanın en büyük uluslararası çatısı olan Birleşmiş Milletleri meşgul eden en eski üç sorundan biri Kıbrıs sorundur...
Yıllarca çözümsüz sorunlar için Keşmir Sorunu, bağlantılı Keşmirleşme tanımlaması kullanılırdı. Kıbrıs sorunu, dünya medyasına, kanayan yara algısını besleyecek görsel malzemeyi en son, 8 Ağustos 1996’da Rumların sınır eylemleri sırasında verdi.
O gün yaşananlar olmasa, 1974’ten günümüze Kıbrıs’ta dünyanın dikkatini çekecek gerilim yok.
Ancak Kıbrıs sorunu, çözümsüz bir sorundur.
Mevcut durum, özellikle biz Kıbrıslı Türkleri, adil olmayan bir şekilde etkiliyor.
Kıbrıs sorununda tek yanlı bir suçlama olmaz. Türk ve Rum tarafının sorunda SUÇ ORTAKLIĞI var...
21 Aralık 1963 ve sonrası ve de 15 Temmuz 1974 Yunan Darbesi olmasa ada bugün bölünmüş olmazdı.
Nüfus oranında hareketle, olası çözümde hep oransal paylaşım konuşulur. Oransal yaklaşımı sürdüreceksek Kıbrıs sorunundaki suç paylaşımında da Rumların, büyük taraf olarak payı daha fazladır.

   ***

Rumların avantajlı ya da çözümsüzlükle yaşayıp, çözümü daha az sıkıntı ile beklemesinin belki de tek nedeni, evlerinden göç etmelerinin dışında, uluslararası tanınmışlığı olan Kıbrıs Cumhuriyeti’ndeki İŞGALLERİNİN, sıkıntısız sürmesidir.
Bizim gibi onlara da ambargo uygulanıp, direkt uçuşları olmasa, uluslararası ticarette sıkıntılar yaşayıp, sıradan bir sportif temas bile yapma şansları olmasaydı...

   ***

Kıbrıs sorununun çözüm süreciyle alakalı tarih yazmak istemem.
En son aşamaya bakalım.
KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, karşı taraf ciddi hiç bir adım atmamasına rağmen önemli adımlar atmış, Türkiye’nın adım atmasına da katkı yapmıştır.
Akıncı, çözüm istediğini net bir şekilde ortaya koydu.
Elbette bunları barış için, çözüm için yaptı ama KIBRISLI TÜRKLERİ SATMADI.
Anastasiadis masada neyi kabul etti?
Bırakın masada kabul edip etmemesini, GÜVEN ARTIRICI ÖNLEMLER LİSTESİNE ANASTASİADİS ‘armağanı’ olacak bir tek örnek var mı? Yıllarca insanlık suçu sayılacak bir konu olan kara mayınlarının yerlerini bildirmesini güven artırıcı önlemlere katkı sayanlar varsa bir adım öne çıksın.

   ***

Mustafa Akıncı’nın şahsında Kıbrıs Türk tarafı çözüm için irade koymaya hazırdır. Anastasiadis de hazırsa Kıbrıs sorunu teknik hazırlıklarıyla üç ayın içinde çözülür.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık