Cyprus Today sol
  • 30 Mayıs 2018, Çarşamba 9:06
HasanHASTÜRER

Hasan HASTÜRER

Kıbrıs Türkü’nün DNA’sı kötü yönde değişti...

Yazımın başlığını, okuduğunuz zaman na anladıysanız, onu ifade ediyorum.

Kıbrıslı Türklerin, son elli yılını yaşayarak anımsarım.

İlk çocukluk yıllarımı, yargılarımda daha emin olmak için dışta bıraktım.

Kıbrıslı Türklerin, 1974 e gelene dek sahip olduğu DNA’sının 1974 sonrasından bugünlere kadar uzanan zaman diliminde mutasyona, değişime uğradığına yönelik kanaatim son Gönyeli cinayetiyle daha da güçlendi.

***

Koşulları, sosyal, ekonomik, demokratik değişimler DNA’da değişime neden olabilir mi?

Dünyada önemli yaşanmışlıklar DNA’da mutasyonun olabilirliğini gösterdi.

 ‘ 2. Dünya Savaşı sırasında yaklaşık 2.5 yıl süren Leningrad Kuşatması'ndan sağ çıkan kişilerin gen yapısını inceleyen bilim insanları, bu kişilerde kuşatma nedeniyle yıllar süren açlık koşullarında bile sağ kalmalarına imkan veren özel bir DNA mutasyonu olduğunu saptamışlardı.

2015 yılında Science Dergisinde yayınlanan çalışmaya göre, kuşatmadan sonra sağ kalan insanlardan alınan kan örnekleri ile kuşatmayı yaşamamış olan akranlarının kan örneklerine uygulanan genetik analizler sonrasında, kuşatmada ciddi kıtlık ve soğuk ile mücadele eden insanların metabolizma ve ısı dengelerini düzenleyen PPAR ve UCP genlerinde belirgin değişiklikler saptandı.’

***

Bu satırların yazarı olarak, yoksulluğun değil, yokluğun var olduğu yılları anımsarım.

Şimdi marketlerde belki de binlerce çeşit ürün var.

1960’lı yıllarda bizim K. Kaymaklı’da Ekşici Hüseyin Dayı’nın bakkal dükkanında yirmi çeşit ürün ya var ya yoktu...

Herkesin okka okka et aldığı kasap da yoktu...

Parası olan da olmayan da o çeşitlerden alış veriş yapardı.

Şimdi her köşe başında meyhane, restorant var...

Gidebilenler gider, anında da facebook hesabından paylaşır.

Alış veriş en genel anlamda sınırlıydı.

İnsanların çoğu, çoluk çocuğuna bayramdan bayrama yeni elbise diktirir, ayakkabı alırdı.

Dayanışma sadece aile bireyleri arasında değil, konu komşu arasında da vardı.

İnsanlar ganimet nedir bilmezdi.

Karşılığını verir, hakkı olanı alırdı.

SOSYAL MEDYA YOKTU....

***

Fark ettiniz SOSYAL MEDYA’yı büyük harflerle yazdım...

Sosyal Medya, yerli yersiz paylaşımlar pek çok değeri tehdit etti.

Müslüman bir toplumuz.

Çok sağlam İslami bir anlayışımız olmasa da...

Evlilikler KATOLİK EVLİLİĞİ DEĞİLDİ.

Yani boşanma hakkı vardı.

Ancak şimdiki gibi evlenenlerin, yarıdan fazlasını çok kısa sürede boşanması söz konusu değildi.

Aile danışmanlığı diye kurumsal bir yapı yoktu ama aile büyükleri, ailenin devamı için gerekeni, saygı sevgi birikimiyle yapardı.

İnsanlara kendi ayakları üzerinde durma öğretilecek diye tek başınalık öğretiliyor. Halbuki gerektiği zaman insan tek başına sorunların üstesinden gelecek ama bunu öğrendi diye yalnızlığı mı tercih edecek?

***

1974 sonrası güzel olan ve en önemlisi İNSANDA YALNIZLIK DUYGUSUNA DA ENGEL OLAN TÜM DEĞERLER YERLE BİR OLDU.

Düşeni kaldırmak bir yana, bir de üstüne basıldı.

Sevgi müthiş bir zemin kaybetti.

Önce ötekileşmeler çoğaldı...

Sonra ÖTEKİLEŞME DÜŞMANLIĞA DÖNÜŞTÜ...

***

Yıllar evvel yokluk içinde çok daha mutlu olan Kıbrıslı Türkler, daha çok değerlere sahip olurken mutsuz oldu.

MUTSUZLUK KRONİKLEŞTİ.

Mutsuz insanın psikolojik direnci zayıflamaz mı?

Zayıflar.

O zayıflama, devamında olumsuzluklar zincirini uzatır...

***

İnsanımız bilimsel adı konmadan en çok hangi iki soruyu sorar?

Ne oldu bize?

Ne oldu da bu kadar bozulduk?

... Evet bozulduk...

Süreç insanın DNA’sına kadar uzanan değişime neden olabiliyor... Leningrad’da olduğu gibi.

***

Adanın Kuzeyinde, insanların ruh sağlığı bozuldu...

Kimse bunu ciddiye almadı...

Prof. Dr. Vamık Volkan, dünyaca ünlü psikiyatri profesörü...

Vamık Hoca’ya sormuştum... ‘ Toplumsal boyutta psikolojik bozulma varsa, toplu terapi mümkün mü?’ Önerim espri ile karışıktı. Televizyon kanalları üzerinden tüm topluma eş zamanlı terapi uygulansın...

Ekran üzerinden olmasa da örgün eğitimin ilk eşiğinden başlayarak insanlarımızın psikolojisi tedavi edilmeli...

***

Sorun yüzeysel geçiştirilmeyecek kadar ciddidir.

Gidişat hiç iyi değil...
 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık